İnsanlar inanmak istediklerine kanıt aramak için uğraşırsa, başarır. Buna
posteriori düşünce metodu denir. Eskidir. Akla dayalı yaşamdan önce binlerce yıl o düşünce egemendi. Basit anlatımı ile bir şeyi kendinden menkûl doğru kabûl eder, sonra o kendi uydurduğunuz doğruyu kanıtlamak için 'öyle olmasaydı böyle olmazdı' şeklinde kanıt uydurursunuz.
Meselâ 'beyaz renk kutsaldır' sizin kendinden menkûl 'doğrunuz' ise, dersiniz ki beyaz kutsal olmasa hiç bir şeyden habersiz küçücük çocuklar vanilyalı dondurma sevmezdi.
Hesap o hesap. 'İlluminati' diye bir 'kuruluşun' varolduğunu kanıtlamak zahmetine katlanmayıp, onu baştan 'var' kabûl edip, sonra bu iddiayı 'öyle olmasa böyle olmazdı'larla süslemek aynı şey. Mesele 'illuminati' gibi bir şeyin sizin yaşamınızda beğenmediğiniz şeylerin suçlusu olarak, günah keçisi olarak, varolması ihtiyacından ibarettir. Illuminati var olmazsa başka günah keçisi icad edilinceye kadar sorun gördüğünüz şeylerin çözülmesi gerektiği ile başbaşa kalma olasılığı doğar, ki asıl kaçınılan o'dur.
Size başka bir komplo teorisinden bahsedeyim:
Adı Vasatlık Komplosu. Bu komploda hayatını araziye uyarak geçirenleri rahatsız etmemek şartıyla her şey serbesttir. Ama bu gibi kimselerin gözü önünde araziye uymadan daha güzel yaşanacağını yaparak kanıtlarsanız cezalandırılırsınız.
Örneğin Hindistan, Bangladeş sınırında duvar örer. Duvarın bir yanından diğerine geçmek suçtur. Hint askerinin siviller üzerinde silah kullanmak yetkisi vardir. Bu güne kadar duvarın öte yanındaki akrabasını görmek isteyen Bangladeşli sivil sayısı 1,000'den fazla. Bu biliniyor çünkü Hintliler öldürdükleri Bangladeşlilerin hesabını tutmuş.
http://www.foreignpolicy.com/articles/2011/06/20/fortress_india
Hindistan araziye uyan, gariban kategorisinde sayılan bir yer olduğu için bu duvarda can veren sivilleri asla haber olarak okumazsınız. Ama Hintliler bir gün Mars'a yolculuk yapacağız derse o zaman o duvar gazetede haber olarak karşınıza çıkar. Hintlilerin ne zalim, ne alçak, ne Illuminati adamlar olduğunu o zaman öğrenirsiniz.
Amerikanın yerilisi Kızılderililerin 1600'lerden 1900'lere değişime direnen, gözlerinin önünde büyüyen tehlikeye karşı şartlara adapte olmaktansa işi manituya havale eden kıt kafalı elemanlar olduğunu asla duymazsınız. Onun yerine Kızılderilileri kesen barbar beyazlardan bahsedilir. 300 yıl kesilmeyi beklemek kabahatten sayılmaz.
Ama bir gün bir Kızılderili okuyup, öğrenip, atıyorum, fizikçilerin peşinde koştuğu Birleşik Teori'yi geliştirse, o elemanın Illuminati olduğunu okumanız an meselesidir.
Filistin'de dünyanın en yüksek namus cinayeti oranı olduğu önemsizdir. Önemli olan Daha önce bütün Arapları kimbilir kaç kere savaşta yenen düğme büyüklüğündeki İsrail'in ne kadar barbar, zalim olduğunu konuşmaktır. Fİlistinli kadınları Fİlistin'li erkekler öldürüyorsa sorun sayılmaz. Ama Filistinliler bir gün, atıyorum, Amerika'ya katılıp 53 üncü eyalet olduklarını ilân etseler, Filistin'in nasıl haince bir Illuminati komplosu olduğu bir yana, kadınlarını namus cinayeti bahanesi ile kesen barbarlar olduklarını da her gün gazetenizde okursunuz.
Vasatlık Komplosu her yerdedir. Gizli bir örgüt tarafından yönetilir. Adı da Mediocrari.
Nereden mi biliyorum?
O soruyu kendine sormayan bana da soramaz.