[Eski] Komplo Teorileri

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Benim içinde konunun pek bir esprisi kalmadı. Şüphe ile bakmaya devam edeceğim. Siz rastlantı diyerek gözlemeye ya da gözlememeye ve sadece izlemeye devam edebilirsiniz. Sizin deyiminizle sivri zekalıların videoları orda, izlenmeye devam ediyor. Ciddiye alan olur, olmaz. Ama insanları şüpheye sevkedeceği kesin. Aralarında ciddi olanlar veya buluttan nem kapanlar vardır. MTV reklamı güzel örnekti bence. Benim ciddiye aldığım "Yeter, daha fazla konuşamam, zarar görebilirim" diyen adam. Ki nitekim gördü; kariyeri ile oynadılar, şüpheli bir ölüm. Yukardakilerin tamamı pornografik öğeler içerirken ve ödüller alırken, adam sadece fermuarını çekti diye klibini yasaklattılar. Onun kadar bu işi biliyor olamazsınız herhalde... AM'Y'e soruyorlar; sana da şu üçgenli kliplerden çekmek istediler mi? Evet, ama istemedim diyor. Hatunu habire rehabilitasyon merkezlerine yatırmaya çalıştılar, sanki bu camiada başka alkol-uyuşturucu kullanan yok. İlk mesajdaki yönetmenin, filmi teslim ettikten bir kaç gün sonra ölmesi ayrıca manidar. Muhtemelen o da rastlantıdır. Tıpkı MJ'in çok önemli şeyler açıklayacağım dedikten bir kaç gün sonra ölmesi gibi.

Teşekkürler.
 
Arkadaşlar lütfen biraz sağduyulu olun. Mtv reklamındaki sembollerin söyledikleriyle hiç bir ilgisi yok. Bu yaptığınız Ortaçağ 'daki cadı avına benziyor. Eğer çok meraklıysanız şeytana, o zaman gidin ve şeytan kavramının tarihsel gelişimi ve değişimi üzerine bir kaç kaynak okuyun. Hadi bir tane kitap ismi ben vereyim Mephistopheles Modern dünya 'da Şeytan '' Yazar Jeffrey Russell. Sonra hala araştırmak istiyorsanız, Hıristiyan ikonolojisi üzerine bir kaç eser okuyun. Gidin alman kütüphanesine, İstanbul üniversitesi kütüphanesine, aradığınız kaynakları bulursunuz.

Bu yaptığınız cadı avı döneminde, bazı insanların şeytanla pazarlık yaptığı ve insan kurban ettiğiyle suçlanan masum insanları yakalayıp öldürmeleriyle benzer bir ruh hali. Neyse ki insanlık bu yüz karası dönemi 300 yıl önce atlattı. Ama demek kalıntıları hala devam ediyor. Evet herşeyi şeytana yorun. Daha yunan tanrısı Pan 'ın ne oldugunu bilmeden keçi boynuzu görünce şeytan deyin. Gizli tarikatlar insan kurban ediyor şeytana deyin. Hiç bir farkınız yok bu cadı avcılarından. Aynı şeyi savunuyorsunıu. Piramitin herşeyi gören gözün ne olduğunu bilmeden şeytan deyin. Sembolleri yanlış yorumlayın. Cehaletinizi kabul etmeyin.


Sanki şiddet ve seks öğeleri, insan oğlunun derinliklerinde yokmuş gibi, şeytana tapanlara atın suçu. Arz ve talep nedir bilmeden, beyin kontrolü deyin. Deyin her şeyi deyin. Ama hiç olmazsa, ne dediğinizi bilin de öyle konuşun lütfen.
 
Kurt cobain : adamın biyografisini hiç mi okumadınız? Adamın nasıl mutsuz bir hayat sürdüğünü bilmiyor musunuz? Overdose 'dan hastaneye kaldırıldığını hiç mi duymadınız? Adamın neler yazdığını hiç mi okumadınız? Sanki adam mutlu bir aile hayatının ve başarının tadını sürüyordu da, adamı şeytana tapanlar öldürdü.

Amy winehouse : Kadının yaşamının azcık da mı incelemediniz? Nasıl bir uyuşturucu batagında oldugunu okumadınız mı? Aşırı uyuşturucu ve alkol kullanımı yüzünden sahnede ayakta duramadığını görmediniz mi? Yok ama onu da şeytancılar öldürmüştür kesin. Hayranları bile kadının aşırı dozdan ölümünü bekliyordu, insaf yahu.

Michael 'ın klibi. Herşeyin 3-4 dakikaya sıgdırıldığı müzik videosu döneminde, MTV, şarkı bittikten sonra dakikalarca devam eden dans d sahnesini yayınlar mı sence aklın alıyor mu?

Daha yazarım da, bu kadar yeter. Neye inanıyorsanız inanın
 
İnsanlar inanmak istediklerine kanıt aramak için uğraşırsa, başarır. Buna posteriori düşünce metodu denir. Eskidir. Akla dayalı yaşamdan önce binlerce yıl o düşünce egemendi. Basit anlatımı ile bir şeyi kendinden menkûl doğru kabûl eder, sonra o kendi uydurduğunuz doğruyu kanıtlamak için 'öyle olmasaydı böyle olmazdı' şeklinde kanıt uydurursunuz.

Meselâ 'beyaz renk kutsaldır' sizin kendinden menkûl 'doğrunuz' ise, dersiniz ki beyaz kutsal olmasa hiç bir şeyden habersiz küçücük çocuklar vanilyalı dondurma sevmezdi.

Hesap o hesap. 'İlluminati' diye bir 'kuruluşun' varolduğunu kanıtlamak zahmetine katlanmayıp, onu baştan 'var' kabûl edip, sonra bu iddiayı 'öyle olmasa böyle olmazdı'larla süslemek aynı şey. Mesele 'illuminati' gibi bir şeyin sizin yaşamınızda beğenmediğiniz şeylerin suçlusu olarak, günah keçisi olarak, varolması ihtiyacından ibarettir. Illuminati var olmazsa başka günah keçisi icad edilinceye kadar sorun gördüğünüz şeylerin çözülmesi gerektiği ile başbaşa kalma olasılığı doğar, ki asıl kaçınılan o'dur.

Size başka bir komplo teorisinden bahsedeyim:

Adı Vasatlık Komplosu. Bu komploda hayatını araziye uyarak geçirenleri rahatsız etmemek şartıyla her şey serbesttir. Ama bu gibi kimselerin gözü önünde araziye uymadan daha güzel yaşanacağını yaparak kanıtlarsanız cezalandırılırsınız.

Örneğin Hindistan, Bangladeş sınırında duvar örer. Duvarın bir yanından diğerine geçmek suçtur. Hint askerinin siviller üzerinde silah kullanmak yetkisi vardir. Bu güne kadar duvarın öte yanındaki akrabasını görmek isteyen Bangladeşli sivil sayısı 1,000'den fazla. Bu biliniyor çünkü Hintliler öldürdükleri Bangladeşlilerin hesabını tutmuş.

http://www.foreignpolicy.com/articles/2011/06/20/fortress_india

Hindistan araziye uyan, gariban kategorisinde sayılan bir yer olduğu için bu duvarda can veren sivilleri asla haber olarak okumazsınız. Ama Hintliler bir gün Mars'a yolculuk yapacağız derse o zaman o duvar gazetede haber olarak karşınıza çıkar. Hintlilerin ne zalim, ne alçak, ne Illuminati adamlar olduğunu o zaman öğrenirsiniz.

Amerikanın yerilisi Kızılderililerin 1600'lerden 1900'lere değişime direnen, gözlerinin önünde büyüyen tehlikeye karşı şartlara adapte olmaktansa işi manituya havale eden kıt kafalı elemanlar olduğunu asla duymazsınız. Onun yerine Kızılderilileri kesen barbar beyazlardan bahsedilir. 300 yıl kesilmeyi beklemek kabahatten sayılmaz.

Ama bir gün bir Kızılderili okuyup, öğrenip, atıyorum, fizikçilerin peşinde koştuğu Birleşik Teori'yi geliştirse, o elemanın Illuminati olduğunu okumanız an meselesidir.

Filistin'de dünyanın en yüksek namus cinayeti oranı olduğu önemsizdir. Önemli olan Daha önce bütün Arapları kimbilir kaç kere savaşta yenen düğme büyüklüğündeki İsrail'in ne kadar barbar, zalim olduğunu konuşmaktır. Fİlistinli kadınları Fİlistin'li erkekler öldürüyorsa sorun sayılmaz. Ama Filistinliler bir gün, atıyorum, Amerika'ya katılıp 53 üncü eyalet olduklarını ilân etseler, Filistin'in nasıl haince bir Illuminati komplosu olduğu bir yana, kadınlarını namus cinayeti bahanesi ile kesen barbarlar olduklarını da her gün gazetenizde okursunuz.

Vasatlık Komplosu her yerdedir. Gizli bir örgüt tarafından yönetilir. Adı da Mediocrari.

Nereden mi biliyorum?

O soruyu kendine sormayan bana da soramaz.
 
dreammaker' Alıntı:
Arkadaşlar lütfen biraz sağduyulu olun. Mtv reklamındaki sembollerin söyledikleriyle hiç bir ilgisi yok. Bu yaptığınız Ortaçağ 'daki cadı avına benziyor. Eğer çok meraklıysanız şeytana, o zaman gidin ve şeytan kavramının tarihsel gelişimi ve değişimi üzerine bir kaç kaynak okuyun. Hadi bir tane kitap ismi ben vereyim Mephistopheles Modern dünya 'da Şeytan '' Yazar Jeffrey Russell. Sonra hala araştırmak istiyorsanız, Hıristiyan ikonolojisi üzerine bir kaç eser okuyun. Gidin alman kütüphanesine, İstanbul üniversitesi kütüphanesine, aradığınız kaynakları bulursunuz.

Bu yaptığınız cadı avı döneminde, bazı insanların şeytanla pazarlık yaptığı ve insan kurban ettiğiyle suçlanan masum insanları yakalayıp öldürmeleriyle benzer bir ruh hali. Neyse ki insanlık bu yüz karası dönemi 300 yıl önce atlattı. Ama demek kalıntıları hala devam ediyor. Evet herşeyi şeytana yorun. Daha yunan tanrısı Pan 'ın ne oldugunu bilmeden keçi boynuzu görünce şeytan deyin. Gizli tarikatlar insan kurban ediyor şeytana deyin. Hiç bir farkınız yok bu cadı avcılarından. Aynı şeyi savunuyorsunıu. Piramitin herşeyi gören gözün ne olduğunu bilmeden şeytan deyin. Sembolleri yanlış yorumlayın. Cehaletinizi kabul etmeyin.


Sanki şiddet ve seks öğeleri, insan oğlunun derinliklerinde yokmuş gibi, şeytana tapanlara atın suçu. Arz ve talep nedir bilmeden, beyin kontrolü deyin. Deyin her şeyi deyin. Ama hiç olmazsa, ne dediğinizi bilin de öyle konuşun lütfen.

chuck-norris-approves.gif
 
Benim favori "komple" teorilerim,

"İsrail düğmeye bastı" ya da duruma göre "Amerika düğmeye bastı."

"Bu işin altında kesin derin devlet (herhangi mistik bir örgütte olabilir) var."


Ne güzel, vatandaş olarak denetleme görevini yapma, hakkını arama, sesini çıkartma ondan sonra da bu işin arkasında başka birşey var diyerek içini rahatlat.
Sorumluluğu paylaşmak ve vatandaş olmak yerine büyük güçlerin çaresiz kurbanı olmak daha kolay oluyor.
 
Böyle şeylere inanma eğilimi kişinin zor bir durumdan geçtiğine işaret ediyor bence.

Michael Sikkofield'in blogundaki her şeyi okudum ben de.İlgimi her zaman çeker böyle sapık şeyler. :D

Ama arkadaş Dawkins için de bu gizli örgüt tarafından görevlendirilmiş tarzı şeyler söylersen komik olursun.

Adam ateist,sen diyorsunki şeytanı tercih edenler bu adamı kullanıyor,seni de dinden çıkarıyor.Adam senin allahını da şeytanını da tanımıyor. :D

Aa ama pardon çok gizli örgüttü değil mi?Dawkins'i de ayakta yemişler belli. :lol:
 
Şimdi peki bir de olaya şu açıdan kuşkucu, paranoyak bakımdan bakalım. Çerçeveye gelin. (Sinan Sağıroğlu Mode On, Hayri Gülle Mode On) :hehheh: .
Siz bana şunun cevabını verin; midi ses paletinde neden 'ethnic' diye ifade var?
Alafranga tuvalet nasıl ortaya çıktı?
Allah'ın her günü gördüğümüz Q Klavye, 'Sanırım bu adamlar dilimizi bilmiyor..' , Dövüş Kulübü.
Şimdi, herkesin evinde az çok bir klavyesi var değil mi? Var mı, yok mu? Peki orada 8-10 kategori var, doğru mu, yanlış mı; reed, pipe, piano, percussive, falan, filan. Peki şimdi siz bana şunun cevabını verin; etnik ne demek, kavmi, budunsal, bazı kaynaklara göre de azınlık olarak geçer. Şimdi Midi protokolunu tüm dünya kullanıyor değil mi, kullanıyor mu, kullanmıyor mu Midi protokolunu tüm dünya, kullanıyor değil mi? Şimdi benim burada argümanlarım var, hepimizin evinde klavye, synthesizer var, şimdi dünyadaki çalgılar çeşitli ülkelerden çıkmış, zamanla dünyaya mal olmuş, 'evrensel' olmuş. O zaman şimdi etnik enstrümanların içinde kaval (kawala), kanun (kanoon) gibi çalgılar kime göre, neye göre azınlık? O zaman piano, reed kategorisindeki çalgılar kime göre, neye göre evrensel, peki biz piyanoyu, fagotu bağrımıza basalım lay lay lom gitsin; ney, kaval, darbukaya da hayınlık edelim, bunlar azınlık diye. Şimdi sen diyeceksin ki o etnik seslerinde koto, kalimba vs. de var. Yahu kardeşim bi ilerleyin artık, at gözlüğünü çıkarın. :hehheh: O adamlar bile onca teknoloji üretmiş, bu çark onları bile azınlık yapmış. Yaa, ya işte öyle... Yaauu tamam, tamam yok komplo momplo, tamam yeuu, hepsi yalan, ben senle mücadele edemiyom ki.. 8)
 
Çoook kısa bir özette

- 440 Hz'in doğayla uyumlu olmadığı
- 440 Hz'in standartlaşması için yapılan çalışmalara büyük sermayeler tarafından büyük ödenekler sağlandığı
- İkinci Dünya Savaşı'nda 440 hz'in propaganda amaçlı kullanıldığı
- 444 ve 432 Hz'in solfej gamına daha uygun olduğunu
- Bazı orkestra üyeleri ve piyano akortçularının da onayladığı 444 Hz'in daha müzikal ve insanı mutlu eden bir frekans olduğunu
yazıyor.

Aslında diğer komplo teorileriyle birleştirildiğinde 40 50 saatlik bir film serisi çıkabilir. :lol:

http://www.abovetopsecret.com/forum/thread667059/pg1

Burada da ünlü grupların 444 kullandığından söz ediyor. Yorumları hala okuyorum.
 
Minocan' Alıntı:
- Bazı orkestra üyeleri ve piyano akortçularının da onayladığı 444 Hz'in daha müzikal ve insanı mutlu eden bir frekans olduğunu
yazıyor.


Cidden uzun yazıymış, üşendim okumaya :)

Pek mantıklı bulmadım yazıyı ama yorumlarım biraz kişisel olcaktır o nedenle uzatmıyorum. Sadece orkestralarda 440hz dışına akordun asıl sebebinin basitçe diğer enstrumanlardan daha kolay ayırd edilmesi olduğunu belirtebilirim. Keman konçertosunda orkestranın içinden solist daha kolay "sıyrılmak" için akodunu biraz daha tiz yapabiliyor.

Aynı şeyi ben mümkünse gitardada yapıyorum, solo an'ınında gain'i arttırmaktan daha mantıklı bir "öne çıkış" olduğunu düşünüyorum.
 
Sinemada neden müzik kullanılıyor? Hiç ağlamayacağınız bir sahnede ağlayabiliyor, bir savaş sahnesinde gereksiz bir coşkuya kapılabiliyor, ya da karanlık bir sahnede ürperiyorsunuz. Ya da az önce ağlarken bir anda mutlu oluyorsunuz.

Girdiğiniz ortamda çalan müziğin ritmi bir anda sizi sarıyor ve hafiften sallanmaya başlıyorsunuz.


Müziğin ve müziği kullanış şeklinin insanın biyolojisini ve zihnini etkilemediğini söylemek tuhaf... Helede müzisyenler tarafından.
 
Sanat dünyasındaki bazı insanların bazı tarikatlerle olan ilişkileri su götürmez bir gerçek. Mesela Tom Cruise amcamız Scientology hakkında konuşurken nasıl sıyırdığını bize çok güzel hissetiriyor:

http://www.odatv.com/n.php?n=unlu-oyunc ... 1502081200

Sonucta Rihanna, Britney Spears, Jay Z vs bunlar da belirli bir oluşum içerisinde bulunuyor olabilirler. Hani öyle bir şey varsa da hiç şaşırmamak lazım artık 'camiada' tutunabilmenin en 'trendy' yolu bu galiba...
 
ozanoyunbozan' Alıntı:
Sanat dünyasındaki bazı insanların bazı tarikatlerle olan ilişkileri su götürmez bir gerçek. Mesela Tom Cruise amcamız Scientology hakkında konuşurken nasıl sıyırdığını bize çok güzel hissetiriyor:

http://www.odatv.com/n.php?n=unlu-oyunc ... 1502081200

Sonucta Rihanna, Britney Spears, Jay Z vs bunlar da belirli bir oluşum içerisinde bulunuyor olabilirler. Hani öyle bir şey varsa da hiç şaşırmamak lazım artık 'camiada' tutunabilmenin en 'trendy' yolu bu galiba...

Böyle birşeyde var.

http://www.tradebit.com/usr/mp3-album/p ... 168077.jpg
 
Geri
Üst