[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben Bora Bolkan, 23 ocak 1982 istanbul doğumluyum, baba tarafı yugoslav anne tarafı priştina göçmeni.. Çocukluğum önce yeşilköy daha sonra büyükçekmecede geçti, müzikle ilk tanışıklığım babamın aldığı casio orgla oldu. çok uzun süre olmasada, dönemin bildiğim bütün popüler müziklerini taklit edicek kadar bir ilişkimiz oldu.. Lise bitmek üzereyken annemin aldığı bilgisayar sanırım hayatımı ciddi olarak etkileyecek ilk şey olmuştu, bütün hayatım bilgisayar başında geçmeye başladı.. velakin okul bittikten sonra şu an pişman olduğum bir karar alıp okumaya devam etmedim, bilgisayarcı olucaktım kafaya koymuştum.. semtteki bütün bilgisayarcıları kapı kapı dolaşıp çırak arayıp aramadıklarını sordum, sonunda bir bilgisayarcıda iş buldum. çok mutluydum :)... teknik servis, pc montajı, network kurulumu, hublar, switchler, kablolar derken kendimi Anet in server odasında buldum... velhasıl kelam halen aynı sektörde çalışmaya devam etmekteyim..

2001 yılında elektronik müziğin etkisini çok yoğun hissettiğim sıralarda bir anda kendimi gaziantep'te askerlik yaparken buldum.. askerlik hızlı ve eğlenceli geçti.. döndükten sonra tekrar müzikle ilgilenmeye başladım, ilk başlarda electro,techno derken psytrance denilen müzikle tanıştım.. Türkiye'de bu işle uğraşan, dinleyen, gönül vermiş bir avuç insan vardı (hala da öyle) .. trance partilerinde dj'lik yapmaya başladım, gökova, antalya, köycegiz gibi yerlerde açık hava partilerinde müzik çalarken yaşadığım tecrübeler bana dünyadaki en güzel şeyin müzik olduğunu gösterdi sanırım.. kendimi olgunlaşıp kendi kendine daldan düşmesi gereken armut gibi hissediyodum, birşeyler yapmalıydım ama nası olucak hiç bir fikrim yoktu...

Ve sonunda sanırım vakit dolu, müziği artık hissetmek, anlamak ve yazmak istiyordum, işimden arda kalan zamanları müzik üretmeyi öğrenmeye çalışmakla geçirmeye başladım.. hala da bu şekilde devam ediyorum, müziğin sırrına vakıf olma yolunda ilerlemeye çalışıyorum.. bunda katkısını azımsayamayacağım müziğe gönül vermiş yardım sever tüm dostlarıma ve müziktek ailesine de buradan teşekkürü bir borç bilirim... :D
 
Selamlar....

Serkan Ben...83 İstanbul doğumluyum.Çok ufaktım hatırladığım kadarıyla 5-6 yaşlarında mini klavyem le müziğe başladım.Daha ozamanlardan dinlediğim müziği o ufak klavye ile çalmaya çalışan (artık klavye dediğimiz org tan ibaret tabi) ve mutlu olan biriydim.

Daha sonra ilkokul semalarında durumu geliştirip babama yaptığım baskılarla ilkokul 4 te Yamaha PSR - 500 ü aldırmıştım ki ozamanlar en kralı zaten Roland E-86 idi.5. sınıf ta ilkokul mezuniyet töreninde mini konser vererek ilk adımı atmıştım...Daha sonra klavyeden bir şekilde soğuyarak gitara yönelen zevkim ve babama yine yapmış olduğum baskılar neticesinde hatrı sayılır clasic gitarlardan Prodencio Mod.6 modeline sahip olmuştum sanırım yaşım 12 idi.

İşler buraya kadar güzel...Gitara 12 lerde başlayıp keşke non-stop bir şekilde devam etseydim.Şuan 26 yaşındayım ki nota okumayı bilip gitarda çalamayan, tablarla bir şekilde beğendiğim parçaları çalmaya çalışan ve kulağına oldukça güvenen biri olaraktan bu zamana kadar geldim.Keşke okul diyip iş diyip ertelemeseydim bu gitar aşkını...

Şuan halen boş kalan zamanımın çoğunu gitara adayarak geçen sene aldığım ekipmanlara geçen gün bir yenisini daha ekliyerek önümüzdeki belirsiz bir süreye kadar bu ekipmanlarla çalışmalarıma devam edeceğim.
Amfi olarak Marshall AVT 100,Gitar olarak Jackson RR3 ve son aldığım alet ise processor olarak Line 6 Pod X3 Live ile yoluma devam ediyorum.

Çoğu yakınım olsun iş arkadaşlarım olsun artık yeter Serkan gir bir grupta çal diye haykırıyorlar ama gelin görün ki 12-26 yaş arasındaki gitarda vermiş olduğum büyük aralar nedeniyle halen kendimi tam olmuş hissetmememden dolayı tekil olarak yaptığım antremanlarla belirli bir seviyeye gelmeye çalışmaktayım.

Yaklaşık 1 yıldırda buradayım ancak kafama takıldığım bazı şeyler olduğunda buraya başvuruyordum.Ama biraz buranın içine dalınca işin içinden çıkamıyorsunuz.Burası bir aile işi bileniyle bilmeyeniyle...Bende bu aile içinde orta seviyelerden yerimi almaya çalışıyorum.Öğreneceğim çok şey var bu kesin...

Benden bukadar...Dinlediğiniz için tşkler...Sayılarımla.
 
Merhaba,
Ben Tolga Karatuna… Müziğe biraz geç başladım ben. 93 yılında (22 yaşımdayken) ilk bongomu alıp, tv’de radyoda nerde ne çalıyorsa üzerine perküsyon çalarak başladım. 2-3 yıl böyle devam ettikten sonra gitar çalan bir arkadaşımla ev partilerinin değişmez ikilisi olduk. Sadece arkadaş partilerinde çalarak çok tatmin olmadığımı fark ediyordum ama ne yapmam gerektiğini de çok bilmiyordum. 2001 yılında tanıştığım bir arkadaşım çok eskiden bas çaldığını söyledi. Gene yakın çevremizden bir zamanlar müzikle ilgilenmiş ama daha ileri gitmemiş 3 arkadaş daha bularak son derece amatör bir grup oluşturup 2002 Kasım’ında stüdyoya girmeye başladık. Piyasada sıkça karşılaşılan pop rock gruplarının repertuarlarını benimseyerek provalara giriştik. Fakat çok geçmeden bu grupta perküsyondan çok klavyeye ihtiyaç duyulduğunu fark ettik. Hemen hızlandırılmış bir şekilde klavye dersleri almaya başladım. 31 yaşında ilk defa klavye tuşlarına dokunan biri olarak ne kadar zorlandığımı tahmin edersiniz. Fakat "bana göre" çok büyük bir başarıdır ki, 6 dersten sonra (belki de cahil cesareti) sahneye çıktım. Evet kabul ediyorum ilk sahnem berbattı ama grubun geri kalanı için de zaten süper diyemeyiz.
Her grup gibi bu grubun ömrü de çok uzun sürmedi ve ayrıldık. 2003 Mart’ından 2006 Nisan’ına kadar sadece evimde klavye çaldım. Tabiri caizse hakikaten eşek gibi çalıştım. Hatta evimle işimin çok yakın olmasını fırsat bilerek, öğlen tatillerinde bile evde klavye çalıyordum. 2006 Nisan’ında üyelerin tamamına yakının aynı iş yerinde olduğu insanlarla yepyeni bir grup kurduk. (6 kişilik grubun 2’si aynı yerden değildi) Sürekli beraber olmanın avantajını kullanarak, iş yerinde her boş kaldığımız anda bile bir şeyler çalışarak çok kısa zamanda sahneye çıkmaya başladık. Taksim’de hemen hemen bilinen her yerde çaldık diyebilirim. Onun dışında ekstra tabir edilen 4-5 özel organizasyonda da sahne aldık ki bence en güzeli bunlardı. :)
Bu grup da tam 1 yılın sonunda dağıldı ve gene evde yalnız çalışma günlerim başladı.. Ancak bu kez kafayı kayıt işlerine fazlasıyla taktığım için kendime mütavazi bir home studio kurdum. (Yakında fotoğraflarını “stüdyonuz” başlığına asacağım) Bir arkadaşımla birlikte beste çalışmalarının yanı sıra bireysel olarak, kısa film müzikleri yapıyorum. Hatta o bestelerden biriyle Jack Daniel’s müzik yarışmasına katılacaktık ki, katılma şartlarının tamamen sömürmek üzere kurulduğunu fark ederek son anda vazgeçtik.
Şu an 37 yaşımdayım ve müziğe yeni başlamış bir çocuğun ya da gencin heyecanını taşıyorum. Ancak yıllardır canlı müzik dinleyen ve izleyen biri olarak da, bu sektöre ait bir tecrübeye sahip olduğumu düşünüyorum. Müzik üretmeye ara vereceğimi ya da bırakacağımı zannetmiyorum. Ancak son zamanlarda kendimi sürekli müziği pazarlamak için neler yapmalı diye düşünürken yakalıyorum. Belki reklamcı olmamın getirdiği bir özelliktir bilmiyorum ama, bu sektörün nasıl canlanması gerektiğine ciddi biçimde kafa yoruyorum. Sanırım iyi bir fikir bulup uygulayana kadar da bu arayışım sonlanmayacak.
Son olarak, müziği çok sevdiğimi, müzik yapmak için yaşın, paranın ya da herhangi başka bir etkenin hiçbir engel teşkil etmediğini, tek gerekenin “tutkun olmak” olduğunu söylemek istiyorum.
Sevgilerimle…
 
Selamlar;

Ne zamandir aklimdaydi yazmak ama bugune vakit bulabildim.

Adim Selcuk Can Guven. 1984 Adana dogumluyum.

Ortaokul yillarimdan beri muzikle ugrasiyor, lise yillarindan beri de kayit teknolojilerine ilgi duyuyorum. Su anda guzel bir grubum (myspace.com/poligami01) ve beraber muzik yapiyor olmaktan cok keyif aldigim insanlar var.

Isvec'te egitim almamin getirdigi avantajla hayrani oldugum Propellerheads ve Clavia gibi 2 firmayla kullanici anlaminda yakin baglanti icerisindeyim. Muzik teknolojilerinin gelisimine birebir tanik olmak beni cok heyecanlandiriyor.

Ekipman alimindan teknik problemlere, basvurdugum yegane kaynak olan ve pekcok kararimi etkilemis Muziktek'e ve kullanicilarina tesekkuru borc bilir, Turkce imla ve yazim kurallarinin dogru kullanimi konusunda gosterilen hassasiyeti tebrik ederim.
 
Nejat Samedzade

Sanırım forumun en küçüğü benim :) 30.08.1992 tarihinde doğdum. Baküde doğmuşum, bebekken Türkiyeye gelmişiz. Babam elektronik mühendisi, annem tiyatro-şan mezunu bebekliğimden beri müzikle içiçeydim babam'ın dinlediği müzikler olsun, annemin grubuyla yaptığı müzikler olsun her zaman için gitar ile hep beraberdim. 12 yaşımdayken bende neden gitar çalmıyayımki dememle serüven başladı 2 sene kadar klasik gitar dersi aldıktan sonra hocamın askere gitmesinden dolayı bıraktım geldikten sonrada bir süre devam etmedim sonra gel zaman git zaman başka bir gitar kursuna başladımki çok büyük bir şans oldu benim için çok iyi insanlar tanıma fırsatım oldu öniz akhan(-raven-) canım abim hocam bana birçok şey öğretti, ve tabi bu siteyide kayıt işlerinide yeni yeni başlıyorum güzel şeyler yapmak istiyorum.

Öyle işte hepinize iyi forumlar tanıştığıma memnun oldum.
 
Ben de sonunda resmi olarak 'hosbulduk' diyebilirim.

Emre Rona olarak, 1982 yilinda Ankara'da dogdum. Abimin oyuncaklarimi bozmasi ve sokakta yakan top, futbol ve kaykay ile hasir nesir gecen 15 yil boyunca (TED Ankara Koleji), eskiden davul calmis olan babamin jazz/rock/klasik muzik arsivini bilincaltima yerlestirmekle ugrastim. 16. yila geldigimde (Lise zamani), soyacekim ve birazcik de sans ile tesaduf eseri Bilkent Universitesi MSSF Muzik Hazirlik Okulu-Klarinet bolumune kabul edildim. 3 senelik az bucuk disiplinin yaninda haytalik ve tembellikle gecirdigim lise egitimimi bitirince lisans derecesi yapmanin bana gore olmadigi soylenerek okuldan ayrildim. OSS filan derken kendimi yine Bilkent'te ama bu sefer Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bolumu'nde burslu okur vaziyette buldum. Hayatimin en eglenceli yillari, cok onemli dostluklarin kok saldigi zamanlar, bu hayatta ne yapmak istedigim ile ilgili kararlar ve yine haytalik ve tembellikle gecen 5 yil oldu.

Universite zamanlarimda cevremde buldugum cok yetenekli muzisyenler ile benim muzik gecmisim bir sekilde kesisti ve once klavye calmak, sonra da bilgisayarda muzik produksiyon programlarina sardirmak suretiyle muzik icerisinde olmaya devam ettim. 2002'den bu yana bir cok solo parca, birkac reklam ve kisa film muzigi, jonglor sovlari (Balkabagi Jonglorler Toplulugu) icin beste ve mix yaptim. Hatta Anadolu Medeniyetleri Muzesi'nde audio-visual bir nevi enstalasyon bile yaptik arkadasmlarimla, pek kimsenin dikkatini cekmemis olsa da. Bu esnada beni etkileyen en onemli surec kurdugumuz 'error' adli topluluk ile birlikte gecti. Onur Aymergen (elektrogitar), Kubilay Gurbuz(klarinet/saksafon) ve Deniz Yener(bas gitar) ile beraber Ankara'da cesitli yerlerde (Manhattan, Locus Solus, Tenedos gibi.) konser ve duzenli program yaptik. Cogunlukla arkadaslarimiz ve dostlarimizin verdigi destek ile bu is 1-2 sene gitti. Bilgisayar tabanli altyapilari canli calacak sekilde programlayip diger enstrumanlara destek veriyordum.

Butun bunlar olurken benim hayatta ugrasmak istedigim is de sekillenmis oldu. 2005'te Miller's Best Producer 2 yarismasi'nda aldigim 3.luk de gaz verdi, derken 2006'da kendimi Ingiltere'de (University of York) muzik teknolojisi uzerine yuksek lisans yaparken buldum. Soyut 'audio-visual' sanat uzerine tez yazip 12 dakikalik bir eser cikarmayi becerdim uzun ugraslar ve sabir sonucunda. Cok degerli oldugunu dusundugum bir bilgi dagarcigi ve guzel dostluklar ile de 2008 basinda Ankara'ya geri dondum. Su aralar sagdan soldan gelen ufak tefek kayit ve beste isleriyle ugrasiyorum. Bu senenin sonu gelmeden tekrar Ingiltere'ye donmeyi planliyorum 1 senelik calisma iznimi degerlendirmek icin. Orada piyasa tecrubesi ile iyice piserek tekrar Turkiye'ye donmektir niyetim. Beste/kofte ve kayit/kuyut zinciri icerisinde bir seyler ureterek ve ogrenerek tatmin olmaya calisacagim. Ama zaman ne getirir bilinmez.

Muziktek'i buldugum icin de cok keyifliyim, herkese buradaki varliklari icin tesekkur ederim.

E.
 
herkese merhaba

Ben Hasan Koc. 1985 Iskenderun dogumluyum. Yeditepe Üni. Isletme Enformatigi okuyorum ve bu seneyi erasmus ögrencisi olarak Almanya´da gecirdim. Son günlerimi yasiyorum burada. Yakinda tekrar, yukarida Suphi Bahadirli´nin da bahsetmis oldugu memleketime dönüyorum :)

8 senedir gitar caliyorum. Bu 8 senenin sadece 1 yilinda yogun olarak gitar tekniklerine calistim. Ilgi alanim ise elektro ya da akustik gitarlar. Yaklasik 6 aydir da forumu takip etme cabasindayim. Bu konuyla ilgilenen herkesin ictenlikle birseyler yazmis olmasini takdirle karsiliyorum. Müzik kayit teknolojilerine ilgim var, fakat cok az bilgiliyim. Forum ve kitaplar araciligiyla ilerleme kaydedebilirim belki.

Progressive metal hayraniyim, fakat sadece metal müzik ile sinirli kalmak istemiyorum. Erkan Ogur üstadin, Özgür Abbak´in perdesiz gitarini anlamak, Göksel Baktagir´in sarkilarini özümsemek istiyorum. Bir de bu aralar Andy Mckee ´ye yeniden takmis durumdayim. Tavsiye ederim.

Selamlar!
 
19 Ekim 1985 İstanbul doğumlu olan Mehmet İlker Özbek müziğe profesyonel anlamda 2000 yılında vokal yaparak başladı.
O yıllarda gitara büyük bir ilgi duydu ve bir blues müzisyeni olan Erkan Bal'dan yaklaşık bir yıl kadar gitar eğitimi aldı. Hemen ardından Notrmod adlı alternatif rock grubununun kurucularından biri olarak Beyoğlu Hit Kültür Merkezi'nde verilen konserlerde gitarist ve geri vokal olarak yer aldı . Daha sonra gerek beste çalışmalarına yön vermek gerekse tarz uyuşmazlığından dolayı Notrmod'la yollarını ayırdı ve Yurdaer Doğulu müzik evinden burslu olarak şan dersleri almaya başladı. Şan derslerinin ardından,günümüze kadar olan ve hala devam eden canlı müzik ve sahne performansı hayatı başladı.. Özbek uzunca bir süredir çeşitli cafe ve barlarda (Fatih Papuç Kafe,Sentez Kafe,Kadıköy Keyf-i Hane,Galata Sanat Kafe ve Golden Horn,B.pasa Bezmi Yaren,Taksim Yoti Bar,Taksimhane,Hece Bar,Cafe Turco) yüzlerce kez sahne almıştır.Genelde tek başına çalışmayı seven ve kayıtlarını mütevazi ev stüdyosunda tek başına hazırlayan Özbek , 2006 yazından beri müzikal kariyerine Cuma-Cumartesi günleri Beyoğlu Cafe Turco'da devam etmekte ve Türkçe parçalardan oluşan repartuarıyla sahne almaktadır.


Kendisi ayrıca Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunudur..


kişisel web adresi: www.mehmetilkerozbek.com
 
Hoşbulduk :)


Tunç'u ise ne yazık ki tanımıyorum :) Keyf-i Hane'de 2 yıl önce 3 kez ekstra olarak çaldım..karşıda olduğu için mekan devamlı iş olarak gidemedim :)
 
Merhabalar,

Bendeniz Bahadır Dalım Varoğlu. 21.08.89 Ankara doğumluyum. 6 aylıkken Antalya'ya taşınmışız. Sırasıyla Namık Kemal İ.Ö, Merkez O.O ve Turizm Otelcilik Lisesi'ni bitirdim. Şuan Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İştelmeciliği (örgün) okumaktayım.

Müzikle 8 yaşımda Mükremin Onat'tan keman dersi alarak tanıştım. Aynı zamanda başlangıç olarak piyano eğitimi aldım. Kemana başlamama sebep olan hadise ise Nikolay Rimsky Korsakov'un Scheherazade eseridir.

Bu arada ilköğretimde zorla kürsüye çıkarılmışlığım var. Utana sıkıla çalmıştım kemanı. Çok beğendikleri için bir eser daha çaldım hafiften gaza gelerek. Sonra okulda beni "kemancı çocuk" olarak çağırmaya başlamıştı herkes. :lol:

Ama aynı zamanda rock ve metal müzikle de tanışınca işler hafiften değişmeye başladı. Ailevi sebeplerden ötürü keman eğitimimi bırakmak zorunda kaldım tam da senfoniler üzerinde çalışırken. Bunun üzerine küçük bir buhrana girip gitar aldırdım kendime.

Ortaokulda müzik öğretmenimiz kurs açmıştı. Hemen o kursa katıldım ve gitar çalmaya başladım. 1 sene içinde okulda kurs alan öğrencilerden bir orkestra kuruldu ve okulun efsanevi elektro gitarı ile orkestranın bir nevi lead gitaristi oldum.

Orta okulda olmamıza rağmen Iron Maiden ve Manowar hayranlığı ile grup kurduk kurstaki arkadaşlarla. Kemana olan ilgim gün geçtikçe azalmaya, gitara olan ilgimse artmaya başladı.

Lise çağı gelince hem konservatuvar hem gsf denedim ama ikisinede giremedim. Konservatuvar sınavına kemanla girmeyi denedim ama solfej yapamadığım için giremedim (Lavignac hiç çalışmamıştım) :( Gsf de ise Albeniz çalmış olmama rağmen kazanamadım gene. Sınavda tamamen para döndüğünü öğrendik sonra. Çünkü sesi kısık bir kız birincilikle kazanmıştı.

Neyse lisede birçok grup kurduk. Coverladık, besteledik ve takıldık.

Şu an Anadolu Üniversitesi Rock Kulübü başkanlığını yürütüyorum ve Opeth tribute grubu kurmaya çalışıyorum. Zamanımın çoğunu gitar çalışarak (özellikle Troy Stetina ve Berklee kitapları) geçiriyorum ve amatör olarak kayıt ve mix ile ilgileniyorum. Yapabilirsem amacım konservatuvarı ikinci anadal olarak okumak.

Biraz uzun oldu ama kusura bakmayın :lol:

Sürç-ü lisan ettiysem de affola.
 
Herkese merhabalar,

Aranızda tanıştığım kişiler, bizzat teşriki mesaim olanlarda var ama kim bu adam? nerden çıktı? diyenler için kısaca kendim hakkında bilgiyi 234. mesajımla vermek istedim.

Adım Seha. 25.12.1975 Cihangir/İstanbul doğumluyum. İlkokul eğitimimin ilk 3 senesini Firuzağa ilkokulunda kalan iki senesini Turhan ve Mediha Tansel ilkokulunda aldım. Lise eğitimimi Acıbadem Özel Doğuş Lisesinde çift dikişsiz tamamladım. Lise 1 yıllarında(1991) müzik yaşantıma davul çalarak başladım. Daha sonrasında benden daha başarılı bir davulcu bulunmasından ötürü bana bası verdiler :D Lise sonrasında 1993 yılı itibariyle Kocaeli Elektronik Haberleşme mühendisliğini kazandım. Müziğin daha ağır basmasından ötürü o senelerde Kemancı, Flatline ve benzeri İstanbulun zamanının önemli rock barlarında grubumla süründüm. Bu sürünme üniversiteden uzaklaşmama ve müziğin hayatımı şekillendirmesinde önemli rol oynadı.

Elektronik ekipmanlar ve profesyonel anlamda stüdyo ile tanışmam rahmetli Melih Kibar'ın stüdyosunda Ayna grubunun ilk albümünde bas gitar çalışım esnasında oldu. Daha sonra Erol Köse ile kavgam gruptan atılmama (iyiki de atılmışım) sebep olsada stüdyodan atamadılar ve aklımı döndüren potanslar, sürgüler, makaralar ve efektler ile haşır neşir olmaya başladım. 1998 senesine kadar öğrendiklerim ve ses teknisyenliğine olan merakım hayatımı bu alanda şekillendirmeme sebep oldu. Aynı sene içerisinde ani ve önemli bir kararla uzakdoğu serüvenime başladım. 1998-2000 seneleri arasında SAE Singapur ve Kuala Lumpurda ses teknisyenliği eğitimimi tamamladım. Petronas Filarmoni Orkestrası Abbey Road stüdyolarında 6 ay boyunca AMS-Neve Capricorn ile geçirdiğim günler hayatımın en keyifli günleriydi.

2000 senesinde güzel yurduma döndükten sonra muhtelif Arabesk ve Batı aranjörler ile stüdyo çalışmaları yapmam bana okulun veremediği Türk sazı kayıt metodlarını öğrenmemde önemli rol oynadı.(eski iş arkadaşım Murat Yelken bilir:D) Aynı seneler içerisinde o zaman Akademi İstanbul'da Ses teknisyenliği bölümünün başında olan şu an Galatasaray ITM olan eğitim kurumunun başındaki Süden Pamir'in ekibinde kısa bir süre eğitmenlik yaptım. Bu yıllarda yaptığım Aşkın Arsunan'ın One A Day albümünün kayıt-mix-mastering çalışması Türkiyedede güzel işler yapılabileceğinin ışığını yaktı ve işime olan sevgimi arttırdı.

2004 senesi başı itibariyle Babylon FOH teknisyenliğine başlayarak müziğe başladığım öze hafiften bir dönüş yaşadım. Rock'n Coke 2,3 ve 4. organizasyonlarında alternatif sahne koordinatörlüğü ve şef teknisyenlik yaptım. 2006 senesi başı itibariyle 90'lı yıllardan tanıdığım arkadaşım ile iş arkadaşlığına başladım. Akalın Müzik ithalat ve proje müdürlüğü işime devam etmekte, arada bas gitarımı elime almakta ve serbest olarak sahne-stüdyo işleri ile ilgilenmekteyim.

Peace-Love-Unity-Respect
 
1989'un 1 Aralık'ında İstanbul'un Üsküdar isimli biryerinde doğan bu zat; gerçek adıyla Uluğ Can Kazaz'dır. Tuğçe Kazaz(manken) ve Ercan Kazaz(rallici) ile akrabalığı olup olmadığı sorularına politik cevaplar vermektedir (malum kaderin insanı nerelere götüreceği belli olmamaktadır :twisted: ).

Müzik hayatına 5 yaşındayken önüne konulan oyuncak bir glonkspiel ile başlamış ("bak postacı geliyor" ve "daha dün annemizin...hey gidi hey..." gibi kendi yaş aralığında "hit" olmuş şarkıları büyük bir başarıyla yardım almadan çalabilmiştir o dönem o oyuncak ile) ve ağabeyinden kalma 4 oktavlık bir yamaha org ile devam etmiştir. Bir gün yine kendi kendine 6 yaşındayken yamahasında ikinci ele de geçip içli içli şeyler çalan küçük Uluğ Can'ı dinleyen annesi bu çocukta iş var diyerek onun menejerliğine soyunup, konservatuvar sınavına sokma kararı almıştır. Hayatında hala "o zaman söylesem anlamazdın oğlum" bahanesiyle, "piyano kursu" adı altında konservatuvar seçmelerine sokulmuştur kendisi. Olay şöyle gelişmiştir;

Ne olduğunu anlayamadan bir odaya sokulmuş, kendisini izleyen 4 ya da 5 kişiden çekinerek piyano başındaki bir adamın "şarkı söyle!" zorlamalarını anlamlandıramamıştır. "Piyanoda ben çalsam?" cevabını vermiştir, tahminen müzik hocası olan kişiye. Zorla birşeyler mırıldanıp, odadan çıkmış ve akademik düzeyde bir müzik eğitimini o gün uzun süreliğine rafa kalkmıştır.

İlerleyen yıllarda ilkokula devam ederken, biriktirdiği harçlıklarıyla bilgisayar almak merakı bir yana; daha kapsamlı bir org alma isteği de çok baskındır. Sonunda bir hipermarketin müzik reyonlarında gördüğü casio at-1 orgu almaya karar verir ve küçüklüğünden beri biriktirdiği tüm harçlığını ona yatırır. Bilgisayar hayali birkaç yıl daha ertelenir. Ancak AT-1 ile çok çalışır, küçük parmaklarını klavyeye alıştırır. İlkokul boyunca sınıfın huzurunda müzik derslerinde arkadaşlarına blok flüt çalan yegane kişi olmuştur.

Ortaokulda, doğumgünü hediyesi olarak alınan klasik gitarı da kendi kendine öğrenmeye çalışırken; bir gitar hocasından tesadüfen 1 günde klasik gitarın işleyişini öğrenir ardından o enstrümanı da kendi kendine yapabildiği kadar geliştirir. Orgla arası bir süreliğine kesilmiştir. Orta okul boyunca okul korosunun baş elemanlarından olmuştur.

Ortaokul sonunda, Kadir Has Anadolu Lisesi'ni kazanmış ve orda 4 sene okumaya mahkum edilmiştir. Yabancı dil kabiliyeti sayesinde, ingilizce seviyesi belli bir düzeyi geçmiş ve okuduğunu, dinlediğini anlayabilir hale gelmiştir o okulda. Okulundan mezun olurken tek minnettar olduğu şey budur. Lise yılları boyunca, küçüklüğünden beri hayali olan bilgisayara kavuşmuşluğuyla beraber. Yine tesadüf eseri bilgisayar üzerinden müzik yapabilmekle haşır neşir olmuş, müziktek sitesinin kurulduğu yıllarda o henüz müzik teknolojilerine giriş bile yapmamıştır. Lisedeki dört yılı boyunca, reason ve cubase'i kendi başına öğrenmiş ve rap müziğin altyapılarını incelemiştir. Lise bittiğinde vizyonunu genişletmesi gerektiğini farkedip, tüm müzik türlerine kucak açmış ve zaman içinde her birinden örnekler dinleyerek, onları anlamaya çalışmaktadır.

Bu arada ÖSS denilen malum vakadan ilk sene boşlaması ve neredeyse günde en az bir altyapı üretmesi nedeniyle başarısız ayrılmış. Tekrar hazırlanmaya karar vermiş, daha ciddi hazırlanmasına rağmen yanlış sınav stratejisi yüzünden bir önceki senenin de altında puan yapmıştır. Mecburen Kültür Üniversitesi, Fizik Bölümünü tam burslu olarak kazanmıştır. Yine de mutludur. Çünkü bu okuldaki ilk senesinde eş zamanlı olarak Bilgi Üniversitesinin Müzik Bölümüne hazırlanacaktır; sonuç belli olduktan sonra da buraya geri gelip edit yaparak durumu iletecektir.

Kendisi yay burcu, bir kedi sahibi ve doğal olarak bekardır, ailesiyle yaşamaktadır.

Şu an yaptığı müzikal çalışmaları, diğer müzisyen arkadaşlarıyla bir araya gelerek oluşturduğu Peak Music Production çatısı altında devam ettirmektedir. Bu yazıyı yazarken aslında tamamen bitti diye düşündüğü zamanlar olmasına rağmen müzikten hiç kopamadığını farketmiştir, biliyordur ki artık bunu bir resmiyete bağlamak gerekmektedir. Bu işte tecrübesi kendisinden yüksek olan, yaptığı işlere yorumunu ve katkısını katabilecek herkese de "ne olursan ol, gel" demektedir. Şu an müzik teorisi ve günümüz müziği üzerine çalışmalarını devam ettirmektedir...
 
Geç kalmış bir Merhaba...

Herkese merhaba...

Sakarya Ün. Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümünde Müzik Teknolojileri, Armoni, Kompozisyon, Batı Solfej gibi dersleri karşılamaktayım. 2004 yılında ders notlarımı toparlayıp Müzikte Bilgisayar Kullanımı adı altında basit bir başlangıç kitabı çıkartmıştım. Şu aralar Türk Müziği çalgıları kayıt tekniklerine ilişkin ikinci bir kitap ile uğraşmaktayım.

1970 istanbul doğumluyum. 1987'de girdiğim Marmara Makina bölümünü 4. sınıfta terk edip :) Marmara Müzik bölümüne geçtim. 1997'de de bu bölümü bitirmeye karar verip bitirdim.

Forumunuza katılmaktan mutluluk duyuyorum....
 
Merhaba.Ben Alican Deniz Akyüz. 06.06.1991 Ankara doğumluyum.Şu anda İzmir'de oturmaktayım.

7. yaşımda mandolin, 9. yaşımda gitar, 11. yaşımda piyano çalmaya başladım.Piyanoyla tanışmam gırtlağımıda kullanmaya başamama sebeb oldu. 14.yaşımda ilk grubuma dahil oldum. 15. yaşımdan beri İzmir barlarında çalar-söylerim. İzmir'de punta, hayalbaz, opus gibi barlarda programlar yaptım.

Şu anda müzik teknolojileri bölümüne hazırlanıyorum(Yuken ile rakibiz :) ). Bunun yanında gitar dersi veriyorum, armoni ve solfej dersi alıyorum. 2 senedir kayıt teknikleri ile ilgileniyorum, çalışıyorum, çabalıyorum... Bu konuda ders aldığım veya soru sorabildiğim kimselerim olmadı, kendi çabalarımla bu konuda bilgi sahibi olmaya çalışıyorum, müziktek forumuda bana bu konuda çok yardımcı oldu, oluyor... Asıl işim kayıt , miksaj vs. değil, çalmak ve söylemektir.

Herkeslere selamlar..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst