[Eski] Avatar söyleşisi

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Ben Avatar'ı sinemada izleyemedim fakat sırf ödül aldı diye Hurt Locker'ı 3 defa izledim.Bu söyleşiyi izlemeden önce de biliyordum açıkçası filmin yapım aşamasının çok zaman aldığını,okumuştum bir yerlerde.Post prodüksüyonuna 2006 yılında başlanılan ve de doğal olarak animasyon olduğu için sıfır noktasından sound design yapılan bir filmin değilde,hurt locker gibi "iyi,başarılı" ama aman yarabbi duyduklarıma inanamıyorum dedirtemeyecek bir filmin ödül alması sizcede garip değil mi ?
 
Avatar muhteşem bir film. Söyleşi de gerçekten ilham verici. Bu seviyelerde çalışmak herkese nasip olmaz, maksimumu almak lazım.

M.
 
Ben muhteşem bir film olduğunu düşünmüyorum. Klişenin önde gideni. Teknik açıdan iyidir ona sözüm yok. Ama film olarak yeni bir şey söylemiyor. Bir kere en başta şu Michelle Rodriguez (nasıl yazılıyorsa) denen abla; Allah için bir filmde değişik olsun. İzlediğim her yapımda aynı karakter; aynı sert ve alaycı tavırlar, Lost dahil...

Avatar halkı Kızılderili kabilesi olsun (ki muhtemelen öyle); şeytana karşı savaşı kazanıyor, galiba... Galibası şu; bu halk her nedense kendi içerisinden bir kahraman, bir kurtarıcı çıkartamıyor, yine elin oğlu gelip (amerikalısı) kabilenin lideri ve kurtarıcısı oluyor. Büyük kuşa da ancak o binebiliyor... O halk yıllarca o büyük kuşa binememiş. Öyle inançlısı, inatçısı ve kabiliyetlisi çıkmamış. Daha dün gelen yabancı; at, eşek, katır, küçük kuş, büyük kuş ne varsa biniyor... Çokta iyi savaşıyor. Yani kabileyi kurtaran yine ABD'nin yenilmez savaşçısı...

Teknik anlamda film sınırları zorlarmış gibi görünsede, hikaye olarak çok basit bir yapım. Transformers saçmalığından bir daha hallice.

Sinemada açtığını iddia ettiği çığır; bir Matrix, bir Fight Club, Bir LOT Rings kadar değil. Hatta Michael'ın Black Or White klibi bile, çok daha büyük bir çığır açmıştır... (mevzu şaşırtmaksa)

Film devasa bir bütçeye sahip, ve muhtemelen o bütçenin yarısı reklamlara gitmiştir.
 
Kusura bakmayın ama Titanic saçmalığı neydi peki öyle? Klasik bir aşk hikayesi ve batan bir gemi.. Sırf yaşanmış gerçek bir hikaye diye ödül mü almalı yani?

Neden hep aşk-duygu yüklü filmler ya da ne bileyim birilerinin hayatını inceleyen gerçek olaylar ödül alır ki? Neden gerilim/korku ya da bilimkurgu filmleri tüm ödülleri toplayamıyor?

Bana göre Aliens, Terminator, Matrix vs. gibi filmler türlerinin ilki olması ve yaratıcılığı zorlayan yapımlar olması dolayısı ile titanic gibi filmleri çoktan rafa kaldır(malı)dı bile.

Ama işte insanların çoğu böyle düşümüyor hala daha, içlerindeki zayıflıktandır belki, duygu yüklü filmlere ödül yağdırıyorlar :evil:
 
aristo' Alıntı:
Kusura bakmayın ama Titanic saçmalığı neydi peki öyle? Klasik bir aşk hikayesi ve batan bir gemi.. Sırf yaşanmış gerçek bir hikaye diye ödül mü almalı yani?

Neden hep aşk-duygu yüklü filmler ya da ne bileyim birilerinin hayatını inceleyen gerçek olaylar ödül alır ki? Neden gerilim/korku ya da bilimkurgu filmleri tüm ödülleri toplayamıyor?

Bana göre Aliens, Terminator, Matrix vs. gibi filmler türlerinin ilki olması ve yaratıcılığı zorlayan yapımlar olması dolayısı ile titanic gibi filmleri çoktan rafa kaldır(malı)dı bile.

Ama işte insanların çoğu böyle düşümüyor hala daha, içlerindeki zayıflıktandır belki, duygu yüklü filmlere ödül yağdırıyorlar :evil:

James Cameron yerme bolumune hosgeldiniz. :D

Saka bir yana, Avatar bence konusundan ziyade gorselligi ile degerlendirilmesi gereken bir film. Transformers da oyle. Konulari zaten hepimizin bildigi klasik hikayeler.

Titanic ve diger ask filmleri, televizyonlarimizdaki diziler neden begeniliyorsa ondan begeniliyor. Bu tur konular insani daha cok etkiler. Matrix veya Alien izlendikten sonra kalan etki ile bir dramanin biraktigi etki hem siddet hem de sure olarak birbirinden cok ayridir. Misal, Titanic ilk ciktiginda izlememek icin yaklasik 4 yil kadar dayandim. Sonra bir gun zaman oldurmek adina izledigimde cok begendigimi de itiraf etmem lazim. (Leonardo'yu halen sevmem :p) Bu tur filmler sana, bana klasik gelebilir cunku ilgi alanimizda degildir. Ancak oncelikli olarak bu turden zevk alan insanlar oldugunu da unutmayalim.

Star Wars benim icin basucu filmidir. Ancak kiz arkadasim Yoda'yi hala "kucuk yesil yaratik" diye isimlendirirken Titanic veya Ask-i Memnu'yu daha ilgi cekici bulacaktir.

Odul olaylari mutlaka danisikli dovus havasinda geciyor olabilir. Benim icin bir yapimin odul alip almamasindan ziyade, uzerimde biraktigi etki cok daha onemli. Konuya falan cok takilmamak lazim. Uzayli-dunyali, kizilderili-kovboy, Navi-insan, jedi-sith... Hepsi ayni. Sonucta bunlar eglence sektorunun urettigi ve belli basli birkac konu etrafinda donen seyler. Hayat felsefesi ogretmiyorlar. ABD ve kahramanliklarina maruz kaliyoruz, kalacagiz. Bu konuda da "uff cok klise, yine mi, baydi" turunde tanimlamalar film elestirilerinin vazgecilmezi olacaktir. Siz bir de Stargate SG1 izleyin. Adamlar evreni kurtariyor. :) Sacma mi? Evet. Izleniyor mu? Evet. Sorun yok o halde. Herkesin bir alicisi vardir.
 
by Sleepless on Sat Mar 27, 2010 1:21 am

aristo wrote:
Kusura bakmayın ama Titanic saçmalığı neydi peki öyle? Klasik bir aşk hikayesi ve batan bir gemi.. Sırf yaşanmış gerçek bir hikaye diye ödül mü almalı yani?

Neden hep aşk-duygu yüklü filmler ya da ne bileyim birilerinin hayatını inceleyen gerçek olaylar ödül alır ki? Neden gerilim/korku ya da bilimkurgu filmleri tüm ödülleri toplayamıyor?

Bana göre Aliens, Terminator, Matrix vs. gibi filmler türlerinin ilki olması ve yaratıcılığı zorlayan yapımlar olması dolayısı ile titanic gibi filmleri çoktan rafa kaldır(malı)dı bile.

Ama işte insanların çoğu böyle düşümüyor hala daha, içlerindeki zayıflıktandır belki, duygu yüklü filmlere ödül yağdırıyorlar


James Cameron yerme bolumune hosgeldiniz.

Saka bir yana, Avatar bence konusundan ziyade gorselligi ile degerlendirilmesi gereken bir film. Transformers da oyle. Konulari zaten hepimizin bildigi klasik hikayeler.

Titanic ve diger ask filmleri, televizyonlarimizdaki diziler neden begeniliyorsa ondan begeniliyor. Bu tur konular insani daha cok etkiler. Matrix veya Alien izlendikten sonra kalan etki ile bir dramanin biraktigi etki hem siddet hem de sure olarak birbirinden cok ayridir. Misal, Titanic ilk ciktiginda izlememek icin yaklasik 4 yil kadar dayandim. Sonra bir gun zaman oldurmek adina izledigimde cok begendigimi de itiraf etmem lazim. (Leonardo'yu halen sevmem ) Bu tur filmler sana, bana klasik gelebilir cunku ilgi alanimizda degildir. Ancak oncelikli olarak bu turden zevk alan insanlar oldugunu da unutmayalim.

Star Wars benim icin basucu filmidir. Ancak kiz arkadasim Yoda'yi hala "kucuk yesil yaratik" diye isimlendirirken Titanic veya Ask-i Memnu'yu daha ilgi cekici bulacaktir.

Odul olaylari mutlaka danisikli dovus havasinda geciyor olabilir. Benim icin bir yapimin odul alip almamasindan ziyade, uzerimde biraktigi etki cok daha onemli. Konuya falan cok takilmamak lazim. Uzayli-dunyali, kizilderili-kovboy, Navi-insan, jedi-sith... Hepsi ayni. Sonucta bunlar eglence sektorunun urettigi ve belli basli birkac konu etrafinda donen seyler. Hayat felsefesi ogretmiyorlar. ABD ve kahramanliklarina maruz kaliyoruz, kalacagiz. Bu konuda da "uff cok klise, yine mi, baydi" turunde tanimlamalar film elestirilerinin vazgecilmezi olacaktir. Siz bir de Stargate SG1 izleyin. Adamlar evreni kurtariyor. Sacma mi? Evet. Izleniyor mu? Evet. Sorun yok o halde. Herkesin bir alicisi vardir.


=)Evet, ABD ve kahramanliklarina maruz kaliyoruz, kalacagiz..Görsel açıdan değerlendirildiğinde gayet güzeldi tabi, ç-alıntı haberlerini çıakrtırsak=)
 
bu güne kadar dinlediğim en iyi DTSHD mixlenmiş filmdir her türlü övgüyü hak ediyor

(evde izledim) :(
 
Geri
Üst