[Eski] Analog Synthesizer Yapıyorum.. Gözlerim Kapalı :)

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Re: osc1 osc2'ye synch olunca

merhabalar, bir süredir forumu takip ediyorum. Böyle bir forumun varlığı çok hoş.

Dün akşam synfox'un yazdıklarını okudum.

synfox' Alıntı:
sator' Alıntı:
Hatta yanılmıyorsam 4. osilatörü 3.'ye eşitledikten sonra, 4. osilatörde oluşan dalga şekliyle farklı bir osilatörü de eş zamanlayıp çok daha ilginç seslere ulaşabilirim. Tasarımda veya düşüncemde hata varsa lütfen düzeltin :)

Aslında işin daha iyi anlaşılması osc sync durumunu tanımlamam lazım.Normalde osc'ler synchronisation'a maruz kalmadıklarında , herbiri oluşturduğu waveformu , eğer wave'ler ve pitch'ler farklı ise , ilk tuşa başma anı ( yada ilk triger edildikleri an ) hariç , farklı zamanlarda başlatırlar ve bitirirler. Çünkü waveformlar , wave length'ler hep farklıdır.

Osc sync durumunda ise slave osc cycle'ını master osc ne zaman başlatırsa ,ona göre yeniden başlatır.

Yani 4. osc'yi 3'e sync ettikten sonra , 1 ve 2 'yi de 4'e sync edersen ; aslında , 1ve 2'yi 3'e sync etmiş olursun.Çünkü 4. osc zaten 3'ü referans alarak kendi cycle'ına başlıyor.

Aşağıya Moog Voyager'ın manual'ından bir alıntı yapıyorum ,

Minimoog Voyager manual , sayfa 20 ;

1-2 sync : Oscillator 2 synced to oscillator 1

Oscilator sync is an effect caused by reseting an oscillators waveform's start point with another oscillator.The effect is noticeable if the synced oscillator is a higher frequency than the reset oscillator.The main frequency heard is that of the reset oscillator.As the frequency of the synced oscillator is swept ,it reinforces the harmonics of the reset oscillator...This effect is much more dramatic when oscillator 2 is set to a higher octave than oscillator 1


Yani aslında wave'lerin başlama zamanlarını sabitliyorsun.Bir tek master osc doğal cycle'ını tamamlıyor , ona sync edilen osc'ler kendi cycle'larını master osc start point'e geldiğinde yeniden başlatıyorlar ve normalde oluşması gerekenden farklı wave formlar oluşuyor.

Pratikte çok kullanılan sync uygulamalarından da bahsetmek istiyorum.Yukarıda yaptığım alıntı , main frequency'nin master yada reset osc tarafından belirlendiğinden ve synced osc'nin frequency'si değişir ise bunun master osc'nin harmoniklerini kuvvetlendireceğinden bahsediyor.

Pratikte sync osc'yi detune ederseniz , alışık olduğumuz detune effect'i duymassınız.Eğer sync osc'yi envelope ile yavaş bir şekilde detune ederseniz bu sefer çok kısa bir süreliğine ( envelope'un attack değerine ve sustain level'a bağlı olarak) detune effect'i duyarsınız (eğer slave osc'yi module eden envelope'un attack değeri çok yüksek ise )ama hemen master osc slave'ı main frequency'e çeker.Bu trickler sound designerlar tarafından sıkça kullanılır.

Sonra "orada neler oluyor da biz detune duymuyoruz ama harmonikler güçleniyor ve hangileri?" sorusuna cevap verebileceğini düşündüğüm bir matlab kodu yazdım. kendimce de bir cevap buldum. http://rapidshare.com/files/316283216/VCO_synch.pdf.html

paylaşmak istedim. sonlara doğru iyice gaza da gelmişim :D

daha çok analog synth ipucu öğrenmek çok hoşuma gider.

saygılar
 
Sevdiğim 1-2 sync örneği daha vereyim ,

Osc'ler sync durumunda iken , slave osc'nin wave shape'ini değiştirirken ya da Pulse width modulation yaparken , master osc'ye de ufak bi frequency modulation vermek çok hoş sonuçlar yaratıyor .

Bazıları ise her hangi bi squence çalarken ya da solo bi line çalınırken manual olarak slave osc'nin wave shape'ini değiştirmeyi tercih eder , bu durumda overdrive ( tüplü preamp en iyisi tabiki bu durumda ) ve delay kullanılıyorsa , çok organik ve biraz da gürültülü sonuçlar almak mümkün .

Diğer bi trick de , belki de en çok kullanılanlardan birisidir . Osc'ler sync'de iken , manual olarak slave'in frekansını değiştirmek .

Ama sonuç olarak sync kullanılıyor ise , slave osc'nin pitch'ini ister LFO ister ADSR ya da manual vs... bir şekilde modüle etmek en çok kullanılan trickler .

Benim pek sevmediğim , ama 80'lerde analog poly'lerde çok kullanılan bi trick de şu ; osc'ler sync'da iken , adsr ile delay vari bi fx yapılır ( cihaza göre değişir tabiki ama kararında bi attack , hızlı bi decay , çok çok az bi sustain ve makul bi release ) , bi de bu ufak bi slap back echo ile cilalanır . Bu tonları zamanında DX7'yi taklit etmek için yaptıklarını da söylemek lazım . Tabi bazı synth'lerde envelope'larda break , decay2 vs... gibi ekstra parametreler olunca bu tip şeyler daha da çeşitleniyor .
 
Tabiki bi önceki mesajda yazdıklarım işin sync tarafı . Bunlar dışında filtre ne olucak , amp-adsr ne olucak vs... Delay mi , reverb mü ? İkisi mi birden ? Overdrive ? Ben bazı durunlarda chorus'u da çok yakıştırıyorum mesela sync'lı tonlara ... Bu liste uzar gider . Eldeki cihazlara ve hayal gücüne kalmış gerisi .
 
synfox' Alıntı:
Bazıları ise her hangi bi squence çalarken ya da solo bi line çalınırken manual olarak slave osc'nin wave shape'ini değiştirmeyi tercih eder , bu durumda overdrive ( tüplü preamp en iyisi tabiki bu durumda ) ve delay kullanılıyorsa , çok organik ve biraz da gürültülü sonuçlar almak mümkün .


bu cümleniz ve diğerleri üzerine başladığım macera 5 saat kadar sürdü. gerçekten de kullandığım cihazdan bugüne kadar aldığım en organik tonları yakaladım diyebilirim. özellikle square çıkışları birbirine synchlemek tatlı sonuçlar doğurdu gibi geldi bana. üstelik aynı metodun daha pek çok varyasyonu (EG ya da MG kullanmak, synchlenmiş osilatöre feedback uygulamak) var gibi. teşekkürler

daha önceki mesajda yaptığım analizin benzerini bu sefer de kare dalga biçimleri ile yaptım. anlayabildiğim kadarıyla etki aslında aynı. ama kare dalga daha çok harmonik içerdiğinden ses üzerindeki etki daha geniş bir bant aralığında oluyor, bu da daha dramatik bir etkiye yol açıyor. dahası, sadece tek harmoniklere değil çift harmoniklere de paylaştırıyor slave osc sahip olduğu enerjiyi. böylece hem master osc'nin ürettiği kare dalganın harmoniklerine vurgu artıyor hem de slave osc tarafından oluşturulan çift harmonikler kare dalganın "hollow" halini biraz gideriyor (galiba). 0-30ms arası delay eklemek de spektrumu şişmanlatıyor olsa gerek, ona daha bakmadım.

bir süredir fm sentezleme ile de ilgileniyorum . acaba dx7'yi taklit etme amacıyla kullandıkları yöntemi hangi algoritmayı taklit için kullanıyorlardı? bir de anlamam gereken slap back echo olayı var.

wikipedia.org/wiki/delay' Alıntı:
Slapback echo uses a longer delay time (seventy-five to 250 milliseconds), with little or no feedback. The effect is characteristic of vocals on 1950s rock-n-roll records, particularly those issued by Sun. It is also sometimes used on instruments, particularly drums and percussion. Slapback was often produced by refeeding the output signal from the playback head of a tape recorder to its record head, the physical space between heads, the speed of the tape, and the chosen volume being the main controlling factors. Analog and later digital delay machines also easily produced the effect.

slapback deyince paraları zengin kızın babasının suratına fırlatan jön geliyor aklıma. ben olsam ohh der bi synth alırdım kendime hemen.
 
Aslında saw daha çok harmonik içeriyor ama harmoniklerin amplitude'ları nedeniyle kulağa öyle gelebilir , bir de kullanılan cihazın verdiği saw'un karakteri önemli .
Square , pulse wave'lerin sync'da en büyük avantajı da zaten tüm harmonikleri wave shape'i değiştirerek ya da PWM yaparak tarama olanağı . Harmoniklerin amplitude'u da aynı seviyede olduğu için kulağa daha dolgun gelebiliyorlar o durumlarda .

Bu efektler chorus ve overdrive ile istenirse daha da dramatik hale getirilebilir , harmonikler abartılabilir . Ayrıca overdrive'ın synth tonunu azıcık da kompresleme durumu oluyor , bu da işe yarar . Ama efektleri çok çok efendi rate'lerde kullanmak her zaman daha makbuldür tabiki , bunu da ilave etmek lazım .

DX7 taklidi meselesi de şu , DX7'nin klasik metalik , brass , brass -synth string ( synth string diyorum ama bu bildiğimiz analog ya da pcm synth string'lerinden çok farklı malum ) arası tonlarını taklit için kullanmışlar . Özellikle klasik tonlar için 5 ve 6 no'lu algoritmalar , modulator'a lfo vari efekt vermek istendiğinde 3 ve 4 nolu algoritmalar , modulator'lar detune edilecekse ve daha harmonikli , chorus'lu gibi bi ton isteniyor ise 12 ve 13 nolu algoritmalar bu işleri görür .

Poly analog synth'lerde sync özellikle DCO'lu synth'lerin hemen hepsinde vardır . DCO'ların karakteri VCO'lara göre biraz daha az organik , metalik malum , bi de sync ya da cross modulation olunca , ortaya 80'lerin ortasının klasik poly tonları çıkıyor . Ben şahsen hiç hazzetmem o tonlardan ama nasıl yapıldığını bilmek de lazım .
 
Bu sefer bitecek!

Ön panelin ses sentezleme kısmının ilk taslağı hazır. 783 mm genişliğindeki ön panelin 235 mm sine maloldu. 2 LFO, 2 modülasyon yönlendirici, 2 mikser, 2 VCA, 2 VCF ve 4 ADSR için umarım geri kalanı yeterli olur :roll: ...



Forum resmi kestiği için bu şekilde yükledim...
 
İkinci kısım da bitti gibi. Resimler biraz orantısız görünüyor ama yükseklikleri normalde eşit. VCO ların wave form seçeneklerine tri-saw da ekledim..

vconoise.jpg


lfomb.jpg
 
Biliyorum, uzadıkça uzadı. Eninde sonunda bitecek :).. Ön panel tasarımı (sırasıyla soldan sağa):

1modlfo.jpg


2vconoise.jpg


3mix.jpg


4vcfvca.jpg


5env.jpg


Panel plakasını da kestirmiştim geçenlerde. Bu hafta içinde paneli oluşturmaya başlarım. Büyük ihtimal eksik malzeme olacak (açık-kapalı-açık anahtarların bu kadar çok olacağını tahmin etmemiştim). Konya sokak yolu göründü :). Bir de mod-wheel yapmak gözümde büyümese..
 
abi boyle seyler gozden kacar,
moog vcf de emphasis yerine emhasis yazmissin :)
bunun bitmesini heyacanla bekliyorum, ozellikler harika, sound nasil olacak bakalim, umarim harika olur!
 
Eheh.. Benim moog filtre "emhasis" li olacak ne yazık ki :). Dün plakaya yapıştırdım hepsini, bu sabah da üstüne vernik attım. Kazımaya kalksam kesin sakatlık çıkar. Üç beş gün izin alıp cihaza odaklanmak niyetindeyim. Öğleden sonra hedef Konya sokak.
 
olsun nostaljik olmus, eski cihazlarda engrish durumu vardir, saniyorum korg da vardi, bir kac tane daha hatirliyorum, bulabilirsem resimlerini asarim :)
 
Klavyeyi söküp tekrar yaptım. Reed switch ve mıknatıs ikilisini adam akıllı denk getirmek beklediğimden güç çıktı. Şu anda bütün tuşlar sorunsuz çalışmakta. Kontrol devresine bir iki ufak modifikasyon yaptıktan sonra test edeceğim.



Ön paneli şekillendirmeye başladım. Elimde uygun alet olmadığından slide potlar için 8 adet yarık açmak tam bir işkence oldu. Anaktar, komütatör ve diğer potların deliklerini açıp yerleşime geçtim. Bugün biter herhalde. Fena durmadı hani :wink: :



Bütün emeği ve acıyı (havya ile el yakma, falçata ile kemiğe dayanma :roll: ) geçtim, bu pot başları beni öldürecek! Arkadaş bu kadar pahalı olmak zorunda mı bu nesneler??? Aha da hazinemin sanatsal fotoğraf denemesi :D :



En ufak boyundan 25 tane daha sipariş verdim. İliğim kemiğim kurudu resmen..
 
Bir iki eksik hariç bütün potansiyometreleri, komütatörleri ve anahtarları monte ettim. Yavaş yavaş kablolamaya başladım. Ön panelin hali içime sindi, gerçi bir iki düzeltme yapmak geçmedi değil içimden ama olsun (emhasis! :) ).

sany16851.jpg


sany16861.jpg


sany16881.jpg


Dün modülleri elden geçirirken farkettim ki henüz VCA ları yapmamışım. İki üç gün sürer herhalde 2 adet VCA yapmak. İnşallah tekrar Konya sokağa gitmem gerekmez...

Biraz modüllerin bağlanlantıları hakkında bilgi vereyim. Klasik bir iş mi yaptığım bilmiyorum ama (Selçuk bana tonla manual getirmişti ama tembellikten okuyamadım), üçüncü osilatörde bir klavye kontrol anahtarı var. Bu anahtar kapandığı zaman sadece dıştan gelen (external) CV sinyalini dinliyor. Cihazın iki ayrı sinyal yolu var (Mix Bus I ve II). Bu iki sinyal yolu da kendi arasında farklı kombinasyonlar dahilinde kullanılabiliyor. Filtre ve VCA modüllerinde herhangi bir numara yok. Envelop Gen. üniteleri ise klavye veya dış GATE/TRIG sinyalleri ile kontrol edilebiliyor (aynı zamanda rastgele GATE yaratıcısı da kullanıldığında sinyali dış GATE sinyal yoluna veriyor). Herşeyi birleştirdiğimizde cihaz birbirinden bağımsız iki ayrı synth gibi de kullanılabilmekte (ikici bir klavye ile veya herhangi farklı bir kontrolcüyle).

Bunun dışında cihaza audio sinyal girişi eklemek aklıma geldi. Mikser ünitelerinde böyle bir girişe yer yok. O yüzden aynı zamanda DPDT anahtar olan bir 1/4" jack ile, Osc3'ün sinyal yolunu aynı zamanda external audio için kullanmayı düşünüyorum.

Modülasyon sinyal yolları Selçuk'un önerisiyle Moog synthlerden aşırma. Gerçi ben elimde hazır 12 li komütatör var diye ekleyebildiğim bütün modülleri modülasyon matrixine dahil ettim. Ne olur ne olmaz..

Osilatörlerin synch işini biraz savsakladım galiba. Çok daha yaratıcı şeyler konuşulmuştu önceden (Modülasyon sinyal yolu seçicisine benzer ayrı bir synch modülü gibi). Bu seferlik böyle oldu.
 
İnşallah en kısa zamanda ses alırım cihazdan :).

Modülasyon sinyal yollarına (mod. bus) bakarken daha önce fazla kafa yormadığım bir noktayı farkettim. Kaynak (source) komütatörünün çıkışı CV (control voltage). Buraya kadar herşey iyi. Kontrol (control) komütatörüne bağlı modüller de CV üretiyor. Sonuç olarak bana "kaynak" daki CV seviyesini "kontrol" deki CV seviyesine göre kontrol edecek başka bir modül daha gerekiyordu. Yani iki adet daha VCA..

Toplam 4 adet VCA dün bitti. Şu anda bütün modüller hazır. Kasanın içine yerleşim provaları yapıyorum :D . VCA ları, mixer modülleri gibi doğrudan ön panele monte edeceğim. Diğerleri rahatça kalibre edilebilecekleri şekilde kasanın içine yerleşecekler.

Öncelikle daha önce test etmiş ve çalıştığını görmüş olduğum klavye ve Osc. bloğunu monte etmeyi planlıyorum. Diğer modülleri ard arda ekleyerek çıkabilecek sorunları daha kolay tespit etmeyi amaçladım.
 
Geri
Üst