[Eski] Şarkıcılarda Türkçe'yi kullanma sorunu

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Şöyle özetleyebilirim. İnsanlar anlasın diye Türkçe'ye çevrilmiş bir La Traviata dinlemiştim eskiden. Mesela buna da karşıyım. Tam kaş yaparken göz çıkarma durumu. Karşı olma sebebim yine aynı. Ne dedikleri anlaşılmıyor yine.

Tek derdim bu. Çok mu zor yahu?
 
Hakan Kurşun bildiğim kadarıyla Almanya doğumludur ve Türkçesi de yapmacık bozuk değildir, gerçekten öyledir. Aynı olay ben Mavi Sakal'dayken Kaan Altan'da da vardı. Kaan da doğumundan beri çocukluğunu Almanya'da geçirdiğinden Türkçe ifadelerindeki gariplik yazdığı şarkı sözlerine yansırdı. Nedense konuşmada pek farkedilmeyen ama sıra şarkı sözü yazmaya geldiğinde ortaya çıkan detaylar bunlar. Kürt kökenli vatandaşların Türkçe şarkı söylerken o meşhur arabesk nnnnağmeleriyle dilin vurgularını yerle bir etmesi gibi birşey.
 
Benim fikrim de Nurkan ile aynı doğrultuda. Bu bir tarz değil, bu bir özür bence. İnsanlar bu şekilde söyleyen kişileri şahsen tanımak zorunda değiller ki onların aslında doğruyu okuyabildiği halde bir fark yaratmak adına böyle bir şey yaptığını düşünebilsin. Ki irdelenirse genelde de final böyle olmadıkları ile son bulur. Bu biraz da kaliteli beste yapamayan bazı bestecilerin "halk anlamaz, onun anlayacağını yapıyorum" demeye benziyor. Yani işin kolay yolu. Ama aslında tüm seviye bu ve sığ gibi.

Benzer örnek de bu forumda yaşanıyor ve aynı zamanda da bir kural zaten. "Slm, NBR, walla" vb. gibi ifadelerle yapılan yapılan bir yazışma da tarz diye yutturulmaya çalışılabilir, ama hepimiz biliyoruz ki bu bir seviyedir. Doğal olarak bu forumda kalmayı tercih etmiş birçok kişinin Nurkan gibi düşüncelerinin, isteklerinin olması çok normal bence ve bu forum da bunu dile getirmek için çok doğru bir yer...
 
ben, san hocam sayesinde onlarca Turkce opera izledim.zamaninda kendisinin oynadiklari :)) kotu diyemem belki de hocam oynadi diye :)) ama orjinal dilde her zaman icin daha iyi tabii ki.Nurkan abi, ne dedikleri anlasilmiyor demissin, cogunluka recitatiflerde oyle gerci yaridan fazla da recitatif oldugu dusunulurse baya vahim bir durum.
 
operalarda söylenilenlerin anlaşılmamasının temelde 3 sebebi var.

1-Teknik yanlışlıklar. Doğrudan yanlış ses tekniğiyle söylemekten kaynaklanır.

2-1. madde ile bağlantılı olarak yyanlış artikülasyon.

3-Sesin daha fazla gidebilmesi için vokallerin uzun konsonantların kısa tutulması.

İtalyanca 3. maddedeki problemden nispeten en az etkilenen dildir. Zira kelimeler kısa ve vokal ağırlıklıdır. Rusçanın halini varın siz düşünün. Türkçe de aralarda bir yerlerde.
 
Beni yanýna almak istemeyebilirsin, çünkü maalesef ileri derecede bir müzik akademisyeniyim :D
Niye maðlesef olsun ki?
Ben seni niye yanýma almak istemeyim senin fikirlerin benim için önemli buna emin olabilirsin.Ama her müzisyeninde her insanýn olduðu gibi bir hayata bakýþý ve olaylarý deðiþik algýlama þekli/kapasitesi/geniþliði var.
Hendrix'in devrimi ile 2 kelimeyi bir araya getirememek farklý.
Ben öyle düþünmüyorum sonuçta müzikte yapýlan her yenilik çalýþmasýný destekliyorum.
Bak yine baþa dönüyorum.
"Neyi nasýl yaptýðýnýn farkýnda ol"
"Herzaman farklý olan yeni farkýndalýklarýn farkýna vardýrýr."
Ufak bi kývýlcým bi ormaný yakabilir.Önemli olan ucu açýk bir denizde boðulmamak/saçmalamamak , nasýl yüzüleceðini bilmek vs.. :)
Konu tutuculuk ya da ilericilik deðil, lisan kullanýmý.
Konu müzik olunca lisan felan hikaye gibi geliyor bana.Ben týnýlara bakarým.Aslýnda çok uzun uzun felsefik bir konu.Okadar yazýlacak çizilecek þey varki ama 1 cümle söylemek istiyorum.
Unutmayýnki gerçek hayatta müzik yoktur. :lol:
Ha Baran, ilk albümünü yayýnladýðýn zaman haberimiz olsun. Ýsteyen dinler diyebilecekmisin çok merak ediyorum. Ýyi düþün.
Eðer ticari bir albüm peþindeysem hiç merak etme butarz deliliklere hiç girmem.Aný takip ederim.Ama bu lisan sorunu dediðiniz þey tutarsa ozaman baþka.
Konu da albüm yapmak deðil aslýnda buralara nasýl geldik ki.Konu müzik.Her müzisyen albüm yapmak zorunda deðildir.

Þöyle özetleyebilirim. Ýnsanlar anlasýn diye Türkçe'ye çevrilmiþ bir La Traviata dinlemiþtim eskiden. Mesela buna da karþýyým. Tam kaþ yaparken göz çýkarma durumu. Karþý olma sebebim yine ayný. Ne dedikleri anlaþýlmýyor yine.

Tek derdim bu. Çok mu zor yahu?
Þimdi dinleme diycem ama ne desemki nurkan. :roll: Sonuçta her yapýlan eseri beðenmek zorunda da deðiliz.Belki seni lisan deðilde týnýlar rahatsýz etmiþtir.Ama ileri derecedeki bir akademisyene "Sana þurasý ters gelmiþtir" demekte nekadar doðrudur bilemem. :idea:

Unutmadan þunuda ekleme ihtiyacý duydum.
Dikkat edin. Ben herkes ayný þekilde aðýzýnda geveleyerek þarký söylesin demiyorum. 8)
 
ha bu arada aslında anlaşılabilir şekilde Türkçe opera aryası söylemek de mümkün. Fakat operaların Türkçeye çevrilmesi görgüsüzlük. zira ortada bir sanat eseri var ve bunu modifiye etmiş oluyorsunuz. öte yanda operalarda sahnenin üst kısmında gerçek zamanlı çeviri yapılıyor ışıklı harflerle AKM de var mesela ki bence bu en iyi çözüm. siz bibirinizi yerken ben de biraz genel bilgi vereyim :)
 
BrN' Alıntı:
R.R.R' Alıntı:
Türkçe sözle yapılmış şarkıların özenle sunulması gerekiyor. Madem sözler Türkçe sırf öyle uygun görüldüğü için, daha orjinal dursun diye dilin yapısını bozmaya kimin ne hakkı var?
Hadi hep beraber insan hakları mahkemesine gidelim :D
Arkadaşlar bırakın şu geyiği Allah aşkına 8)

Sevgiler..

Dilin korunmasını "geyik" olarak görüyorsan daha ne diyebilirim ki :)
Ben oldukça samimi bir biçimde yazmıştım oysa o cümleleri...Bahsi geçen mevzu müzik değildir, dilin yozlaşması ne zamandan beri yenilik oldu anlamıyorum. Kendi dilimizi korumaya çalışmak mı yobazlık yoksa yozlaşmaya yol açmanın, prim vermenin tam da kendisi mi?

Çalışmak için ülkemize gelen yabancıların bizden daha iyi Türkçe konuştuğunu ve bizden daha çok özen gösterdiğini bilmek aynayı kendimize çevirip biraz düşünmemizi gerektirmiyor mu?

Fark eğer buysa ben diğer "farkındalıkların" farkına varmak istemiyorum.

Bu mu yani müzikteki son çığır açan yaratıcılığımız


:cry:
 
çek dilinin zorlukları yüzünden türkçe oynandı. almanca oynanacaktı fakat almanca da orjinal dil olmadığı için bari türkçe oynansın dendi. bildiğim kadarıyla istisnai bir durum. AKM de operalar orjinal dilde oynanıyor.
 
Şimdi dinleme diycem ama ne desemki nurkan.

İnsanlara bilet satıp bir odaya tıkıyorsan, çok fazla mesuliyet altına girmiş olursun. O dakika itibari ile bana kulağıma pamuk tıkamak ya da o mekanı terketmek kalır.

Nezaket bildiğim için ikincisini yapmam. Birincisi ise, lüzumsuz çabanın ne olduğunu öğrenmem içindir.

Doğru konuşalım ki, doğru anlaşılsın.

weya boshwerlimmde takılalım1az....

progresif ilerici tutucu ben :p

Neyse abi, gelişine vuralım...

yaw neise bilmiom :p

(Modlar, mesaj içeriğini silmeyin lütfen)
 
Bugün bir ara DreamTV' ye göz atıyordum televizyonda, sadece türk gruplarının şarkılarını çalıyorlardı. Annem de salondaydı, bir ara kafasını kaldırdı Vega' nın "alışamadım yokluğuna" parçası çalarken. "Bu Türkçe' mi?" diye sordu. Ekranın köşesinde programın ismi yazıyordu, "yalnızca Türkçe" gibi bir şey olacak. Onu görünce anlamış parçanın Türkçe olabileceğini.

Diyeceksin, sözleri anlaşılsa ne olacak anlaşılmasa ne olacak. Tabi ki, "alışamadım yokluğuna" temasının ötesine geçemeyen grupların bence de nasıl söylediği önemli değil pek. :) (Vega' nın bazı parçalarını severim ama geyik işleri olduğu da kesin)

Müzik deneyden ibaret değil, bu bir deneyse bile önceden yapılmış ve sonucu bilinen bir deney. Yeniliktir farklı tatlardır ayağına kimse beni yemeye çalışmasın lütfen. :)
 
Konuyu açan arkadaşa helal olsun çok güzel değinmiş.

Ulan ayıptır katlediyolar türkçeyi .
Adam gibi türkçe konuşsunlar.

Ha illağa ki de konuştukları gibi söylmeyecek kimse. Ama ne o yamru yumru hevuua huvvuua tövbe.
 
Awakeone'a dibine kadar katılıyorum.

Bu geyiği inatla sürdüren ben, 2 sene önce, hala hayatta olan, çok sevdiğim arkadaşım, hocam, New York'lu besteci Ken Valitsky ile yaptığımız konserler ve kayıtları hatırladım.

İngilizce metni Amerikan aksanıyla, iyi İngilizce bilen bir arkadaşımıza söyletene kadar bir tarafımız çatladı. Tek derdimiz, o metnin anlaşılır olmasıydı çünkü. Ha, müzik yenimiydi diye sorarsanız, evet, bayağı tazeydi yani :) Tutuculuktan eser yoktu içinde.

Ken, bana herhangi bir okulda öğrenebileceğimin 100 katını öğretti. Özellikle "yeni" ve "özgün" olma konularında. Dolayısı ile, bu çerçevede kendimce eksik kalmış bir yanım yok. Tabii bu dersin içinde araştırmak ve anlamak da vardı. Ha, bir de meseleyi kestirip atmamak. Akademiler sadece yeni, ileri görüşlü müzisyenlerin yolunu kesmek için kurulmuş binalar değiller.

Lisan zehirli şeydir. İfade gücünün gelişip, kesinleşmesi için biraz özen gösterilmek ister. Edip Cansever okumuş, sevmiş birine "yaw nie bize şöle bishi tawsiye ediosunuz" derseniz, alacağınız cevap elbette sert ve köşeli olacaktır:

Bu mu yani müzikteki son çığır açan yaratıcılığımız

Yani o cevap buna benzeyecektir ihtimal... Bence çok yerinde, hiç birşey eklemeye gerek yok...

Yenilik deformasyon değildir. Ama deformasyon yenilik hiç değildir. Her türlü ağızda laf geveleme de ancak kötü bir huydur kanımca. :wink: :)

Kimlik arayışlarını daha aydınlık bir ortamda sürdürmek gerek. Özgün olmak isteyene ışık tutan çok. Ama bu çağda, "ben eşkenar yamuk tekerlek icat ettim" diye sahneye çıkmak da hiç akıl karı değil bence.

Ne dendiğini anlamak isteyen, şarkıcıları çok seven, tutucu, bırakmayıcı Nurkan. :D

veya,

Dil işlevseldir ne kadar eskiden icat edilmiş olsa da, gelin el ele verip b*kunu çıkartmayalım diyen Nurkan :)
 
Ne dendiðini anlamak isteyen, þarkýcýlarý çok seven, tutucu, býrakmayýcý Nurkan.

veya,

Dil iþlevseldir ne kadar eskiden icat edilmiþ olsa da, gelin el ele verip b*kunu çýkartmayalým diyen Nurkan

Yürü be Nurkan :D
 
Ahaeheheh abi yarıldım. :lol:

Hem illa ki vokalde farklı olunacaksa ve laflar anlaşılmayacaksa, kelimelerin sınırlayıcılığını da aşsın vokalist, Türkçe yapmasın scat singing yapsın kardeşim, değil mi yani? :wink:
 
benim kişisel fikrim

bu yeni çıkan ve baya tutan emre aydın gibi duygu sömürüsü ses yorumu acı çeker gibi ve buna ek olarak r lerin yutulması gereiğinden fazla yumuşak söyleme ve konuşma biçimi popüler kütlrürün yarattığı özentilikten başka birşey değildir..

hele ki bu tarz güzel giyinimli ve görüntülü iq su 3.5 ila 4 arası olan kızlar arasında "ay ceanımmmmmmmm,şekeeeeeeeeeer kıyamaaaaaaaaam çok duygusaaaaaaaaal" tarzında tepkilere yol açıoyrsa kişi bununla prim yaptığını farkedip olayı abartır.. ve "fealan yeani moruk yea" triplerinde seri üretim karakterler ortaya çıkmasına yol açar...

eğer vokal yapılıyorsa ingilizce konuşur gibi değil r ler harfler tek tek anlaşılmalı barış manço erkin koray cem karaca da batıdan gelen bu protest müziği yaptılar ama onlar tabiri caizse bu yavşak ağız şekillerine girmediler gayet türkçe konuşur gibi "sen de başını alıp gitme ne oluRRR" dediler...


şimdi müzk olarak beğenip beğenmeyişim dışında bir tespitim duman olsun hayko cepkin olsun bu ülkenin sokağındaki insanların konuştuğu gibi konuştukları için popularite yakaladı ve benimsendiler... gereksiz triblere girmeye gerek yok neysek o olmalıyız...
 
Geri
Üst