[Eski] SpyWare Programları

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben teşekkür ederim. :)

Sorun mesela şu;

Örneğin bir siteye giriyoruz. Yukarıda bir flash ile yapılmış bir reklam var. Mouse ile üzerine gittiğimizde reklam büyüyor ve yerinden başka yerlere gidiyor veya alttaki yazılarla karışıyor. Bu tarz hatalardan bahsetmiştim..

Tekrar teşekkürler. Sevgiler..
 
Öncelikle; konunun spyware programaları konusunun çok ötesinde bir noktaya varması itibariyle, başlığın uygun görülen yerinden itibaren başka bir başlık altına taşınması gereğini yöneticilerin takdir ve tasaruflarına bıraktığımı söylemek isterim.

Tonguc, kesinlikle bir kasıt yada tahrik unsuru görmüyorum yazılarında, bilakis, düşüncelerimin eleştirmesini olumlu karşılıyorum ayrıca benim için de bu konuları araştırmama ve düşünmeme vesile oluyor.

Benim kızgınlığım, bilim olarak ele alınsın istediğim mevzuların salt bir ticari meta haline dönüştürülmüş olması. Tabii ki işin ticari boyutu olacaktır.

Medikal sektöründen bir örnekle derdimi anlatayım; cilt bakım ürünlerini bilirsiniz, farmakoloji ile kozmetik arasında bir aralıkta bunlardan yüzlercesi mevcut. Üretimleri ve ithalatları normal ilaçlar gibi değil, dermatolojik testten geçen izni alıyor. Etkinlikleri tartışmalı ve genelde oldukça pahalılar. Zira içlerinde aloe vera, yosun özü vs. maddeler buluduğu iddia edilen bu ürünlerin klinik ortamda testleri yapılmamış, yapıldıysa da sonuçları yayınlanmamış. Bu ürünler tutturabildiğine bir fiyatla satılıyor. Peki ne kadar işe yarıyorlar? Elimize yüzümüze, klinik testi yapılmış ve nispeten daha ucuz olan bir epitelizan sürsek daha net sonuç almıyor muyuz? Bilimsellikten uzaklaşınca, insanlar daha pahalı ve işe yaramayan şeylere para veriyorlar. (Teşbihimde hata aramayın rica ederim.)

Bilişim teknolojileride böyle bence, bir tarafta bilim var, diğer taraftada -bilimden tamamen uzak diyemeyeceğimiz- ancak "Nasıl ambalaj yapsak da ürünü yüzlerce milyona satsak" diye düşünen zihniyetin bir benzeri var.

Beni kızdıran budur. 1970 yılında iki adam müthiş bir sistem yarattılar. O yıllarda milyon dolarlık sistemlerde çalışan bu sistem, bugün ev kullanıcısı seviyesi bir bir bilgisayarda da çalışabiliyor. Gerçek çok kullanıcılı ve gerçek çok işlemli bu sistem bilgisayar tarihini en büyük birikimi olmuş durumda, bu sistem UNIX'tir. Belki 1980 yılında UNIX herkesin ulaşabileceğin kadar ucuz bir sistemde çalışmıyordu, ama bugün türevleri hem ücretsiz hem de "ÖZGÜR" olarak elimizin altında. MicroSoft ve IBM ev ve küçük ofis kullanıcıları için bir sistem tasarlarken, başkaları da boş durmuyorlardı. Tarih dersi vermek değil niyetim ama http://www.machine-room.org/ adresinde "charts" bir bir kısım var, ( http://www.machine-room.org/charts.php ) gidip bir bakalım, aynı yıllarda ki patlamayı görelim, pek çok marka, model ve sistem (ve tabii ki kültürleri) zaman içinde yok olup gitti. Geriye içlerinden teknolojik olarak en kötüsü olan kaldı. Beni kızıdıran bu, adamlar ticari olarak çok başarılılar, ellerinden öpüyorum, tebrik ediyorum, kimse çürük mal satarak bu kadar ilerleyemezdi. Nasıl yaptıklarını anlayamıyorum! Kendime de kızıyorum! Bekli de gücün yanlış tarafında duruyorum :) :D

Tonguc' Alıntı:
Soyledigin sey biraz mantiksiz geldi bana. Belki kendini dusunursen bu soylediklerin gecerli olabilir ama internetten e-mail yazmak isteyip kendini de korumak icin bilgi edinmeye calisan annem yasindaki bir ev haniminin da detayli bilgiye ihtiyaci oldugunu zannetmiyorum. Bu insana "senin anlayagin" diye yaklasmaktan baska care yoktur. Eger bir bilgisayar firmasinin veya isp'nin destek hattinda calismaya benzer bir tecruben varsa belki dedigimi daha iyi anlayabilirsin.

Dikkat edersen herkese herşeyin textbook'u okutulsun demiyorum. Sözlerimi açayım; bir konu, birine anlatmak için yada bir daha kolay kullanılır hale getirmek için basitleştirildiğinde özünü kaybeder demek istedim. Bilgi yalındır ve analoji "daima" yanlıştır demek istedim.

Analoji hatalıdır deyip hemen analoji olayına gireyim :) : Bir kukla tek bir ip ile de oynatılır ama hareketleri üzerindeki kontrollerimiz azdır. 10 iple oynatılan kuklanın bir sürü eklemini oynatabiliriz ama beceri ister. Ben 10 ipli bir kukla istiyorum, belki başta 10 ipi de tek elimle tutup basit hareketler yapacağım ama sonra becerim artınca beni sınırlayan şey olmayacak. Ayrıca kukla nasıl yapıldı onu da bilmek isterim, ayrıca kuklayı canım isterse söküp takmak, geliştirmek de isterim. Benim kuklam değil mi? İstediğimi yaparım! :)

Annelerimiz konusuna geleyim; onlar da bilgisayar kullansınlar. Ben de elitist takılmıyorum zaten. Pek bilgisayardan anlamayan ev hanımları, sevgili annelerimiz için bilgisayar dünyası daha tehlikeli olabiliyor. Zekice yazılmış ve kendini koruyabilen ve geliştiricilerin yamalarını otomatik yükleyen sistemler onlar için daha iyi bir bilgisayar deneyimi demek. Kullanıcı dostu olmak demek bilgisayar meraklılara düşman olmak demek olmasın ama... Onlar basitce kullanırken biz unstable versiyonunu "tweak" edebilelim. Örneğin Thunderbird ile okusunlar maillerini. Ne güzel, annem Outlook kullanıp adres defterini virüslere (örneğin mass mailerlara) açmasın, herkese virüs saçmasın. Hem kolay hem güvenli olabilir bir program.

Tonguc' Alıntı:
Bir kere 32 mb.'i nereden cikardin bilemiyorum. Ama windows xp'den bahsediyorsak asagiya kopyalayacagim specleri. Ben gormedim windows'un bu konuda herhangi bir yalanini. Windows 95, 98 ise zaten 32 mb. ram ile calisir. Su anda kapatamayacagim sayfalar falan acik oldugu icin memory kullanimi olayina bakamiyorum ama bunu en yakin zamanda yapacagim. Acilis surelerini falan da karsilastiririz istersen. Bende cok daha hizli calisiyor IE. Kurulumum seninkinin hemen hemen aynisi zaten. Prescott cekirdekli P4 3.0 HT, 400 mhz double channel 1028 mb. ram, Ausu p4p800se anakarti var bende de. Firefox'ta daha fazla hataya rastliyorum ben sahsen girdigim web sitelerinde. Zaten cogunlukla bir sans vereyim diyorum yeni surum cikinca, kesin bir yerde bir falsosu oluyor ve tekrar IE'a donuyorum.

windows XP pro specs:
PC with 300 megahertz or higher processor clock speed recommended; 233 MHz minimum required (single or dual processor system);* Intel Pentium/Celeron family, or AMD K6/Athlon/Duron family, or compatible processor recommended

• 128 megabytes (MB) of RAM or higher recommended (64 MB minimum supported; may limit performance and some features)
• 1.5 gigabytes (GB) of available hard disk space*
• Super VGA (800 x 600) or higher-resolution video adapter and monitor
• CD-ROM or DVD drive
• Keyboard and Microsoft Mouse or compatible pointing device

32 MB lafını nereden mı çıkardım? Firefox Myths başlıklı sayfadan! Senin verdiğin link yani... Aynen kopyalıyorum;

Firefox Myths sayfası' Alıntı:
Internet Explorer - Source
Minimum:
486 66 MHz CPU
16 MB - 32 MB of RAM *
8.7 MB - 12.7 MB of available hard disk space *

Ben de eski ama hala çalışan bir P133 var. IE5 çalıştırabiliyor ancak. Eğer denemeye değer bulursan non-prospektif kör bir deney düzeneği kurarım hemen. (bilimsel konuşayım da kimse anlamasıııın :) ) Yani demek istiyorum ki, bir arkadaş bulayım, 32 MB RAM'lı bir 486'ya (bu arada SX'mi DX'mi) Windows (95?, 98?, ME?) kurmasını ve IE6 kurup çalıştırmasını isteyeyim. Çalışıp çalışmayacağı konusunda da hiçbir önyargı oluşturmadan sonuçları isteyeyim. Ben çalışmaz diyorum ama, benimki önyargı ile biraz. Bu deneyde psikolojinin pek yeri yok ama temiz olsun :)

Açılış zamanları deneyi için nasıl bir yol izleyeceğimizi de tartışalım, benim şu anda aklımda bir metod yok. Süre saniyelerin altında olduğunda kronometre ile ekran başında test yapılamaz ama, orası kesin.

Firefox'la Internet sayfalarında karşılaştığın hatalara dair cevabımı Barış Mert'e cevaben yazdığım mesajda verdim. Umarım IE dışındaki browserlar yaygınlaştıkça bu hatalar azalacak. Tasarımcılar diğer browserları da gözetecekler. Bu konuda IE'de bir gelişme beklemiyorum; yani IE geçmişe yönelik uyum adına yeni browserlarında eski hatalarını tekrarlayacak. (Microsoft tarihi bu "backward compability" bataklıklarıyla doludur. Backslash de bunlardan biridir. Bu konu uzun merak eden varsa araştırsın, yok ben araştıramam sen söyle diyen varsa, yazarım seve seve :) )

Tonguc' Alıntı:
Ben 486'da windows 95 ve 98 kurulabildigini hatirliyorum. Bundan bir 6 ay once makinama windows 98se kurmustum ve IE 6'yi kullanmak mumkundu sistemle. 486'ya da install edilebildigine gore bu sistem IE 486'da calisir. Acik ve net. Ha UT2003 oynayamazsin belki ama is yerinde bir eleman workstation olarak kullanabilir veya word processing yapabilir hic sorun yasamadan. Adamlarda sana zaten 486'ya IE6 ile taklalar attirirsin demiyor ki...


Sende de bendeki önyargının tam tersi var galiba, ikimiz de denemeden, başka tecrübelerimize dayanarak, çalışır veya çalışmaz diyoruz. Yukardaki teklifim geçerli, tabi tekrar soruyorum DX'mi SX'mi?

Tonguc' Alıntı:
Ya oktay, seninle bu konuyu tartistikca sende gereksiz bir MS nefreti oldugunu hissediyorum. Abicim bak PC piyasasina. O bahsettigimiz 486'lar ciktiginda kac tane hardware windows destekliyordu simdi kac tane destekliyor. Her sey windows ile calisiyor artik. BIOS bile neredeyse windows ile birlikte calismaya basladi. Sunu soyle yapmis bunu boyle yapmis diyerek birsey kanitlamiyorsun ki. Bak etrafina bir kandirma kendini. Mesela bilgisayarda 3d gaming'den bahsediyoruz. Kac oyun openGL ile yapiliyor kac oyun DX destekliyor bak mesela. Bundan sonraki jenerasyonda opengl'nin isi tamamen bitecek. Ha ben demiyorum ki cok iyi oluyor falan, ya da herseyi cok iyi yapiyor bu adamlar. Ama gercekleri de kabul etmek gerekir. Adamlardaki birikim, resource falan kimsede yok su anda. Ve bir 10 sene oncesi ile karsilastirirsan bugun butun endustri neredeyse MS icin calisiyor. Aslina bakarsan ben heriflere DOS'u neredeyse yok edip, direk windows'a boot ettirmeye basladiklarindan beri uyuzum (95'ten beri yani :) ). Eskiden command prompt'ta yazardik windows canimiz isteyince dalardik isletim sistemine.

Kendimi kandırmıyorum, emin ol... %100 objektifim diye yalan da söyleyecek tiplerden değilim ama...

DirectX büyük bir başarıdır. Kimse kötü demiyor zaten, OpenGL ve DirectX oyun piyasasını ateşlediler. Fakat OpenGL ile yazılan oyun sayısı senin iddianin aksine artıyor. OpenGL programcı dostu bir API. Derinine inmedim henüz ama ufak tefek şeyler yazdım C++ ve OpenGL ile... Ayrıca Mesa libraryleri ile Linux üzerinde de daha iyi bir performans ile çalıştıklarını gördüm. SGI gibi bir dev varken OpenGL kolay kolay ölmez. Gerçi SGI şu günlerde tahtını i386 Linuxlara kaptırıyor ama hala en iyi compositing ve editing araçları SGI işistasyonlarında çalışıyor.

Adamlardaki birikim kimsede yok lafını kesinlikle kabul etmiyorum. Bilinen en geniş yazılım ve dökümantasyon arşivi Linux üzerinedir. Şu an notebookumda yüklü olan Debian GNU/Linux Sarge 20.000'e yakın paketle yani 20.000 çeşit yazılım ve onlara ait dökümantasyon ile geliyor. Free software dünyası döküman birikimin en çok olduğu ve ücretsiz ulaşılabildiği bir dünya... Şüphesiz Microsoft'un da çok kıymetli bilgileri var, özellikler arabirim kontrolü, hardware detection, grafik programlama gibi alanlarda harikalar yarattıkları kesin (Ne dedim ben? :) ). Şaka yapmıyorum, dalga geçmiyorum, bu konularda iyiler. Yazım denetimi konusunda, örneğin Türkçe yazım denetimi konusunda da çok iyi bir bilgi birikimleri var... Katıldığım bir Open Office seminerinde yazım denetimi konusunda Microsoft takdir ve taltif edilmişti. Bana pek sık lazım olmuyordu ama böyle şeyler gerekli ve Linux kullananlar da yakında bunlara kavuşacak.

Linux geliştiricileri hardware detection ve arabirim kontrollerini de büyük ölçüde hallettiler. Hatta aynı kodlar Windows'a da port edildi ve bu API'leri "free" olarak kullanıyorum artık.

DOS'ta win yazma olayına gelelim... En eski Windows'lar task switcherlardı.. Yani multitasking yapamazlardı. DOS'a giydirilmiş elbise derdim ben onlara... Amiga'nın parmağının ucunda oynattığı onlarca programa karşı işlemci hızı neredeyse iki kat olan PC/AT sistemler tek task çalıştırırdır. Sonradan Win95 ile geldi preemptive multitasking. Tabi DOS için yazılan onca program göz ardı edilemezdi ve MS-DOS'un bir versiyonu da Win95 ile geliyordu. Sonra XP ile (98 ve ME devrim değildir) bir yenilik oldu ve MS, BSD kernelini çaldı. Yamultulmuş BSD kerneli üzerinde çalışan VM'ler MS-DOS emulasyonudu artık. Eskiden MS-DOS pencereleri 32-bit Pentium prosesörür üzerinde emüle edilen 16 bit adres space'i olan 8086 üzerinde çalışan virtual machine'lerdi. Intel'in bu tuhaf VM teknolojisi Win9X'ler için bir geriye uyumluluk imkanı sağladı. (Ayrıntılı bilgi için Tanenbaum'un Operating Systems kitabı 41 sayfaya bakın. Ben bakamam diyorsanız, yöneticiler izin verirse o sayfası scan eder koyarım buraya, kopirayt felan çiğnemeyeyim )

Lafı uzattım pardon, topluyorum, 95, 98 ve ME hibrid sistemlerdi. Bu nedenle MS-DOS sevenler, sevdikleri yerlere dönebiliyorlardı. Fakat XP ile durum değişti. Artık MS-DOS felan yok, kusura bakma Tonguc, çalıntı BSD kerneli var; beğenirsen... MS bugün seni buraya götürmek istemiş. Geldin işte mutlu ol :)

Tonguc' Alıntı:
Benim bilgisayar da windows xp pro ile 7/24 acik, bir falsosunu ben de gormedim daha. Ben sadece windows ile linux'un hizini karsilastirdigimda linux'un her bakimdan daha yavas calistigini goruyorum. Hala uyum sorunlari var. Optimizasyon zaten hak getire.

Hangi linux? Hangi compiler? Nasıl yavaş? Neyle neyi karşılaştırıyoruz? "Ben C'de yada C++'da bir kod yazdım, bu kodu her iki platformun derleyicilerinde de değiştirmeden compile ettim. İşleyiş sürelerini zaman fonsiyonları ile tespit ettim" diyorsan verileri ve kodu görelim. Yok bana göre yavaş diyorsan, hiç bir değeri yok bu bilginin...

gcc ile lcc arasında a.out'ları performans farkından konuşalım, mingw ile gcc'yi karşılaştıralım, ne istersen yapalım ama "linux'un her bakimdan daha yavas calistigini goruyorum" cümlesinin altını bir şekilde dolduralım.

Ayrıca "Uyum sorunları" ne demek? "Optimizasyon zaten hak getire." ne demek?

Bu konuları bi açalım havada kalmasın.

(Anlamak adına soruyorum, kızdırmak için değil, amacım seni kızdırmak olsaydı saatlerce bu yazıları yazmazdım inan.)

Tonguc' Alıntı:
Bunun cozumunu bir onceki mesajimda yazdim. Belki de kullandigin workstation dogru duzgun kurulup optimize edilmemistir. Linux'u kurmak ve ayarlamak icin harcayacagin zamanin yarisindan azini harcayip windows'u dogru durust optimize edip sorunsuz calistirmak herkesin elinde. Sonucta bu OS one size fits all mantigi ile yazilmis bir sistem. Onun icin her makinada ayni sonucu alamiyorsun. Bunu yapabilmek icin ise kullandigin makinadaki hardware ve windows'u iyi taniman gerekir. E zaten linux kullanan adam bunu yapabilecek potansiyele zaten sahiptir. Eger bu tartismayi windows 95-98 gunlerinde yapiyor olsaydik belki sana katilirdim dusuncelerinde ama ben windows xp'den bekledigimden cok daha memnun kaldim. Ve acikcasi hicte beklemiyordum boyle olacagini.

Sevgili dual Xeon workstatiom'un doğuştan yavaş açılır. POST yani power on self test yavaş... Makina neyi var neyi yoksa on kere baştan sonra denetliyor. Windows ayarları ile alakası yok... Kurulum ile de alakası yok... Harddisk, CDROM vs. takmadan boot edip sadece BIOS ayarlarına girmek istesemde yavaş açılır. Makina nasıl konfigüre edilir biraz biliyorum. Bu arkadaş geç başlayıp sonradan açılan cinsten :)

Linux kurma ile harcadığım zamanı aşağıda tartışalım.... Tekrar olucak zira...

Tonguc' Alıntı:
Herhalde patch falan gibi birsey olmadan annemin debian.org'a girip kendini korumak icin browser update'i yapmasini beklemiyorsun. Arti bu tur seyler iki ucu boklu degnek gibidir. Yani bilgiyi aciklasan bir turlu aciklamasan bir turlu. Bu genelde bu urunu piyasaya surup destegini de verenlerin kendi almasi gereken kritik karar. Iki kararinda artilari ve eksileri var. Ve eminim sirketler kendi tercih sebeplerini aciklamislardir bir yerlerde. Sen oturup yeri gelince kendin kodluyorsun ve kendini koruyorsun ama bunu yapan dunyadaki bilgisayar kullanicilarinin belki %5'i. Yani soyledigin seyin normal bir kullaniciya hic bir faydasi yok. Hatta daha fazla kafa karistiracagini dusunuyorum. Apple'in hala etrafta olmasinin sebeplerinden biri de bu basitligi mesela. Onemli birseydir bu ve argumanlarinda genellikle herkesi kendin gibi dusunup isin bu boyutunu atliyorsun gibi geliyor bana. Bir de gereksiz ve hic bir yere ulasmayan bir kavga veriyorsun. Acikcasi ben herkesin bilgisayar kullanabilmesini ve bunun sosyal hayatimizdaki olumlu etkilerini gormeyi kendi fantazi dunyamda yasmaya tercih ederim. Eskiden bilgisayar kullandiginda toplumun %0.5'lik ayricalikli kesimine dahil olurdun bugun ise bu ayricalik kalmadi. Sanirim senin canini sikan bu. Zamaninda ben de boyle hissetmistim ama bugun bununla bir sorunum yok.

Şimdi yanlış anlaşılan şu; annemiz buglistlere girmeyecek, geliştiriciler girecek. Ne yapacaklar girip? Bakacaklar ki hata var! Aman deyip düzeltecekler, annemizin ruhu duymadan kullandığı program Internet üzerinden update olacak... Ama olur ya annemiz biraz sıra dışı, girip kendi de görebilecek, önlemini alacak, hatta anne kernel hacker! ne yapacak hemen kernel patch yazacak. Herşey anneler için! Anne kutsaldır, üzmeyelim, yazılımlar da üzmesin! Öyle değil mi?

Kısaca özetleyelim; bir programda hata varsa, bu tespit edildiğinde programın web sitesinde ve geliştirici sitelerinde duyurulur, o programla ilgilenen programcılar hemen harekete geçerler, zaten CVS üzerinde çalışıyorlardır, hatayı düzeltir tekrar duyururlar, eğer live update edilebiliyorsa o an tüm kullanıcılara update ulaşır (elektrik varsa, fiş takılıysa, bilgisayar açıksa, türktelekom yoksa, program çalışyorsa, "update et beni baby!" seçeneği enabled ise...). Bugzilla gibi sistemlere bir göz atın, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Ayrıca alın size örnek bug listesi: http://bugzilla.gnome.org/buglist.cgi?p ... s=REOPENED



Tonguc' Alıntı:
Keske hersey anlattigin gibi olsa. Normal bir kullanici bunlarin hic birini onemsemiyor. Bundan emin olabilirsin. Hatta temizledigin bir bilgisayar ertesi hafta butun yapilan uyarilara ve korumalara ragmen infected geri gelebiliyor. Adam anti-virus programinin uyarisina evet deyip programi calistiriyor birak nereden geldigini arastirmayi. Veya spyware falan install eden programlar falan olur bilirsin kesin. Adam inat ediyor yuklemeye programi. Arkadasim bak sorunlarin su programdan diye basitce acikliyorsun, 3 kere daha geliyor ayni programla bilgisayar geri. En sonunda adam bir de senin dolandirdigini dusunup baskasina gidiyor falan. Nelerle karsilasabiliyorsun, aklin durur. Onun icin bence cok iyimser dusunuyorsun. Arti birde senin de soyledigin gibi IE explorerin populerliginden dolayi bu codelari yazanlar IE'da calisacagindan emin olmak zorundalar. Daha onceki mesajimda da soyledigim gibi bazi library'lerin falan sistem ile paylasilmasi sistemin riskini daha da arttiriyor. Firefox'ta boyle bir olay yok oysa.

Bazı kullanıcılar adam olmuyor, çok haklısın... Ben bilgisayarı porn dolu, IE homepage hack ve toolbar hack yemiş sonra da "bize ikinci el parça sattın makina yavvaş, internede giremiyor" diyen adamlarla karşılaştım. "Olur mu abi bu b*ku yiyen senin veled" de diyemedim... Ankara'da eski bir fotografçı bu adam... Ürün garanti altında, adam tanıdık biri, ne yapsam da kurtulsam diye çok düşünmüştüm. Sonra bi kere daha kurdum makineyi ve üstü kapalı bir Internet ve zararları brifingi verdim.

"Librarylerin paylaşılması riski arttırıyor" demek, Windows komple hatalı bir sistem demektir.... Emin misin bu lafından? Mesela ben ve Mr. Smith aynı gazeteyi okusak, sonra Mr. Smith'e sağlam bi stroke gelse, ben de mi ölücem? Aynı kaynağı paylaşan programlar neden aynı kaderi paylaşsın. İşletim sistemi yok mu? Kullanılan kaynakları paylaştırmıyor mu? Yönetici uyuyor mu? Yok artık!

Tonguc' Alıntı:
Her gun onlarca hardware ve software haber sitesi okuyorum. Hep bu tur soylemlere denk gelirim. Bugfree diyecek kadar abarani gormemisimdir belki ama cok daha sorunsuz veya cok daha az bug'a sahip oldugu paso iddia edilir ki yok boyle bir yalan. Yanlis bilmiyorsam zaten eski netscape-mozilla'dan arta kalan kodu kullaniyorlar.


İddia edilmez, belgelenir genelde. Ben de bi tablo gönderdim, yukarda var linki... Sence sorun yoksa devam et kullanmaya, demek ki IE psişik ki ben oturunca başına, anlayıp yapıyo numarasını...

Tonguc' Alıntı:
"Yanlis bilmiyorsam zaten eski netscape-mozilla'dan arta kalan kodu kullaniyorlar."

Eski ayları da bozup yıldız yapıyorlar, Konyalıyım diye bana Nasrettin Hoca esprisi mi yapıyorsun?


Tonguc' Alıntı:
Windows Vista'nin beta surumlerindeki IE 7'de zaten var tabbed browsing. Ben cok kullanisli bulmadim. Herhalde sisteme entegre edilirse ben de kendi kullanma bicimime entegre ederim bir sekilde. Yoksa bana getirdigi bir arti yok simdilik.

Ok.. tabbed browsing desteği olan bir browseri, her sayfa yeni bir browser mantığı ile kullan o zaman... Yanlışlıkla "open link in new tab" felan dersen beni hatırla!

Tonguc' Alıntı:
Sen bence hala daha once de yazdigim gibi inkar modundasin. Abicim bak sadece 10 sene icinde windows destekleyen hardware ve software'e ve standartlari kimin belirledigini soyle bana. Mesela ATI veya NVIDIA ekran karti kart uretirken DX spec'lerini nerden aliyor sence? DX 9'un shader destegi niye bu kadar karisti zannediyorsun? Uretici firmalar ile standartlari belirleyen MS arasindaki iletisim bozuklugu iste. Artik buna imkan vermemek icin daha da yakin calismaya basladi bu firmalar MS ile. Zaten xbox teknolojisi hem ATI'nin hem de NVIDIA'nin elinden gecti. Su anda bilgisayar teknolojisinde en cok parayi yapan sektorlerden biri oyun ve video karti sektoru. Bu boyle oldukca MS standartlari belirlemeye devam eder bence. Bak bakalim ATI veya NVIDIA'nin sitesine bir tane desteklenen offical linux driver bulabilecekmisin? Ben sadece gercekci oluyorum.

Directx'e olan duygularımı yazmıştım. Adam akıllı API'leri hep sevdim. MS ile NVidia/ATI arasında neden iletişim kopukluğu olsun. Hep işbirliği yaptılar bilidiğim kadarıyla (Windows logosu), bu da verimli oldu, kartlar da, API'ler de canavar... Benim buna bi lafım yok ki. Tabi komşuda pişer bize de düşer; linkleri verdim yukarda, driverlar yıllardır var... Biz ne kullanıyoruz sanıyorsun yıllardır. Free Software olmadıkları için Debian GNU/Linux ile gelemez bu driverlar, biz de gibip indiririz ati.com ve nvidia.com'dan... Aman Stallman duymasın... Gitti sistemin komple free'liği! :)


Tonguc' Alıntı:
Bak mesela sen zaten kendin soyluyorsun, musteri kabul edemezdi. Iste benim de bahsettigim bu. Piyasanin sartlarini farkinda olmalisin, belki farkindasin ama bence yanlis sekilde kendini rahatsiz ederek bunu yapiyorsun. En basta zaten adamlarin IE'de calismasina onem verecegini dusunup sayfayi IE'de test edip olustursaydin basina bu gelmezdi mesela. Ha bir tane komutu desteklemiyor, ne olmus? Olelim mi? Sacma seylere takiyorsun bence. Hele normal bir kullanici icin bunlarin hic mi hic onemi yok.


Kendimi rahatsiz etmiyorum... Daha iyi, daha hızlı, daha güzel olsun diye çabalarken bir ürün çıkıyor, ama IE'de çalışmıyor... Hayal kırıklığı sadece... Yoksa "al lan müşteri, fayrfoksla bakacan buna ona göre" diyecek değiliz.

Olayı biraz açayım; siteyi yaparken IE ile test ettik... Ta ki transparan png'lerin üzerine yazı gelene kadar herşey yolundaydı... Sonra IE yazı gelen yerlerde tüm png'yi opak yaptı... Tasarım çöpe kaçtı.


Tonguc' Alıntı:
Ha bir tane komutu desteklemiyor, ne olmus? Olelim mi? Sacma seylere takiyorsun bence.

Tabii senin bir komut dediğin align gibi komutlarsa önemsememek gerek... Mesela ben şimdi mutfağa çay dökmek için gidicem, ve "tezgah"ın "önünde" "tam" "ortada" durucam... Eğer IE'de yaşasaydık mutfağa doğru çıktığım yolculuk, Kanada'da kahve içerken bitebilirdi.... Batının kuzeyi anlamış IE... fena mı kahve içeriz beraber! :)

Tonguc' Alıntı:
Yahu bu user'in isi degil ki. Arti verilen bilgilerde hic user friendly degil. Yani ben bile bazen bilgi bulmakta zorlaniyorum open source software kullandigimda. Normal kullanicinin ise hic sansi yok gibi birsey. Bence en buyuk eksikligi de bu open source software'in. Hersey cok daginik ve karmasik. Gerci knoppix falan gibi pratik alternatifler cikti bu tarz kullanicilar icin ama yine de bir suru sey yanlis gidebiliyor cogunlukla ve normal bir kullanicinin bu hatalari kendi kendine duzeltmesi neredeyse imkansiz. Sen zaten butun bu process'ten hoslaniyorsun. Bunu cok iyi anliyorum ve bundan bende hoslaniyorum. Ama ben normal kullanicilari da dusunerek konusuyorum. Arti zaten ben de bugun bir sistem calistirmak icin milyon tane seyle ugrasmaktan hoslanmiyorum. Belki de yaslandikca insanin bu tur seylere pek zamani olmuyor. Yani mesela 1 saatte linux kurup bir de 4 saat harcayip optimize edecegime, 25 dakkada windows kurup 45 dakkada butun sistemi aynen eski haline sokuyorum, geriye kalan 3 saat 50 dakikami karimla geciriyorum mesela. :wink: Bu zaman olayi sirketler falan icin de onemli bir de...

Hmmm... Open source ve free software farklı şeyler... Bir araştır (yok ben araştırmam dersen ben yine söylerim, bu post çoook uzadı şimdiden).

Free software bir programın dokümanına nasıl ulaşıcaz?

shell'de "man komut_adi" yazicaz. Manuel gelicek...
örneğin: "man vi" yada "man tar" (hehe... hep bu örneği vermek istemişimdir.) (bir programın bir den fazma manueli olur, kullanıcıya porgramcıya vs...)

başka... "komut_adi --help" yazıcaz "vi --help" yada "tar --help" gibi

başka... programın sitesine gidecez bi zahmet. HTML, PDF, hatta bazen chm olarak karşımıza çıkacak bilgi...

başka... haber grupları, forumlar, üçüncü sahışların makaleleri

başka... konuyu bilen eş dost...

başka... doğrudan geliştiriciye mail atmak (extrem bir hadiseyle)

başka... rüyada görmek, ilham olunması... (yaaaaa.... "what is the matrix?" diye gezersin sonra)

Tonguc' Alıntı:
"Yani mesela 1 saatte linux kurup bir de 4 saat harcayip optimize edecegime..."

Linux'u kurmam bir haftamı alıyor. Komple bir sistemden bahsediyorum. Base sistem 5 dakikada bitiyor tabii... Bir haftada ne kuruyosun diyen varsa cevap veririm, ama bu postta değil. Kurmam bir hafta sürüyorsa yazmamda biraz sürer heralde... Ama temel olarak sunu söyleyeyim.... Büyük ölçüde unstable ve testing'e geçiyorum. DVD çalmak için bile bir sürü şey indirip kuruyorum. Region kodu bile dert mesela, böyle onlarca şey... Dependencylerle boğuşup ben kazanıyorum... Sonra tıkır tıkır çalışıyor... Bugünler de yeniden kurucam, harddisk değiştiriyorum. Macera ve heyecan!

Tonguc' Alıntı:
Sende umarim yazdiklarimi yanlis anlamazsin. Seninle ilgili yaptigim kisisel tespitlerin amaci kesinlikle seni sinirlendirmeye calismak falan degil. Sadece bu kadar takiyor olman beni sasirtti o kadar. Sinir yapmissin resmen. Bunun bana karsi olmadigini da farkindayim. 8)


Çokta sinirli biri değilim aslında, yüz yüze konuşmuyor olmamız, yanlış anlamalara neden oluyor.

Tonguc' Alıntı:
Not: Yaziyi tekrar bir okudum da butun olarak. Ben de resmen MS'i savunuyor gibiyim. Yok boyle birsey kesinlikle. Ben sadece uyum saglayi canimizi sikmayalim diyorum o kadar. Ha, open source software de onemlidir. Zaten para yapan software'ler yer yer open source yazilimin kodlarini kopyalar, maniplule eder, kullanir. Yani arguman bu sekilde geliseeydi ve isin bu boyutunu tartisiyor olsaydik eminim ki fikirlerimiz ve dusuncelerimiz benzer olurdu.


Open Source? hı... Opeeen Sourceeee!!!

Open source so I walk inside
Close my eyes
Find my place to hide
And I shake as I take it in
Let the show begin

Open my eyes
Just to have them close again
Well on my way, yeah
But on my way to where I've been

It swallows me
As it takes me in its fog
I twist away
As I give this world a nod

:)
 
Batuhan Bozkurt' Alıntı:
IE W3C standardını takip etmiyor ki? IE de sitesi düzgün gözükmesini isteyecek kişiler de tasarımlarında W3C standartlarından bazılarını gözardı etmek zorunda kalırlar. Bu çoğunlukta olunca da standardın "standartlığını" sorgulamak istiyor insan ister istemez.

Batuhan, daha öncede açıklamıştım, kim nasıl yapıyor bilemiyorum ama biz standartsız yapamıyoruz. Vidalarımızın dönüş yönü belli olacak, saat yönüne sıkılacak, tersinde açıkacak, vida başları metrik sistemde yada imperial olacak, belli aralıklarla artacak... Onlara göre anahtar üretilecek, herşey birbirine uyacak... Kara düzen olmayacak hiçbir şey...

Sanırım bu linkler W3C konusunda biraz bilgi verir de öyle herşeyi sorgulamazsın :) :D

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=w3c
http://en.wikipedia.org/wiki/W3C

:)

Saygılar
 
azgeliyo' Alıntı:
Microsoftunşu anda endüstri standardı olmasında linuxun hala oturmamış bir masaüstü sistemi(kde gnome)nin olmasının etkisi var. ama insanlar gerçekten güvendikleri sağlam insanlardan tavsiyeler aldıklarında seçimlerini çok çabuk değiştirebilirler. Yurtdışında linux inanılmaz bir hızla yayılıyor. Şu anda ie kullanan kişi sayısı fazla olduğu için, en fazla onda nasıl çalışacağı düşünülerek tasarımlar yapılıyor.

Linux'un masaüstü sistemleri, window managerler, XServer ve Xwindow sistemi oldukça olgun ve oturmuş sistemler. Oldukça fonksiyonel, hızlı ve güzeller, çok sayıda seçenek var... KDE, Gnome ve Enlightenment en çok bilinenleri... Tabi başlarda yabancılık çekmek gayet normal.

Unix'te GUI, MS Windows'un adı bile anılmazken fonksiyoneldi... Bilen bilir.. Benim yaşım yetişmiyor... (30 yaşındayım)(O kadar eski yani :))

azgeliyo' Alıntı:
Ama çok yakında kullanıcı sayısı yeteri kadar arttığında linux tabanlı sağlam oyunlar piyasaya çıkacak. Çünkü yazılımın ücretsiz olması çok byük bir güç. Her yeni sürümde gittikçe basitleşiyor. Sony philips gibi dünya devleri bile tasarladıkları her türlü elektronik eşyalarda bir firmaya para verene kadar linux kullanma kararı aldılar. Microsoft bile yeni işletim sisteminde tamamen linux tabanına dönüyor.

Kullanıcı sayısı kadar kullanıcı profilide önemli... Oyun yapımcılarını Linux kullnanan ve oyun satın alacak kullanıcı sayısı ilgilendiriyor. Moderm oyunların Linux versiyonları için Linux alt yapısı çoktan hazır.

Microsoft, Linux tabanına değil, Linux'un kardeşi diyebileceğimiz BSD'ye, yani başka bir UNIX varyantına dönüyor. Bu başlık altındaki iki yazımda anlatmıştım bunu...

azgeliyo' Alıntı:
Bu kadar çok şirkette kaçak windows kullanıldığının bilinmesine rağmen baskı yapılamıyor çünkü bir defa yüklendikten sonra kolay kolay bozulmayan ve tamamen bedava olan bir işletim sistemi var. Kullanmakta olduğum firewire ses kartı henüz linuxu desteklemiyor bu yüzden ben de tamamen windowsu bırakamıyorum. Ama imkanım olsa derhal kesin dönüş yaparım ve bunu duygusallıkla da ilgisi yok aksine ben lisanslı windows kullanan biriyim.

Advanced Linux Sound Architecture - ALSA diye bir olay var. http://www.alsa-project.org
Bi göz at istersen, ses kartını belki Linux'ta kullanabilirsin.
 
Batuhan Bozkurt' Alıntı:
Ayrıca ses kartın desteklerse linux u, hangi sequencer ı hangi efektleri, hangi şirketin ürünlerini kullanacaksın? Linux ve müzik ilerlemekteo lan bir hadise ama -commercial- işler yaptığını varsayarsak, bu yükü kolaylıkla taşıyabilecek gelişmiş ve sorunsuz, standart koyabilmeye yakın herhangibir yazılım yok linuxda.

Batuhan,

Bu konuda ciddi ilerlemeler var, Stanford menşeili bir proje CCRMA (karma okunur); ccrma.stanford.edu/planetccrma/software/

Ve AGNULA; Debian GNU/Linux tabanlı bir çözüm sunuyor DeMuDi; http://www.agnula.org/

CCRMA'yı deneyemedim henüz, ama DeMuDi kurdum, şimdi yeni bir ses kartı aldım (M-Audio 2496) ve yeniden kurucam DeMuDi'yi... Gözlemlerimi ilk paylaşacağım sizlersiniz.

Henüz Protools, Cubase, Reason olabilmiş değiller Linux programları ama umut vaadediyorlar. Ben de bu konuda profesyonel değilim. Cubase kurulu bilgisayar ekmek teknem değil yani... Zaman sıkıntım yok, müşteri beklemiyor, kendi demomu yaparım, yine ilk sizinle paylaşırım...
 
Tonguc' Alıntı:
Herhalde sen mac'in isletim sistemi ile karstiriyorsun, windows'un file system'den grafik arabirimine kadar her sey kendine ait ve yeniden dizayn ediliyor. Bunun disinda soylediklerine hic katilmiyorum. Gun gelecek herkes linux kullanacak geyigini 10 senedir duyarim, binlerce surumu cikti hala bahsettikleri artisi gormuyorum. Artik kurmana bile gerek yok linux'u. Daha ne kadar basitlesebilir sence? Ama var ki birsey millet adapte olamiyor. Bence linux disinda baska alternatifler uretilmeli 10 senedir ayni olu at tekmelenecegine veya uzerinde fantaziler kurulacagina. Zaten bence yapilabilecek en iyi seyi apple yapti bu isletim sistemi ile. Bunu basarmasinin en buyuk nedeni ise verdigi saglam support ve basitligi. Basitliginin nedeni de OS'i kullanicinin kafasini en az karistiracak sekilde design edebilmeleri. Bir de el atip bozulabilecek her seyi userdan saklayamanin da bu basitlikte onemli bir rolu var. Oysa linux'un open source distr.'larini bir araya getirenler geek ve genelde herkes bir nevi kendi gormek istedikleri seyleri kullaniyor bir programda. Belki calisma kollektif ama applicationlar arasindaki bu tutarsizlik user'in aklini daha da karistiriyor bence. Dedigim gibi, baska bir OS ortaya cikar, linux'te yapilan hatalardan ders alinmis olunur o zaman belki daha saglam birseyler cikar ortaya. Bunu MS zaten basardi dos'tan-windows 98'e ve ordan da tamamen NT karneline gecmekle. Ama resmin butunune bakarsan, ilk once dos uzerine windows 3.1 gibi bir sistem denedi adamlar. Sonra bir de networking olayina girip 3.11 for workgroups'u cikardi. Baktilar networking olayinda extra security gerekiyor, NT'ye atladilar. Bir yandan da dos ile win 3.11'i birlestirip 95'i yaptilar. Uzerinde oynayip bir de 5 sene 98, 98se, me ile denemelere devam ettiler. Bir yandanda NT 5.1 cikti tabi. Zamanina gore bence epey guzel bir sistemdi. Ayni sistemi gelistirip birazda 98 tecrubelerini katip 2000'i yaptilar. En sonunda hepsi birlesti ve ortaya XP cikti. Bence cok guzel bir yol takip ettiler. Basarili olacaklarini sanmiyordum ama oldular bence. Linux'te ise next generation'i ne zaman goruruz allah bilir. Arti birbirinden de pek bir farki yok bence surumlerin. Hala ayni cirkinlikte ve hantallikta bence o desktop. Ne zaman daha uyumlu ve daha optimized bir next generation linux cikar belki o zaman fikrim degisir benim.


Bir de open source programlarin bedava olmasinin ne kadar onemi var ki. Su anda isteyipte bedava bir windows xp surumunu bulamayacak bir adam var mi? MS ne zaman, kimin pesinden gitmis. Home user'larin % kacinda gercek lisans var? Ben diyeyim %20 sen de %30 ama lisanssiz kullanici sayisinin lisansli kullanici sayisindan daha fazla oldugundan eminim. Adamlarin en fazla yaptigi sey lisanssiz kullanicilarin web sitesinden update'lerini engellemek. Adamlar bir de ustune auto update ile lisansi olmayan kullanicilarin kritik patchlerini uyguyor ki bu makinalar da wormlari yaymasin. Daha fazla ne yapabilir ki bu adamlar? Tamam belki open software olayini oldugu gibi desteklemiyorlar ama kendileri de cok farkli birsey yapmiyor aslinda. Ha bu tartistigimiz konsept ne kadar mantikli ve ne kadar adaletli tartisilir. Bir de bunlari savundugum gibi bir anlam cikmasin yazdiklarimdan. Sadece bence icinde bulundugumuz piyasanin durumu bu....

DOS ile Win3.11 birleşince Windows 95 mi oluyor Tonguc? Yapma lütfen. Bunca yıldır bilgisayarla uğraşan sen bunu söylersen başkaları ne der düşünemiyorum!

Win3.11 bir GUI'dir ama gerçek bir işletim sistemi değildir. MS, preemptive multitaskinge ancak Win95 ile geçebildi. Öncesi single task single userdır. Anlattım bunu yukarda, tekrarlamıycam tamamen.

Linux hakkında yazdıklarını, "open source" terimini kullanışın ışığında değerlendirecek olursak, kavramdan oldukça uzak olduğun ortaya çıkıyor. Bu ayıp değil, biri Linux bilmiyor diye ayıplanmaz, ama nette biraz gezmek "next generation"ı gördük mü görmedik mi sorusuna açık ve net bir cevap bulmamızı saglar.

En son ne zaman Linux gördün bilmiyorum ama ilgisiz biri değilsin. Çirkin ve hantal dediğin desktop 10 (on) yıl once Windows Vista'da yenilik diye sunulan özellikleri içeriyordu. Enlightenment'ı yıllar once ilk gördüğümde çenem düşmüştü. Bence sen de retrospektif bir inceleme yap. Kim nerden gelmiş nereye gidiyor bir bak.

"Ölü at tekmelemek" lafını nereden buldun? Bir de doğru olsa bu laf, retorik değeri kat kat artacak.

Son olarak; open source program bedava demek değildir. Free software'de bedava demek değildir. Free as in freedom... Hür yazılım yada özgür yazılım dersek konu berraklaşır.

Biz bedava olmasının peşinde değiliz. Lüften daha önce yazdıklarımı bir defa daha oku... Ben herkesin mesajlarını, özellikle cevap yazacaksam dikkatle okuyorum, seni anlamak, sağlıklı bir iletişim kurabilmek için yazdıklarını tekrar tekrak okuyorum. Bizim gibi insanların yazılım teknolojisinden ne beklediğini örneklerle, benzetmelerle anlattım. Derdim ders vermek, taşı gediğine oturtmak değil... kimseye haddini bildirmek değil, ne yüceyim herşeyi bilirim demek değil... Aklımdakileri paylaşmak ve karşımdakini anlama istiyorum. Ben öyle guru felan değilim, sıradan bir kullanıcı, eski bir programcıyım, Linux'u A'dan Z'ye bilmiyorum, bildiklerimi, emin olduklarımı, çoğu kez Internet'ten yada kitablardan da doğrulayarak yazıyorum. Benim hayallerim gerçek oluyor, sizlerle paylaşıyorum. Yok biz takmayız senin hayallerini derseniz, siz bilirsiniz, zaten ortak düşüncelerimiz olan dev bir "Free Software" dünyası var, kendimi tatmin için yazmıyorum burada, öyle bir kaygım olsa, kendin çal kendin oyna usulü gider benim gibi düşünenlerle yazışırdım.

"Free software" ile ilgili Dennis Ritchie ve Kem Thompson'dan bir anektod aktaracağım. Ama bayılmak üzereyim. uykuuu.....
 
Off, cevap verecek cok sey var ve olay artik spyware falan olayindan cikti. Open source ile free software'in farkini biliyorum ama ozunde ikisi de bedava sonucta. Arti bahsettigimiz linux open source bildigim kadariyla. Su anda iki gun uykusuzluk yuzunden detayli bir cevap yazmayi dusunmuyorum. Buyuk ihtimal yarin uyandigimda bir daha bir mesajini okuyup cevabi yazarim. Dedigin konuda haklisin, belki de yazmayip butun bu alakasiz konusmalarin baska bir baslik altina tasinmasini beklemek lazim. Benim yaptigim yanlislar genelde terimlerin turkcesini bilmemekten kaynaklaniyor. Ingilizcesini kullanirim terimlerin ama bu seferde konustugumuz seylerin yarisi da ingilize olacak. Ondan sonra millet gelecek, arkadasim turkce konusalim lutfen falan diyecek. Neyse, bu konuyu daha sabaha kadar tartisabiliriz. Ama benim ms ve IE'i bu kadar savunur durumda olmam gercekten kotu. Sana kisaca sunu soyliyeyim. Hangi sistem isimi daha hizli gorurse ve daha rahat hissettirirse onu kullanirim. Her turlu alternatifi denedim, ve windows xp'den memnunum. Yapmak istedigim her seyi yapabiliyorum herhangi bir sorun yasamadan. Zaten marka fanatikligim hic yoktur. Detaylara indigin noktada ise tartisilacak cok sey var. MS'in marketteki uygulamalarindan, p4'un niye bu kadar sicak calistgina kadar...
 
oktaypocan' Alıntı:
DOS ile Win3.11 birleþince Windows 95 mi oluyor Tonguc? Yapma lütfen. Bunca yýldýr bilgisayarla uðraþan sen bunu söylersen baþkalarý ne der düþünemiyorum!

Win3.11 bir GUI'dir ama gerçek bir iþletim sistemi deðildir. MS, preemptive multitaskinge ancak Win95 ile geçebildi. Öncesi single task single userdýr. Anlattým bunu yukarda, tekrarlamýycam tamamen.

Yani uyutmayacagim seni diyorsun. Bak sana soyle aciklamaliyim soylemek istedigimi. Ben direk 3.11 ile acilan makinalar hatirliyorum. Millet 3.11'i OS gibi kullaniyordu. Tabi ki altta dos destegi ile calisiyordu atuoexec'e eklenen bir satirdi falan falan. Butun bu detaylara girmeyecegim ama kisacasi 3.11 95'in konseptiydi gibi goruyorum ben. Ve soylemek istedigim buydu. 95'te ise birbirine entegre ettiler bu iki sistemi. Kendin de bir onceki mesajda soyluyorsun zaten, windows 95 yeni bir dos ile geldi. Sistem dos ile boot edip dos uzerinden windows calisiyordu. Dos 5.2 degilde 6.22 (emin degilim surumden), windows 3.11 degil, 95 ama konsept ayni. Tipatip oldugu gibi entegre etmediler tabii ki, gelistirdiler haliyle. 98'de de durum cok farkli degildi. Bu arada sen 3.1'i OS olarak gormuyorsun belki ama bana kaynak olarak gosterdigin wikipedia senin fikrini paylasmiyor. Hatta tartistigimiz seyden onlar da bahsetmis...

Pre-NT Windows systems, not only 3.x and earlier but also 95, 98 and ME, have a complex, original, hybrid and not fully documented internal structure. Most notably, they require MS-DOS in order to run, and run 'on top' of MS-DOS. As a consequence, it can be difficult to decide whether they are operating systems or MS-DOS extension shells. Many users consider them to be operating systems, because they appear to behave as such, while other people, often having used other environments, refute this label.

http://en.wikipedia.org/wiki/Windows_3.1x

Ve yine wikipedia'da windows 95 hakkindaki ilk satirlari buraya kopyaliyorum. Gerisini sen okuyabilirsin sanirim. Neredeyse benim soyledigim seyin tipatip aynisini yazmislar. Yani kendi basvurdugun kaynakta bunu soyluyor artik baskalari ne der ben hic bilemeyecegim...

Windows 95 (codename Chicago) is a hybrid 16-bit/32-bit graphical user interface-based operating system released on August 24, 1995 by the Microsoft Corporation.

Windows 95 is a direct result of combining Microsoft's formerly separate MS-DOS and Windows products. Windows 95 is the first in that line without support for older, 16-bit x86 processors, thus requiring an Intel 80386 (or compatible) processor running in protected mode. It featured significant improvements to the graphical user interface (GUI) and underlying workings, including the desktop and Start Menu, support for 255-character mixed-case long filenames and preemptively-multitasked protected-mode 32-bit applications.


http://en.wikipedia.org/wiki/Windows_95

User sayisi veya multitasking yonteminin OS uzerinde ne gibi bir belirleyici etkisi var anlamadim. Bunu da aciklarsan sevinirim. Yani bu mantikla dusunursek Dos OS degildi demeliyiz oyle mi? Ben mi yanlis anladim?

oktaypocan' Alıntı:
Linux hakkýnda yazdýklarýný, "open source" terimini kullanýþýn ýþýðýnda deðerlendirecek olursak, kavramdan oldukça uzak olduðun ortaya çýkýyor. Bu ayýp deðil, biri Linux bilmiyor diye ayýplanmaz, ama nette biraz gezmek "next generation"ý gördük mü görmedik mi sorusuna açýk ve net bir ceva bulmamýzý saglar.

Uzak degilim fakat ne bu tarz programlara cok guvenim var ne de surekli kullaniyorum. Next generation gormedik. Cunku devamli ayni karnel uzerinde calisiliyor. Ha bu karnel gelismistir, yeni seyler eklenmistir falan ama windows 98 ile xp'nin arasindaki fark gibi bir fark yok bu surumler arasinda. MS eski kodu tamamen cope atti neredeyse ve o koddan en iyi seyleri sakladi belki de. Ben 99'da kullandigim ve bu sene kullandigim linux arasinda fazla bir fark goremedim mesela.

Yine wikipedia'nin win3.1 ile ilgili yazisindan alinti yapiyorum. Tamamen next generation ile ne demek istedigimi anlatiyorlar...

The same operating principles applied to Windows 95, Windows 98, and Windows Me which still mixed 16-bit and 32-bit code. With each successive version, however, 16-bit code became less apparent.

Windows NT, Windows 2000, and their successors represent operating systems completely separate from MS-DOS legacy and entirely composed of 32-bit code. MS-DOS programs run inside virtual DOS machines, which are implemented over the normal system API rather than underlying the system.


Xp'de bu iki birbirinden farkli fakat birlikte gelistirilmis sistemin birlesimi ile olusturumlus. Her OS'den birseyler almis ve 16 bit kod tamamen ayiklanmis en sonunda...


oktaypocan' Alıntı:
En son ne zaman Linux gördün bilmiyorum ama ilgisiz biri deðilsin. Çirkin ve hantal dediðin desktop 10 (on) yýl once Windows Vista'da yenilik diye sunulan özellikleri içeriyordu. Enlightenment'ý yýllar once ilk gördüðümde çenem düþmüþtü. Bence sen de retrospektif bir inceleme yap. Kim nerden gelmiþ nereye gidiyor bir bak.

"Ölü at tekmelemek" lafýný nereden buldun? Bir de doðru olsa bu laf, retorik deðeri kat kat artacak.

Ingilizcede bir deyim. "Kicking the dead horse" derler. En son linux'u yaklasik 6 ay once cpu'yu upgrade ettigimde denedim. Birkac surumunu birden denedim hatta ve birkac gunumu aldi. Ciddi ciddi bir partisyona kurmayi dusunuyordum ama hard disk'i de ayirmam gerektigini fark edince ve kurulum sonrasi bir suru sorun yasayinca vaz gectim tekrar. Benim bu bilgisayar sektorunde 20-25 senedir neler cenemi dusurdu, elbet senin de ceneni dusuren seyler olmustur. Ama ceneni dusuruyor diye fonksyonel olacak veya cok yaygin bir sekilde kullanilacak diye birsey yok. Bana gore bu isi cebimdeki en az parayi alip basimida en az agritip kim yapar bence basarili adam odur. Evet, bence linux'un desktop piyasasinda sansi yok ve tartistigimizda desktop computers, gunluk kullanim zaten. Yani dell falan 1 seneyi askin bir zamandir linux ile desktop satiyor zaten yanlis bilmiyorsam. Yani olabilecegi en iyi yere geldi. Tabi ki butun codu scrap etsinler serverlari 2003 yapsinlar falan demiyorum. Ama su andakinden farkli bir yol secilebilir. Ne olur o yol bilemem. Ama ben bilgisayarimdan fonksyonellik bekledigimde xp'den baska mantikli alternatif dusunemiyorum bugun desktop'ta.

oktaypocan' Alıntı:
Son olarak; open source program bedava demek deðildir. Free software'de bedava demek deðildir. Free as in freedom... Hür yazýlým yada özgür yazýlým dersek konu berraklaþýr.

Bana open soruce dediginde anladigim, programin codu public ve herkesin uzerinde kollektif calistigi programlar. Free software'de ise, bedava kullanabildigin ama uzerinde herhangi bir oynama yapamayacagin kodu open source olmayan software gibi dusunup karsilik yazmistim.

oktaypocan' Alıntı:
Biz bedava olmasýnýn peþinde deðiliz. Lüften daha önce yazdýklarýmý bir defa daha oku... Ben herkesin mesajlarýný, özellikle cevap yazacaksam dikkatle okuyorum, seni anlamak, saðlýklý bir iletiþim kurabilmek için yazdýklarýný tekrar tekrak okuyorum. Bizim gibi insanlarýn yazýlým teknolojisinden ne beklediðini örneklerle, benzetmelerle anlattým. Derdim ders vermek, taþý gediðine oturtmak deðil... kimseye haddini bildirmek deðil, ne yüceyim herþeyi bilirim demek deðil... Aklýmdakileri paylaþmak ve karþýmdakini anlama istiyorum. Ben öyle guru felan deðilim, sýradan bir kullanýcý, eski bir programcýyým, Linux'u A'dan Z'ye bilmiyorum, bildiklerimi, emin olduklarýmý, çoðu kez Internet'ten yada kitablardan da doðrulayarak yazýyorum. Benim hayallerim gerçek oluyor, sizlerle paylaþýyorum. Yok biz takmayýz senin hayallerini derseniz, siz bilirsiniz, zaten ortak düþüncelerimiz olan dev bir "Free Software" dünyasý var, kendimi tatmin için yazmýyorum burada, öyle bir kaygým olsa, kendin çal kendin oyna usulü gider benim gibi düþünenlerle yazýþýrdým.

Emin ol yazilarini kendimi vererek ve dikkatle okumaya calisiyorum. Fakat daha da once belirttigim gibi ufak uykusuzluk durumlari da var, atladigim ya da yanlis yazdigim seyleri duzeltmende de herhangi bir kotuluk aramiyorum. Aksine, iyi oluyor, yeri geliyor dogrusunu ogreniyorum. Biliyorum derdinin bedava software olmadigini. Olay tecrubelerin, bilgilerin paylasimi. Internette komun hayati bir nevi. Ben boyle goruyorum. Ama bu komunun kalesi linux olmamali bence. Benim de anlatmak istedigim bu. Yoksa soylemek istediklerini, hissetiklerini cok iyi anliyorum. Benim de olayim hardware. Cocuk yasimdan beri her turlu hardware'i kurcaladim her turlu bilgisayara elektronik esyaya el attim, actim, kurcaladim, modifiye ettim, tweak ettim ve halen de ederim. 15-16 yasindan beri bilgisayar toplayip tamir ederim. Software kurcalamayi da severim ama programlama adina bildigim fazla birsey yok. Su anda yaptigim iste bilgisayar toplama, tamir, network dizayni, kurulumu ve benzeri seyler. Zaten linux bu isin yazilim yonu ile ilgilenen insanlar icin bire bir ama benim gibi hardware delisi adamlar icin cok mantikli bir alternatif degil. En azindan benim icin bu boyle. Bir de nedense son zamanlarda ben, kendimi bu tarz fanatiklikten uzaklastirmaya calisiyorum. Bu her seyde gecerli. Dinledigim muzikten kullandigim browser'a kadar. Bir de bu fanatizm her yerde karsimiza cikiyor ve pompalaniyoruz bununla devamli. Sanirim politik ve dini inanclarin yerini biraz da bu tur seyler aldi gunumuzde. Belki su konu hakkinda konusma tarzim veya soylediklerim biraz bencilce gelebilir ama son zamanlarda icinde bulundugum ruh hali bu. Biraz bana ne windows calmissa surdan buradan, bana dokunmuyor, ben isimi goruyorum bu da bana yeter mantalitesindeyim. Onumuzdeki mart 30 oluyorum zaten ona da ayri canim sikiliyor. Bu dusunce seklini de karim empoze ediyor aslinda.(sucla hatunu :) ) Butun cocuklugum, gencligim asilik, bas kaldiri ile gecti. Belki de biraz bundan sikildim ve yoruldum. Belki de umutsuzum biraz da....

oktaypocan' Alıntı:
"Free software" ile ilgili Dennis Ritchie ve Kem Thompson'dan bir anektod aktaracaðým. Ama bayýlmak üzereyim. uykuuu.....



Ama en cok uykum var benim de. Birbirimize cevap yetistirecegiz diye halimize bak. Git yat karinin sicacik koynuna be adam..... 8)


Not: obur mesajin cevabini da verecegim ama o da yarina....
 
Bir de ana tartisma konusuna donersek. Bugun soyle bir habere denk geldim. Macintosh kullanicilarinin su an kullandiklari OS'in eski OS'den daha yaygin bir OS base alinarak yapildigi icin guvenlik sorunlari yasadiklarindan ve yasayacaklarindan bahsediyor haber. Bu da zaten benim daha once bahsettigim iki ucu boklu degnek olayina geri getiriyor bizi. Open source yazilim ile ilgili aciklari kotu niyeti olan bir insanin manupile etmesi cok daha kolay. Iste bunun icin guvenmiyorum cok fazla bu sisteme. Zaten ayni yazida Mozilla kodu kullanan browser'larin (firefox, netscape vs...) IE'dan daha fazla acigi oldugundan da bahsediliyor. Linki asagida bulabilirsin. Bu ilerde linux'un diger surumlerinin guvenligini de etkileyecektir bence. Bir de mac'in sistemi degistirdikten sonra cikardigi yamalarin sayisi ve sikligina bakarsan da Linux ve benzeri sistemlerin desktop kullaniminda MS'in XP'sinden pek farki olmadigini goruyorsun.


A study recently released by Symantec (Nasdaq: SYMC) , "The Internet Security Threat Report," indicates that attacks on Macs are likely to begin and increase in the future, as overall attacks from the Internet on private networks grow, too. "Attackers are launching increasingly sophisticated attacks in an effort to compromise the integrity of corporate and personal information," said Arthur Wong, vice president of Cupertino, Calif.-based Symantec.

The study showed that last year, researchers found some 37 critical vulnerabilities on the Mac operating system, for which Apple is now issuing monthly security updates.

"The appearance of a rootkit called Opener in October of 2004 serves to illustrate the growth in vulnerability research on the OS X platform," the Symantec study said. "Multiple remote and local vulnerabilities have been disclosed that affect both the server and desktop versions of OS X. Vulnerabilities in the Apple windowing system and development kit and in the Apple default Apache configurations are two of the vulnerabilities ... for which Apple released patches."

Another way hackers could get into Macs is through newly discovered vulnerabilities in Mozilla browsers, which are very popular with Macintosh users. During the last half of 2004, researchers discovered 21 vulnerabilities in Mozilla, contrasted with 13 in Microsoft's (Nasdaq: MSFT) Internet Explorer, the Symantec study said.



http://www.technewsworld.com/story/...Getting-Into-the-Think-Different-Groove.xhtml

Yazinin sonundaki sozlere ise harfiyen katiliyorum. Zaten zaman gostericektir bunu. Ama linux tabanli isletim sistemleri yayginlastikca ortaya cikacak guvenlik aciklari da cogalacaktir. Hatta bence windows'un aciklarindan cok daha fazla acigi ortaya cikarsa hic sasirmam. Open source koda sahip yazilimlarda guvenlik riskini arttiriyor. Zamaninda buradaki Delta College'da networking administration bolumunde okurken verilen guvenlik seminerlerinde bu tarz konular cok tartisilmisti zaten. Bombardier adli ucak falan ureten bir firmanin ofisine goturmuslerdi bir kere. Kocaman bir kati serverlara ayirmisti adamlar. Milyon dolarlik serverlar falan. Feci bir yerdi. Oradaki security'i saglayan 10 kisilik ekip ufak bir brifing vermisti bu konu hakkinda. Orada soylenilenlerden aklimda kalanlar da hep bu tarz soylemler zaten.


However, Morse, who has consulted on computer security for 15 years, cautioned that a number of security solutions needs to be implemented before one can consider their Mac secure today. "It should be noted that any recommendations regarding security should be implemented as part of a cohesive, well-established policy and process," Morse said. "Merely making a technology choice, or clicking a check box, does not by itself make for sound, robust security. Security is a process, not a product."

Iste burada bahsedilen security policy ve process'i open source software'de saglamak daha zorlasiyor. Apple bunun altindan kalkabilir. Belki bundan linux kullanicilari da yararlanabilir. Ayni zamanda programcilarinda bu konuda isleri kolaylasabilir. Fakat is desktopa geldiginde cok ciddiye alamiyorum ben linux'u. Server'i kurarsin bir kenarda kimse dokunmaz 700 gun degil 1700 gun calisir, sasirmam. Arkasinda da security'i saglayan bilincli bir ekip veya admin olur goturur isini. Ama koy bir public yere gunluk kullanim icin bir linux desktop, her gecen kurcalasin, bak bakalim ne kadar suruyor o sistemin gocmesi...
 
oktaypocan' Alıntı:
Öncelikle; konunun spyware programalarý konusunun çok ötesinde bir noktaya varmasý itibariyle, baþlýðýn uygun görülen yerinden itibaren baþka bir baþlýk altýna taþýnmasý gereðini yöneticilerin takdir ve tasaruflarýna býraktýðýmý söylemek isterim.

Buna katiliyorum. Bir baslik acacagim ve bu tartisilanlarin oraya tasinmasini rica edecegim mahcem'den...

oktaypocan' Alıntı:
Tonguc, kesinlikle bir kasýt yada tahrik unsuru görmüyorum yazýlarýnda, bilakis, düþüncelerimin eleþtirmesini olumlu karþýlýyorum ayrýca benim için de bu konularý araþtýrmama ve düþünmeme vesile oluyor.

Bu konuda da seninle hemfikirim ve bu tarz bir tartismayi bir forumda birbirimize saygiyi koruyarak yapabildigimiz icin mutluyum.

oktaypocan' Alıntı:
Benim kýzgýnlýðým, bilim olarak ele alýnsýn istediðim mevzularýn salt bir ticari meta haline dönüþtürülmüþ olmasý. Tabii ki iþin ticari boyutu olacaktýr.

Medikal sektöründen bir örnekle derdimi anlatayým; cilt bakým ürünlerini bilirsiniz, farmakoloji ile kozmetik arasýnda bir aralýkta bunlardan yüzlercesi mevcut. Üretimleri ve ithalatlarý normal ilaçlar gibi deðil, dermatolojik testten geçen izni alýyor. Etkinlikleri tartýþmalý ve genelde oldukça pahalýlar. Zira içlerinde aloe vera, yosun özü vs. maddeler buluduðu iddia edilen bu ürünlerin klinik ortamda testleri yapýlmamýþ, yapýldýysa da sonuçlarý yayýnlanmamýþ. Bu ürünler tutturabildiðine bir fiyatla satýlýyor. Peki ne kadar iþe yarýyorlar? Elimize yüzümüze, klinik testi yapýlmýþ ve nispeten daha ucuz olan bir epitelizan sürsek daha net sonuç almýyor muyuz? Bilimsellikten uzaklaþýnca, insanlar daha pahalý ve iþe yaramayan þeylere para veriyorlar. (Teþbihimde hata aramayýn rica ederim.)

Biliþim teknolojileride böyle bence, bir tarafta bilim var, diðer taraftada -bilimden tamamen uzak diyemeyeceðimiz- ancak "Nasýl ambalaj yapsak da ürünü yüzlerce milyona satsak" diye düþünen zihniyetin bir benzeri var.

Beni kýzdýran budur. 1970 yýlýnda iki adam müthiþ bir sistem yarattýlar. O yýllarda milyon dolarlýk sistemlerde çalýþan bu sistem, bugün ev kullanýcýsý seviyesi bir bir bilgisayarda da çalýþabiliyor. Gerçek çok kullanýcýlý ve gerçek çok iþlemli bu sistem bilgisayar tarihini en büyük birikimi olmuþ durumda, bu sistem UNIX'tir. Belki 1980 yýlýnda UNIX herkesin ulaþabileceðin kadar ucuz bir sistemde çalýþmýyordu, ama bugün türevleri hem ücretsiz hem de "ÖZGÜR" olarak elimizin altýnda. MicroSoft ve IBM ev ve küçük ofis kullanýcýlarý için bir sistem tasarlarken, baþkalarý da boþ durmuyorlardý. Tarih dersi vermek deðil niyetim ama http://www.machine-room.org/ adresinde "charts" bir bir kýsým var, ( http://www.machine-room.org/charts.php ) gidip bir bakalým, ayný yýllarda ki patlamayý görelim, pek çok marka, model ve sistem (ve tabii ki kültürleri) zaman içinde yok olup gitti. Geriye içlerinden teknolojik olarak en kötüsü olan kaldý. Beni kýzýdýran bu, adamlar ticari olarak çok baþarýlýlar, ellerinden öpüyorum, tebrik ediyorum, kimse çürük mal satarak bu kadar ilerleyemezdi. Nasýl yaptýklarýný anlayamýyorum! Kendime de kýzýyorum! Bekli de gücün yanlýþ tarafýnda duruyorum :) :D


Zaten tartistigimiz konularda bence isin ticari boyutu ile direk baglantili. Ama sadece ticari kaygilar tasiyor bu sirketler gorusune katilmiyorum. Tamam belki bu ise gereginden fazla onem veriyorlar. Zaten halkin kullanimina sundugun noktada bir seyi, oyle yada boyle, kendin boyle bir amac gutmesen bile, pazar bu kadar buyuk oldugu icin ticari imkanlar dogacaktir. Bunu sen kullanmazsan zaten baskasi kullanir bugunki piyasanin dengelerini dusunup gercekci olursan. Opensource softwarede desktop kullanimi ticari olarak bana biraz musluman mahallesinde salyangoz satmaya calismak gibi geliyor. Cunku bu tarz software'leri piyasaya surenler piyasanin dengelerini gormezden gelip kendi idealleri veya kurallariyla bu yazilimi piyasaya suruyor. Bu idealler veya hedefler de genelde cogunlukla piyasanin durumu goz onune alinmadan olusuyor. Bunun icinde bu tur bir business modeliyle piyasaya surulmus bir yazilim ne kadar iyi ve fonksyonel olsa da tutulmuyor. Adamlarin isi business olmadigi icin sirketler birkac senede yok oluyor ve zaten zor bulunan destegi bulmak daha da zorlasiyor kullandigin program icin. Software isinde uzun sureli, guvenebilecegin bir destek ararsin. Mesela bir sonraki surumunu gorup goremeyecegini bilmedigi bir programi isveren iscilerine kolay kolay kullandirmaz. Bu programi ne kadar uzun sureli kullanirsa bir sirket bu programin kullaniminda o kadar profesyonellesir. Bir sonraki surumlere entegrasyon daha rahat olur vs... Daha bir suru artisi var bu olayin. Hemen hemen her firmada yazilim kullaniminda bu tur hesaplari yapiyordur. Bence en kotusu de kalmadi teknolojik olarak elimizde eski teknolojilerin. Sadece degisime uyum gosterip, saglam bir business modeli oturtabilen company'ler hayatta kalabildi. Zaten bu sektorde bir sirketin batmasi o kadar kolay ki. Istedigin kadar oncu ol, istedigin kadar bu isteki en iyi adamlari topla. Olmadi mi olmuyor. O kadar cok ornek var ki. Atari geliyor aklima mesela. Commadore geliyor, 3dfx var. Bunun icin MS'i suclayamazsin aksine kutlamalisin. Cunku bu sektorde 20-25 sene bu basariyi saglayip bu kadar buyumek herkesin harci degil. Obur firmalarin mallarinin ne kadar curuk oldugunu gorebilecek kadar direnemediler bu piyasada cunku onlarinda business modelleri curuktu. Oturup bunun icin 20 sene sonra hala dovunmenin de anlami oldugunu dusunmuyorum ben. Teknoloji olayi boyle. Bir seyi bin tane farkli yapma yontemi var. Hangisinin kotu, curuk, calinti oldugu da cogunlukla yoruma gore degisebiliyor.

oktaypocan' Alıntı:
Dikkat edersen herkese herþeyin textbook'u okutulsun demiyorum. Sözlerimi açayým; bir konu, birine anlatmak için yada bir daha kolay kullanýlýr hale getirmek için basitleþtirildiðinde özünü kaybeder demek istedim. Bilgi yalýndýr ve analoji "daima" yanlýþtýr demek istedim.
Analoji hatalýdýr deyip hemen analoji olayýna gireyim :) : Bir kukla tek bir ip ile de oynatýlýr ama hareketleri üzerindeki kontrollerimiz azdýr. 10 iple oynatýlan kuklanýn bir sürü eklemini oynatabiliriz ama beceri ister. Ben 10 ipli bir kukla istiyorum, belki baþta 10 ipi de tek elimle tutup basit hareketler yapacaðým ama sonra becerim artýnca beni sýnýrlayan þey olmayacak. Ayrýca kukla nasýl yapýldý onu da bilmek isterim, ayrýca kuklayý caným isterse söküp takmak, geliþtirmek de isterim. Benim kuklam deðil mi? Ýstediðimi yaparým! :)
Annelerimiz konusuna geleyim; onlar da bilgisayar kullansýnlar. Ben de elitist takýlmýyorum zaten. Pek bilgisayardan anlamayan ev hanýmlarý, sevgili annelerimiz için bilgisayar dünyasý daha tehlikeli olabiliyor. Zekice yazýlmýþ ve kendini koruyabilen ve geliþtiricilerin yamalarýný otomatik yükleyen sistemler onlar için daha iyi bir bilgisayar deneyimi demek. Kullanýcý dostu olmak demek bilgisayar meraklýlara düþman olmak demek olmasýn ama... Onlar basitce kullanýrken biz unstable versiyonunu "tweak" edebilelim. Örneðin Thunderbird ile okusunlar maillerini. Ne güzel, annem Outlook kullanýp adres defterini virüslere (örneðin mass mailerlara) açmasýn, herkese virüs saçmasýn. Hem kolay hem güvenli olabilir bir program.

Iyi de open source veya free software kullandiginda cogunlukla bu tectleri okumak zorunda kaliyorsun. Arti windows'da da opensource software bulmak mumkun. Zaten soyledigin yolda ilerledigini dusunuyorum ben MS'in. Mesela windows xp'nin versiyonlarina bak. Bunu belki daha da gelistirebilirler ve normal userlari daha da sinirlayabilirler. Senin benim gibi adamlara da her seyini rahatlikla tweak ve costumize edebilecegin bir versiyon piyasaya surebilirler ki vista icin bu tarz planlari oldugunu biliyorum MS'in.

oktaypocan' Alıntı:
32 MB lafýný nereden mý çýkardým? Firefox Myths baþlýklý sayfadan! Senin verdiðin link yani... Aynen kopyalýyorum;

Internet Explorer - Source
Minimum:
486 66 MHz CPU
16 MB - 32 MB of RAM *
8.7 MB - 12.7 MB of available hard disk space *

Bende eski ama hala çalýþan bir P133 var. IE5 çalýþtýrabiliyor ancak. Eðer denemeye deðer bulursan non-prospektif kör bir deney düzeneði kurarým hemen. (bilimsel konuþayým da kimse anlamasýýýýn :) ) Yani demek istiyorum ki, bir arkadaþ bulayým, 32 MB RAM'lý bir 486'ya (bu arada SX'mi DX'mi) Windows (95?, 98?, ME?) kurmasýný ve IE6 kurup çalýþtýrmasýný isteyeyim. Çalýþýp çalýþmayacaðý konusunda da hiçbir önyargý oluþturmadan sonuçlarý isteyeyim. Ben çalýþmaz diyorum ama, benimki önyargý ile biraz. Bu deneyde psikolojinin pek yeri yok ama temiz olsun :)

Bende bunu test edebilecegim bir sistem yok ama eger IE5 calisiyorsa IE6'nin calismamasi icin bir sebep yok. Bir de o sistemde mozilla'nin hangi surumu calisir bakmak lazim. Ben calisir diyorum cunku en bastada dedigim gibi resource'lar paylasiliyor sistemle. DX islemciler daha iyidir ve calisma sansi daha yuksek olur derim ben. Madem o kadar eski bir makinayi test icin kuracaksin 95 kullan.

oktaypocan' Alıntı:
Açýlýþ zamanlarý deneyi için nasýl bir yol izleyeceðimizi de tartýþalým, benim þu anda aklýmda bir metod yok. Süre saniyelerin altýnda olduðunda kronometre ile ekran baþýnda test yapýlamaz ama, orasý kesin.

Benim de aklima herhangi bir metod gelmiyor. Herhangi bir programla tasklar monitor edilip her programin yaptigi islemin, thread'lerin falan loglari tutulup bakilabilir belki.

oktaypocan' Alıntı:
Firefox'la Internet sayfalarýnda karþýlaþtýðýn hatalara dair cevabýmý Barýþ Mert'e cevaben yazdýðým mesajda verdim. Umarým IE dýþýndaki browserlar yaygýnlaþtýkça bu hatalar azalacak. Tasarýmcýlar diðer browserlarý da gözetecekler. Bu konuda IE'de bir geliþme beklemiyorum; yani IE geçmiþe yönelik uyum adýna yeni browserlarýnda eski hatalarýný tekrarlayacak. (Microsoft tarihi bu "backward compability" bataklýklarýyla doludur. Backslash de bunlardan biridir. Bu konu uzun merak eden varsa araþtýrsýn, yok ben araþtýramam sen söyle diyen varsa, yazarým seve seve :) )

Bu konuda da cok iyimsersin bence. Gerci daha bugun macromedia'nin linux icin hazirlamis flash'i yakinda piyasaya surecegine dair bir yazi okudum. Ama macromedia da gecenlerde okudugum bir habere gore apple tarafindan satin aliniyordu (apple konusunda yaniliyor olabilirim gerci). IE %85 gibi ezici bir cogunluk tarafindan kullaniliyor. Bu dunku rakkam falan da degil. Bugun sana linkini kopyaladigim yazida da bu rakkami gorebilirsin. Her sirketin veya yazilimin yuzlerce hatasi bulunabilir. Dedigim gibi, eger linux tabanli sistemler windows kadar yaygin kullanilsaydi ondaki hatalari da aynen senin siraladigin gibi siralayabilirdi herkes. Ama daha ayri bir partisyona kurulamayacak kadar flexible olamayan bir isletim sisteminden bahsediyoruz mesela. Takilacak o kadar cok sey var ki. Istersen hemen kurup bana aptalca gelen ya da eksik gordugum her seyi sana burada sayfalarca siralarim. Aslinda istesen de yapmam boyle gereksiz bir seyi. Ne ile karsilasicagimi az cok biliyorum zaten.


oktaypocan' Alıntı:
Sende de bendeki önyargýnýn tam tersi var galiba, ikimiz de denemeden, baþka tecrübelerimize dayanarak, çalýþýr veya çalýþmaz diyoruz. Yukardaki teklifim geçerli, tabi tekrar soruyorum DX'mi SX'mi?

Ben mantigimla dusunmeye calisiyorum. Yukarida da soyledigim gibi zaten resource'lar paylasildigi icin calismamasi icin hic bir neden goremiyorum. Herhangi bir onyargim oldugunu zannetmiyorum cunku defalarca kullanmayi gercekten istedigim bir sistem. Hala da arzum eski linuxte yapilan hatalarindan ders alinmis daha olgn bir platform gorebilmek. Zaten beni rahatsiz etmesi icin bir sebep yok ki. Piyasaya olumsuz herhangi bir etkisi olmuyor bu tar open source software'in falan.

oktaypocan' Alıntı:
Kendimi kandýrmýyorum, emin ol... %100 objektifim diye yalan da söyleyecek tiplerden deðilim ama...

DirectX büyük bir baþarýdýr. Kimse kötü demiyor zaten, OpenGL ve DirectX oyun piyasasýný ateþlediler. Fakat OpenGL ile yazýlan oyun sayýsý senin iddianin aksine artýyor. OpenGL programcý dostu bir API. Derinine inmedim henüz ama ufak tefek þeyler yazdým C++ ve OpenGL ile... Ayrýca Mesa libraryleri ile Linux üzerinde de daha iyi bir performans ile çalýþtýklarýný gördüm. SGI gibi bir dev varken OpenGL kolay kolay ölmez. Gerçi SGI þu günlerde tahtýný i386 Linuxlara kaptýrýyor ama hala en iyi compositing ve editing araçlarý SGI iþistasyonlarýnda çalýþýyor.

Iste gecen postlardan birinde bahsettigim firmada bu SGI'lardan 4 tane vardi. Her biri buz dolabi buyuklugunde. O zaman tanesi 4 veya 6 milyon dolar gibi bir fiyat vermislerdi o sistem icin. Makinalarin around the clock ekibi var, yani oksurse doktoru yaninda. Biz ise kici kirik 500 dolarlik sistemden bahsediyoruz. OpenGL'nin olup olmeyecegini Vista cikinca gorecegiz. Lakin openGL'yi anca yeni dx10 uzerinden emulasyon yontemi ile calistirabileceksin anladigim kadariyla. Yani performans yerlerde surunecek. OpenGL destekleyen oyunlar konusunda da yanildigini dusunuyorum. Ama bu konuda herhangi bir istatistigi okumuslugum yok sadece kendi gozlemlerimle konusuyorum.

oktaypocan' Alıntı:
Adamlardaki birikim kimsede yok lafýný kesinlikle kabul etmiyorum. Bilinen en geniþ yazýlým ve dökümantasyon arþivi Linux üzerinedir. Þu an notebookumda yüklü olan Debian GNU/Linux Sarge 20.000'e yakýn paketle yani 20.000 çeþit yazýlým ve onlara ait dökümantasyon ile geliyor. Free software dünyasý döküman birikimin en çok olduðu ve ücretsiz ulaþýlabildiði bir dünya... Þüphesiz Microsoft'un da çok kýymetli bilgileri var, özellikler arabirim kontrolü, hardware detection, grafik programlama gibi alanlarda harikalar yarattýklarý kesin (Ne dedim ben? :) ). Þaka yapmýyorum, dalga geçmiyorum, bu konularda iyiler. Yazým denetimi konusunda, örneðin Türkçe yazým denetimi konusunda da çok iyi bir bilgi birikimleri var... Katýldýðým bir Open Office seminerinde yazým denetimi konusunda Microsoft takdir ve taltif edilmiþti. Bana pek sýk lazým olmuyordu ama böyle þeyler gerekli ve Linux kullananlar da yakýnda bunlara kavuþacak.

Cok bilgi ile kaliteli bilgi arasindaki farki herhalde sana aciklamama gerek yok. Ben bu olayi boyle goruyorum. Linux destegi saka gibi. Ve gercek anlamda bir destek bekliyorsan belli firmalara para odemelisin. Bu dokumanlarin hic biri de ucretsiz degil. Tabi ayni bilgiye farkli yollardan ulasmakta mumkun. Ama bu dokumanin ne kadar ogretici ve bilgilendirici olacagi o dokumani yazan adamin insafina kalmis. Cogu duzensiz ve birbirinden cok kopuk kopuk ve arkasinda cok saglam bilgi birikimi olmadan kolayca anlayamayacagin dokumanlar bunlar. Onun icin bu bence artidan cok bir eksi ve normal bir kullanicinin linux'u kullanmamasinin en buyuk nedenlerinden biri bence. Normal bir kullaniciyi korkutuyor linux. Bu da cok normal. Daha once de dedigim gibi, benim bile linux kurarken bilgi deryasinda kayboldugum cok oluyor. Bir de ADHD'im tutmussa yandim o an....

oktaypocan' Alıntı:
Linux geliþtiricileri hardware detection ve arabirim kontrollerini de büyük ölçüde hallettiler. Hatta ayný kodlar Windows'a da port edildi ve bu API'leri "free" olarak kullanýyorum artýk.
DOS'ta win yazma olayýna gelelim... En eski Windows'lar task switcherlardý.. Yani multitasking yapamazlardý. DOS'a giydirilmiþ elbise derdim ben onlara... Amiga'nýn parmaðýnýn ucunda oynattýðý onlarca programa karþý iþlemci hýzý neredeyse iki kat olan PC/AT sistemler tek task çalýþtýrýrdýr. Sonradan Win95 ile geldi preemptive multitasking. Tabi DOS için yazýlan onca program göz ardý edilemezdi ve MS-DOS'un bir versiyonu da Win95 ile geliyordu. Sonra XP ile (98 ve ME devrim deðildir) bir yenilik oldu ve MS, BSD kernelini çaldý. Yamultulmuþ BSD kerneli üzerinde çalýþan VM'ler MS-DOS emulasyonudu artýk. Eskiden MS-DOS pencereleri 32-bit Pentium prosesörür üzerinde emüle edilen 16 bit adres space'i olan 8086 üzerinde çalýþan virtual machine'lerdi. Intel'in bu tuhaf VM teknolojisi Win9X'ler için bir geriye uyumluluk imkaný saðladý. (Ayrýntýlý bilgi için Tanenbaum'un Operating Systems kitabý 41 sayfaya bakýn. Ben bakamam diyorsanýz, yöneticiler izin verirse o sayfasý scan eder koyarým buraya, kopirayt felan çiðnemeyeyim )

Lafý uzattým pardon, topluyorum, 95, 98 ve ME hibrid sistemlerdi. Bu nedenle MS-DOS sevenler, sevdikleri yerlere dönebiliyorlardý. Fakat XP ile durum deðiþti. Artýk MS-DOS felan yok, kusura bakma Tonguc, çalýntý BSD kerneli var; beðenirsen... MS bugün seni buraya götürmek istemiþ. Geldin iþte mutlu ol :)

Bunlari zaten cok iyi biliyorum ve farkindayim. Yanliz amiga'dan cokta reset attigim makina yok gibi bisiydir. Belki 95-98'i de resetlemisimdir o kadar. Dosta sorun yasamazdim ama fazla. Zaten PC/AT sistemlere gore daha basit makinalardi Amiga'lar. Bir de PC/AT sistemlerin toplama olayini atliyorsun. Seri uretilen ve icindeki herseyin standart oldugu ve bu hardware icin yazilmis bir sistemle, bin tane farkli parcadan olusabilecek bir sistem ve bunlarin hepsinde calismasi icin dizayn edilmis bir OS'den bahsediyorsun. Cok farkli. Bir de OS'i hardware'i ureten firma kendi gelistiriyor. Bir de apple'in eski OS'i sanki AOS'ten yurutulmus gibi gelir bana hep. Microsoft'ta Apple'dan epey caldi. Evet zaten soyledigim de o, calinti BSD karnelini kendi sistemlerine harika entegre etmisler.



oktaypocan' Alıntı:
Hangi linux? Hangi compiler? Nasýl yavaþ? Neyle neyi karþýlaþtýrýyoruz? "Ben C'de yada C++'da bir kod yazdým, bu kodu her iki platformun derleyicilerinde de deðiþtirmeden compile ettim. Ýþleyiþ sürelerini zaman fonsiyonlarý ile tespit ettim" diyorsan verileri ve kodu görelim. Yok bana gör yavaþ diyorsan, hiç bir deðeri yok bu bilginin...

gcc ile lcc arasýnda a.out'larý performans farkýndan konuþalým, mingw ile gcc'yi karþýlaþtýralým, ne istersen yapalým ama "linux'un her bakimdan daha yavas calistigini goruyorum" cümlesinin altýný bir þekilde dolduralým.

Ayrýca "Uyum sorunlarý" ne demek? "Optimizasyon zaten hak getire." ne demek?

Bu konularý bi açalým havada kalmasýn.

(Anlamak adýna soruyorum, kýzdýrmak için deðil, amacým seni kýzdýrmak olsaydý saatlerce bu yazýlarý yazmazdým inan.)

Bunu yazarken kafamdaki optimizasyon hardware icin kullanilan driverlarin falan optimizasyonuydu. En basta kullandigim hardware yavas calisiyor ve bu driverlar icin yazilan kod optimized degil. Birak kullandigim software'i. Bunu da ben tespit etmedim. Yine bununla ilgili bir suru karsilastirma okudum ve benim kendi tecrubelerim de bu yonde oldu. Ha 15 senedir bilgisayar toplayan bir adamin tecrubesi fazla olmaz abicim, gotunden uyduruyorsun, nasil anlayabilirsin farki diyorsan eyvallah derim. Cunku bunu bana kanitla dersen test olayina girmek icin linux falan kurup karsilastirma yapamam. Linux'un denedigim surumleri Debian, gentoo, mandrake, redhat ve suse. Knoppix'i de ayri olarak denedim ve ara ara indirip yeni surumlerine bakarim. Nede olsa cd'den direk boot edebiliyorsun.


oktaypocan' Alıntı:
Sevgili dual Xeon workstatiom'un doðuþtan yavaþ açýlýr. POST yani power on self test yavaþ... Makina neyi var neyi yoksa on kere baþtan sonra denetliyor. Windows ayarlarý ile alakasý yok... Kurulum ile de alakasý yok... Harddisk, CDROM vs. takmadan boot edip sadece BIOS ayarlarýna girmek istesemde yavaþ açýlýr. Makina nasýl konfigüre edilir biraz biliyorum. Bu arkadaþ geç baþlayýp sonradan açýlan cinsten :)
Linux kurma ile harcadýðým zamaný aþaðýda tartýþalým.... Tekrar olucak zira...

Bu konuda yorum yapamam sistemi gormeden. Hakli olabilirsin bu konuda. Ama eger uretici firma koyduysa bu opsiyonlari bu detection'lari cogunlukla iptal edebilirsin. Ta da onceden tanitirsin ve makinda POST sirasinda direk o hardware'i tanittigin adreslerde arar falan. Ama dedigim gibi BIOS opsiyonlarina falan bagli bir olay bu. Motherboard ve hatta BIOS versiyonuna gore degisebiliyor bunlar.

oktaypocan' Alıntı:
Þimdi yanlýþ anlaþýlan þu; annemiz buglistlere girmeyecek, geliþtiriciler girecek. Ne yapacaklar girip? Bakacaklar ki hata var! Aman deyip düzeltecekler, annemizin ruhu duymadan kullandýðý program Internet üzerinden update olacak... Ama olur ya annemiz biraz sýra dýþý, girip kendi de görebilecek, önlemini alacak, hatta anne kernel hacker! ne yapacak hemen kernel patch yazacak. Herþey anneler için! Anne kutsaldýr, üzmeyelim, yazýlýmlar da üzmesin! Öyle deðil mi?

Kýsaca özetleyelim; bir programda hata varsa, bu tespit edildiðinde programýn web sitesinde ve geliþtirici sitelerinde duyurulur, o programla ilgilenen programcýlar hemen harekete geçerler, zaten CVS üzerinde çalýþýyorlardýr, hatayý düzeltir tekrar duyururlar, eðer live update edilebiliyorsa o an tüm kullanýcýlara update ulaþýr (elektrik varsa, fiþ takýlýysa, bilgisayar açýksa, türktelekom yoksa, program çalýþyorsa, "update et beni baby!" seçeneði enabled ise...). Bugzilla gibi sistemlere bir göz atýn, ne demek istediðimi çok iyi anlayacaksýnýz.

Fakat bugun hala bug listlere falan girip detaylari okumak zorundasin linux veya herhangi bir free software kullandiginda. Tamam bazi programlarin otomatik update gibi olaylari falan oluyor ama yanlis giden bir suru sey olabiliyor bu tarz olaylarda. MS bu isi yeterince iyi yapamiyor belki ama bence dogru yoldalar ve kendini linux'ten cok daha rahat koruyabiliyorsun XP ile.


oktaypocan' Alıntı:
"Librarylerin paylaþýlmasý riski arttýrýyor" demek, Windows komple hatalý bir sistem demektir.... Emin misin bu lafýndan? Mesela ben ve Mr. Smith ayný gazeteyi okusak, sonra Mr. Smith'e saðlam bi stroke gelse, ben de mi ölücem? Ayný kaynaðý paylaþan programlar neden ayný kaderi paylaþsýn. Ýþletim sistemi yok mu? Kullanýlan kaynaklarý paylaþtýrmýyor mu? Yönetici uyuyor mu? Yok artýk!

Ben windows hatali degil demedim ki zaten. Fakat bunun basit cozumu de oldugunu sana yazdim. Bir de normal bir kullaniciyi etkilemiyor ki bu genelde. Mr. Smith ile gazeteyi okuyup outrdugun ortamin oksijen kaynagi kesilirse ikinzde olursunuz mesela. Desktop'tan direk browsing yapabilmek istiyorsan, browser'dan da direk ayni programi kullanip explorer'a gecis yapmak istiyorsan bu programlarin bazi seyleri ortak kullanmasi gerekir. Mr Smith ile oturdugun odada tek bir gazete oldugunu dusunup, ikinizin bunu paylastigini dusunursen. Ve mr smith'i odadan cikardigiklarini ve o gazeteyi de birlikte goturduklerini dusun. O arada sen gazetede bir hikaye okuyorsun. Sonunda bir bakiyorsun, devami 2. sayfada. Oysa ikinci sayfa mr. smith ile gitti. Sen ise o okudugun okuma process'ini bitiremiyorsun. Bu bence daha mantikli bir ornek. Mr smith ile birsey paylasman sart.



oktaypocan' Alıntı:
Ýddia edilmez, belgelenir genelde. Ben de bi tablo gönderdim, yukarda var linki... Sence sorun yoksa devam et kullanmaya, demek ki IE psiþik ki ben oturunca baþýna, anlayýp yapýyo numarasýný...

Bununla ilgili bilgiyi bir onceki mesajimda bulabilirsin.

oktaypocan' Alıntı:
Eski aylarý da bozup yýldýz yapýyorlar, Konyalýyým diye bana Nasrettin Hoca esprisi mi yapýyorsun?

Ciddi ciddi yazmistim oysa ki. Neyse boylece konyali oldugunu da ogrendim. 8)

oktaypocan' Alıntı:
Directx'e olan duygularýmý yazmýþtým. Adam akýllý API'leri hep sevdim. MS ile NVidia/ATI arasýnda neden iletiþim kopukluðu olsun. Hep iþbirliði yaptýlar bilidiðim kadarýyla (Windows logosu), bu da verimli oldu, kartlar da, API'ler de canavar... Benim buna bi lafým yok ki. Tabi komþuda piþer bize de düþer; linkleri verdim yukarda, driverlar yýllardýr var... Biz ne kullanýyoruz sanýyorsun yýllardýr. Free Software olmadýklarý için Debian GNU/Linux ile gelemez bu driverlar, biz de gibip indiririz ati.com ve nvidia.com'dan... Aman Stallman duymasýn... Gitti sistemin komple free'liði! :)

Windows logosu isbirliginin gostergesi degil ki. Alinan parcanin windows ile calisacaginin gostergesi. Birlikte calistiklari dogru ama letisim bozuklugu oldugu da dogru. Bunun sebepleri ise Nvidia ve ATI arasindaki rekabet. Nvidia'nin xbox uzerinde calisirken ATI'nin de xbox360 uzerinde calisirken firsattan istifade birbirlerinin bir adim onun gecme meraklari.

oktaypocan' Alıntı:
Olayý biraz açayým; siteyi yaparken IE ile test ettik... Ta ki transparan png'lerin üzerine yazý gelene kadar herþey yolundaydý... Sonra IE yazý gelen yerlerde tüm png'yi opak yaptý... Tasarým çöpe kaçtý.

Tabii senin bir komut dediðin align gibi komutlarsa önemsememek gerek... Mesela ben þimdi mutfaða çay dökmek için gidicem, ve "tezgah"ýn "önünde" "tam" "ortada" durucam... Eðer IE'de yaþasaydýk mutfaða doðru çýktýðým yolculuk, Kanada'da kahve içerken bitebilirdi.... Batýnýn kuzeyi anlamýþ IE... fena mý kahve içeriz beraber! :)


Ben de sana kullandigim her programin birkac eksikligini cikartip soylerim. Alternatiflerini kullanirim ama onlarda da baska sorunlar olur vs... Bu boyle devam eder. Bu ise basladigim gunden beri %100 her seyinden memnun oldugum bir software gecmedi elime. Cok buyuk konusmayayim, belki olmustur ama su an hatirlamiyorum. Her programda bir eksiklik bulmak mumkun. Tamam bazilarinda bu eksiklikler cok aptalca olabiliyor, ama genelde bir sonraki surumde duzelmis oluyro bu hatalar. Kahve seven bir insan degilim ama kolamizi icip eskilerden bir lucas arts adventure oynayabiliriz...


okaypocan' Alıntı:
Hmmm... Open source ve free software farklý þeyler... Bir araþtýr (yok ben araþtýrmam dersen ben yine söylerim, bu post çoook uzadý þimdiden).

Free software bir programýn dokümanýna nasýl ulaþýcaz?

shell'de "man komut_adi" yazicaz. Manuel gelicek...
örneðin: "man vi" yada "man tar" (hehe... hep bu örneði vermek istemiþimdir.) (bir programýn bir den fazma manueli olur, kullanýcýya porgramcýya vs...)

baþka... "komut_adi --help" yazýcaz "vi --help" yada "tar --help" gibi

baþka... programýn sitesine gidecez bi zahmet. HTML, PDF, hatta bazen chm olarak karþýmýza çýkacak bilgi...

baþka... haber gruplarý, forumlar, üçüncü sahýþlarýn makaleleri

baþka... konuyu bilen eþ dost...

baþka... doðrudan geliþtiriciye mail atmak (extrem bir hadiseyle)

baþka... rüyada görmek, ilham olunmasý... (yaaaaa.... "what is the matrix?" diye gezersin sonra)

Bunlarin hic birini annemin yapabilecegini sanmiyorum.... :lol:


oktaypocan' Alıntı:
Linux'u kurmam bir haftamý alýyor. Komple bir sistemden bahsediyorum. Base sistem 5 dakikada bitiyor tabii... Bir haftada ne kuruyosun diyen varsa cevap veririm, ama bu postta deðil. Kurmam bir hafta sürüyorsa yazmamda biraz sürer heralde... Ama temel olarak sunu söyleyeyim.... Büyük ölçüde unstable ve testing'e geçiyorum. DVD çalmak için bile bir sürü þey indirip kuruyorum. Region kodu bile dert mesela, böyle onlarca þey... Dependencylerle boðuþup ben kazanýyorum... Sonra týkýr týkýr çalýþýyor... Bugünler de yeniden kurucam, harddisk deðiþtiriyorum. Macera ve heyecan!

Eh kendin durustce anlatmissin zaten iste. Bir yorum yapma geregi duymuyorum.


oktaypocan' Alıntı:
Çokta sinirli biri deðilim aslýnda, yüz yüze konuþmuyor olmamýz, yanlýþ anlamalara neden oluyor.

Haklisin. yuz yuze olmayinca zor ama MS'e karsi bir sinir ve onyargiyi hissediyorum. Kendin de yer yer soyluyorsun zaten.

oktaypocan' Alıntı:
Open Source? hý... Opeeen Sourceeee!!!

Open source so I walk inside
Close my eyes
Find my place to hide
And I shake as I take it in
Let the show begin

Open my eyes
Just to have them close again
Well on my way, yeah
But on my way to where I've been

It swallows me
As it takes me in its fog
I twist away
As I give this world a nod

:)

Ben mi yanlis biliyorum yoksa linux opensource degil mi?

Aggravation, fuelin' me,
Money powered, hypocracy.
I have no feelings, you're much the same.
We have no feelings, we feel no pain!

I am numb to all I see,
This the way it has to be,
Gone is hope, gone is need,
I know! stone don't bleed.

What's it worth? if I die.
What's the reason? they all cry.
I have no feelings, too much the same,
Not my problem, I feel no blame.

We are blind and we are cold,
We're afraid of growing old.
We are numb to all we see,
Nothing sacred.

Backs turned to madness, (yeah..)
Backs to misery and I put the,
Brush to the canvas! (canvas!)
An' paint a world!
Paint my world of:

Hurt!

World of hurt. Of hurt. (vamp)

We are blind and we are cold,
Still afraid of growing old.
We are numb to all we see,
Nothing sacred.
 
Ya arkadaşlar biraz uzun uzun cümleler kurarak hararetli bir konuşma yaşanmış burada emin olun bunu elbet okucam görünce şaşırdım. :shock: sadece arkadaşın öneri almak istediği konuya gelince ben spysweeper ı öneririrm bilgisayarımı birkeresinde hayatını kurtarmıştı formattan kurtardı ve çok memnun kaldım ama şimdi hiç program kullanmıyorum girdiğim sitelere dikkat ediyorum hiç bir sorun çıkmadı ama belkide içeride kimbilir neler dönüyodur.şimdilik bişey gözükmüyor yine onu kurarım olsa da.Herkese iyi günler dilerim şu başlığı ben baştan bi okuyayım bide.
 
yazılanların uzunluğunu görünce direk üşendim hepsini okumaya, ancak ben makinanın şişmesini bu tür spylardan gereksiz registerlardan kurtarmak ve çökmesini engellemek için yaklaşık 2 yıldır güvenlik kartı diye bir kart kullanıyorum. makinanın pci slotuna takıyorsun sonra harddiskinizi iki partitiona bölüyor kendi (örneğin c: ve d: olsun) ve c:deki bilgilerinizi sabitliyor, ilerki bir zamanda c partitiondaki sisteminiz çöktü yada virüs bulaştı yada makina şişmeye başladı, dosya silindi vs.. makinayı açarken f3 tuşuna basıyorsunuz ilk sabitlediğiniz ayarlara geri dönüyor. sildiğiniz dosyada yerine geliyor, makinaya format dahi atsanız geri döndürebiliyorsunuz, nası yaptığını sormayın anlatması uzun, david coperfield cinsi bir kart kısaca :) daha detaylı bilgi için aşağıdaki linki okuyabilirsiniz.

http://www.bekdata.com/tr/cozum/urun.php?id=71
 
roni aran' Alıntı:
bu kart yedekleme yaparken sistemi agırlastırmıyormu.agırlastırır gibime geliyor..

yok hayır hiçbir yavaşlatma söz konusu değil, sistemi geriye döndürmeniz bile en fazla 3-4 sn nizi alıyor, yanlız harddiskinizde toplam bilginin %2 si kadar bir alanı NTFS dosyalarını kopyalamak için saklıyor. o yüzden bilgileri birebir yedeklemiyor, zaten yedekleseydi o bilgi kadar bir alanı harddiskinizde ayırmanız gerekecekti, yani serverlardaki raid mantığı yada miror mantığı gibi bir durum yoko yüzden dataları yazma okuma hızı falan gibi birşey söz konusu değil, baktım makina şişiyor arada bir eski haline döndürüyorum
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst