[Eski] Nefes

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Okumaktan bahseden biri olarak alıntı yaptığın mesajı daha iyi okuman ve ne demek istediğini anlaman gerekmez mi?
Kimse kimseyi çalmakla suçlamamış.Mesajın ana fikride o değil.
 
Kaale alınacak bir adam değil.

Konu Hıncal değil ama,

Beğenirsin,beğenmezsin,kaale almazsın,inanırsın veya inanmazsın hepsini anlıyorum,ama dikkat et,Türkiye'nin en çok tirajlı gazetelerinden birinde,yarım sayfa yeri var.

Bu şekilde kaç tane yazar var ki?Ayrıca onun,film hakkında yazdıklarını da başka yerde dile getiren hiç görmedim.

Kendisini kaale alma ama, film hakkında yazdıklarını bir düşün derim.

Yalan veya hatalı bulduğun bir yer var mı?
 
sibiryali' Alıntı:
Kaale alınacak bir adam değil.

Konu Hıncal değil ama,

Beğenirsin,beğenmezsin,kaale almazsın,inanırsın veya inanmazsın hepsini anlıyorum,ama dikkat et,Türkiye'nin en çok tirajlı gazetelerinden birinde,yarım sayfa yeri var.

Bu şekilde kaç tane yazar var ki?Ayrıca onun,film hakkında yazdıklarını da başka yerde dile getiren hiç görmedim.

Kendisini kaale alma ama, film hakkında yazdıklarını bir düşün derim.

Yalan veya hatalı bulduğun bir yer var mı?

Türkiyenin en çok tirajlı gazetesi dediğin gazeteninde hangi amaçla kimlerin elinde olduğunu ve görevini nası şakır şakır yerine getirdiğini ve çok sevilen hıncal uluç denen vatandaşın hala daha para uğruna kimlerin kölesi olduğunu bir hatırla istersen... gazetenin üçüncü sayfasınada bir şerefsiz yavşak her gün ağzından salyalar aka aka zırvalıyor sen bana ne anlatıyorsun.
yamuk Oray Eğini de beğeniyorsundur sen...
Boşver biz senle anlaşamayız.

Hadi yaziym bari yahu adam yönetmen istediği hikayeyi ister 2 saatte anlatır ister 12 saatte... yazmış filmi çekmiş bitirmiş insanlarda gitmiş beğenmiş hıncalda her zamanki gibi en iyi yaptığı şeyi yapmış bok atmış. Bi gün olsun diyecekmi en has adamı Nebil Özgentürk için sahtekar kazıkcı herifin tekidir 3 kuruşa sigortasız adam çalıştırır elemanının parasını ödemez filan? demez.
Yani bu söylediklerini ciddiye alsa insanlar bu ülkede film değil dizi bile çekilmez. Belgesel olarakda değeri yokmuş baba uzman ya sağolsun.
 
yamuk Oray Eğini de beğeniyorsundur sen...
Ne alakası var?

Boşver biz senle anlaşamayız.
Anlaşmak zorunda değiliz ki zaten.

gazetenin üçüncü sayfasınada bir şerefsiz yavşak her gün ağzından salyalar aka aka zırvalıyor sen bana ne anlatıyorsun.
Ben sana birşey anlatmıyorum.Hıncal'ı da savunacak değilim, banane gıcık alıyorsan.

Film hakkında bazı sahnelerle ilgili tespitlerde bulunmuş,aynı şeyleri ben de filmi seyrederken düşündüm,o kadar.

Bu ne hiddet,bu ne celal yahu?
 
"uyursan olursun!" denilen fragmandaki muzigi biz yaptik.Sanirim 4. fragmandi o. Gonul ister ki muzigi daha onde kullansalardi.
sessanayii.com

Mehmet

Mahcem' Alıntı:
Nefes diye yeni bir film çıkacakmış vizyona. Fragmanlarını izledim, oyunculuk ve çekimler çok iyi. Müzikler de oldukça dramatik duyabildiğim kadarıyla.

Yapım detaylarını bilen var mı? Müziklerini kim yapmış? Sesi kim almış? Miksaj nerde, kim?

http://www.nefesfilm.com/

M.
 
Foruma hoş geldiniz Mehmet Bey, miksaja en azından gözlemci olarak katılmayı düşünmediniz mi? Faydalı olabilirdi diye düşünüyorum.

M.
 
Levent Semerci'nin yüzlerce kutu pelikülden yarattığı film... Çekimleri 2 yıl kadar sürdü. Oyuncular da, teknik ekip de çok zor koşullarda çalıştılar. Çekim bu kadar uzun sürünce teknik ekipte tabii çok değişiklik oldu, bir ara sektörde kimle konuşsam birkaç Nefes anısı vardı. (Çoğu para almayan) oyuncular da hayatlarına devam etmek zorunda oldukları için filmin başındaki ve sonundaki askerlerin birbirinden farklı olmaları normaldir.

Bela bir proje. 2 yıl kadar "abi Levent ne yapıyor bilmiyorum ama çekilenleri gördüm, accaip bir film olacak galiba" sohbetleri döndü durdu.

Neticede, ortada samimi bir emek var. Levent Semerci bu filmi çekene kadar ayda bir reklam bitirip 40-50,000 TL kazanmayı da bilirdi, ama filmi seçti. Kimseyi zorla sette tutmadı: konuşarak ayrılan da oldu, "yeter ulan" diye tüyen de, biraz başka projelerden para kazanıp geri gelen de. Bütün ekibin her gün neyin kimin işi olduğuna bakmadan her şeye koşturarak didindiğini de biliyorum. Kısacası, bu filmde inanç var. Katılırsınız, katılmazsınız ama filmin samimiyetine kimse laf edemez.

Ben askerliğimi 34 yaşında, bedelli olarak yaptım. Ancak, çevremde Güneydoğu'yu mecburen yaşamış çok insan oldu. Anlatılanlar insanın kanını donduruyor. Bu anıların bazılarını siz de dinlediniz, siz de okudunuz. Şimdi içlerinden bazılarının filme çekilmesi mi rahatsızlık verdi? Neden? Filmin gösterim tarihi "açılım"a denk düştüğü için mi? Yapmayın millet...

Hıncal Uluç'un sinema eleştirileri için söylenecek tek söz var: kusursuz. Ağabeyimiz hiç şaşmıyor, her yazısında 12'den vuruyor. Bize de sadece onun kötülediği filme mutlaka gitmek, beğendiği filmi pas geçmek kalıyor. Adam Red Kit'teki Rin Tin Tin gibi be: hani iz sürerken gösterdiği yönün tersine sürükleye sürükleye kaçakları yakalarlardı ya... Bu da bir nevi istikrar, yararlanmayı bilene. (Avatar'a da "1 saat olsaymış yetermiş" demişti bu ... zat. (Boşluğu kafanıza göre doldurun.)
 
Film her açıdan çok iyi.

Senaryo ki Türk filmlerinin birinci sorunu bence iyi kotarılmış. Hassas bir konu olmasına rağmen çok iyi diyebilirim. Oyunculuklar da şaşırtıcı derecede iyi.

Görüntü yönetimi, kurgu da eşine az rastlanır derecede iyi. Müzikler de filmle bir gidiyor.

Yapılınca oluyormuş dedirten cinsten bir film olmuş. Ben şövenist bir film bekliyordum açıkcası. Böyle iyi bir film görünce şaşırdım.

Filmin dili de evrensel bence. Herhangi bir zamana ait olmayan zamansız bir film olmuş aynı zamanda.

Kubrick'in Full Metal Jacket'ı ya da "The Thin Red Line" la benzer bir hissiyatı var filmin.

Başta yönetmeni olmak üzere emeği geçen herkesi kutlamak isterim.
 
Uzun zamandır seyretmek istediğim bir filmdi. Nihayet dün izleyebildim. Öncelikle müzikler, diyaloglar hoşuma gitti. En beğendiğim özelliğiyse tamamen gerçekçi bir yaklaşımla ele alınması. Yani tipik Amerikan filmlerinde ki cesur Amerikan askerinin burnu bile kanamadan kahraman olması, insandan çok bilgisayar oyunu karakteri gibi tek vuruşta düşman öldürmesi alıştığımız ve artık baygınlık getiren sahnelerdi. Nefes filmin de ise bir çatışma ortamın da yaşanabilecek herşey göze alınmış (sanki hayatımda otuz kere çatışmaya girdimde :mrgreen: ) ve kahramancılıktan uzak durulmuş, tüyleri diken diken eden sahneler göz önüne serilmiş. Çok beğendim.
 
bırakın filmi tümüyle sinemalarda göstermesini, yayınladığı şu 3-5 dakikalık fragmanla bile eli kana bulaşmıştır levent semerci'nin.
öyle bir kan ki hem de. çocuk kanı, genç kanı, masum kanı ve nihayetinde insan kanı!

:)

Birşeyler feda etmeden Yaprak Dökümü nü izlemeye devam o zaman.
 
Ben bu tarz filmlerin gerçeği yansıttığına inanmıyorum. Ya da gerçeğin bir bölümünü yansıttığına inanıyorum.

"Gerçek" denen olay; bir yerde, mütemadiyen olan şeyler mi, yoksa münferit olaylar mı?
Filmde örneğin, bir asker kötü bir şey yapsa ne olacak, asker kötü mü olacak? Bu olay askerin her zaman kötü olduğu anlamına mı gelecek? "Gelmeyecek" diyen çoktur. Peki netice itibariyle böyle bir şeyin olduğu da bir "gerçek" değil midir?
Filmlerde algı seçiciliği çok azdır. O filmin konusu itibariyle tuttuğu bir taraf, savunduğu bir görüş vardır.
Her filimin, şarkının, insann tarafı vardır. Bir olayda tarafsız kişi, ancak olaydan haberi olmayan veya etkilenmeyen kişidir. Filmin içindeki çoğu kişi de bu savaştan etkilenmiş insanlarsa onlardan tarafsızlık veya geçeklik beklememek gerekir.
Olaylar karmaşık ve bir filmle kimse aydınlanacak değil...

Olaya sadece sanatsal veya ticari bakmaktan başka yol yok.
İzlediğimizin veya izlemediğimizin sadece bir film olduğunu unutmazsak sorun olmaz.
Böyle filmleri izleyemeyecek bir toplum olduğumuz da açık, herkes Polat Alemdar diye sokaklarda... Ancak bu sanatı bağlamaz. Söylenmek istenen söylenmelidir.

Emek verilmiş, özenle yapılmış bir eser. Meraklılarının beğeni toplaması bile amacına ulaştığını gösterir bir yerde...

"Gerçeğin" her tarafını sergileyecek filmler de bekliyoruz lakin...
 
Film oldukça gerçekçiydi ve realistti. Öyle bir yerde olabilecek bütün olayları ve insanların tavırlarını, psikolojilerini herşeyi olabilecek en objektif şekilde yansıtmayı başarmışlar. Bende öyle bir yerde 2 ay kaldım ve filmde gerçekten uzaklaşılmış hiçbir nokta görmedim. Hatta sanki film boyunca yine oradaydım. Bu filmde mesajlar derindeydi.
 
Metin' Alıntı:
Ben bu tarz filmlerin gerçeği yansıttığına inanmıyorum.

"Gerçeğin" her tarafını sergileyecek filmler de bekliyoruz lakin...

Yansıtmasıda gerekmiyor zaten. Gerçek bir hikayeden baz alınarak kurgulanır ve yeterlidir. Şimdi sen o filmdeki karakol baskınını bizzat yansıtabilirmisin burada yazarak?

Gerçeğin her tarafını görmek istiyorsan bizzat yerinde yaşa daha iyi.
 
Geri
Üst