Ben Bora Bolkan, 23 ocak 1982 istanbul doğumluyum, baba tarafı yugoslav anne tarafı priştina göçmeni.. Çocukluğum önce yeşilköy daha sonra büyükçekmecede geçti, müzikle ilk tanışıklığım babamın aldığı casio orgla oldu. çok uzun süre olmasada, dönemin bildiğim bütün popüler müziklerini taklit edicek kadar bir ilişkimiz oldu.. Lise bitmek üzereyken annemin aldığı bilgisayar sanırım hayatımı ciddi olarak etkileyecek ilk şey olmuştu, bütün hayatım bilgisayar başında geçmeye başladı.. velakin okul bittikten sonra şu an pişman olduğum bir karar alıp okumaya devam etmedim, bilgisayarcı olucaktım kafaya koymuştum.. semtteki bütün bilgisayarcıları kapı kapı dolaşıp çırak arayıp aramadıklarını sordum, sonunda bir bilgisayarcıda iş buldum. çok mutluydum
... teknik servis, pc montajı, network kurulumu, hublar, switchler, kablolar derken kendimi Anet in server odasında buldum... velhasıl kelam halen aynı sektörde çalışmaya devam etmekteyim..
2001 yılında elektronik müziğin etkisini çok yoğun hissettiğim sıralarda bir anda kendimi gaziantep'te askerlik yaparken buldum.. askerlik hızlı ve eğlenceli geçti.. döndükten sonra tekrar müzikle ilgilenmeye başladım, ilk başlarda electro,techno derken psytrance denilen müzikle tanıştım.. Türkiye'de bu işle uğraşan, dinleyen, gönül vermiş bir avuç insan vardı (hala da öyle) .. trance partilerinde dj'lik yapmaya başladım, gökova, antalya, köycegiz gibi yerlerde açık hava partilerinde müzik çalarken yaşadığım tecrübeler bana dünyadaki en güzel şeyin müzik olduğunu gösterdi sanırım.. kendimi olgunlaşıp kendi kendine daldan düşmesi gereken armut gibi hissediyodum, birşeyler yapmalıydım ama nası olucak hiç bir fikrim yoktu...
Ve sonunda sanırım vakit dolu, müziği artık hissetmek, anlamak ve yazmak istiyordum, işimden arda kalan zamanları müzik üretmeyi öğrenmeye çalışmakla geçirmeye başladım.. hala da bu şekilde devam ediyorum, müziğin sırrına vakıf olma yolunda ilerlemeye çalışıyorum.. bunda katkısını azımsayamayacağım müziğe gönül vermiş yardım sever tüm dostlarıma ve müziktek ailesine de buradan teşekkürü bir borç bilirim...
2001 yılında elektronik müziğin etkisini çok yoğun hissettiğim sıralarda bir anda kendimi gaziantep'te askerlik yaparken buldum.. askerlik hızlı ve eğlenceli geçti.. döndükten sonra tekrar müzikle ilgilenmeye başladım, ilk başlarda electro,techno derken psytrance denilen müzikle tanıştım.. Türkiye'de bu işle uğraşan, dinleyen, gönül vermiş bir avuç insan vardı (hala da öyle) .. trance partilerinde dj'lik yapmaya başladım, gökova, antalya, köycegiz gibi yerlerde açık hava partilerinde müzik çalarken yaşadığım tecrübeler bana dünyadaki en güzel şeyin müzik olduğunu gösterdi sanırım.. kendimi olgunlaşıp kendi kendine daldan düşmesi gereken armut gibi hissediyodum, birşeyler yapmalıydım ama nası olucak hiç bir fikrim yoktu...
Ve sonunda sanırım vakit dolu, müziği artık hissetmek, anlamak ve yazmak istiyordum, işimden arda kalan zamanları müzik üretmeyi öğrenmeye çalışmakla geçirmeye başladım.. hala da bu şekilde devam ediyorum, müziğin sırrına vakıf olma yolunda ilerlemeye çalışıyorum.. bunda katkısını azımsayamayacağım müziğe gönül vermiş yardım sever tüm dostlarıma ve müziktek ailesine de buradan teşekkürü bir borç bilirim...