22.04.1982 tarihinde Balıkesir'in Edremit ilçesinde doğan Ural M. Sönmez çocukluğunu aynı ilin Gömeç kazasında geçirmiştir. Annesinin görevi gereği ucundan bir Kars-Ardahan görmüşse de tam bir Egeli olarak yetişmiştir. gene annenin mesleğinden ötürü (cia için çalışıyor ama öğretmen kimliğini kullanıyor, yemek, pasta börek ve duygu sömürüsü uzmanı) köy okullarında çürüyen çocukluğunun tek merhemi iğrenç TRT cumartesi sabahı programları, Clementine, Yunan kanalları olmuştur. Orta okulu ve liseyi Burhaniye'de okumuş ve pek çok teenagerın müziğe merak salıp, grup kurup coştuğu zamanları (tam cuk diye oturan sıfatıyla) mal gibi geçirmiş, babasının zoruyla başladığı org, bağlama ve mandolin hayatının bir türlü gerisini getirememiştir. 90'ların sonu, Haluk Levent, Akdeniz Akşamları, gitarı kıçına çarpa çarpa yürüyenler yılları olduğu için ve her inç kare başına düşen plaj gitaristi sayısı meşhur sahra benzeri ören plajında populasyonu tehtid edecek boyutlara ulaştığından "dur ülen neymiş bu manitaların aklını başından alan şey" denilerek gitara başlanmış ve bi daha da bırakılamamıştır. Babanın diğer tüm aletlerde gösterdiği hoşgörü ve destek gitara pek yansımamıştır. Bunda bu satırları yazan adem oğlunun tiksinç derecede bir metalciye dönüşmesinin de büyük payı vardır zira baba denilen adamcağızın aklına gitar deyince "matalika"; elektro gitar isteyen oğul denilince de "matalika çalan hayırsız velet" gelmektedir.
Bu dönemler çok zor geçmiştir zira etrafta tek gitar olarak geçinen lisenin badi lakaplı beden hocası da olaydan çok çakmamakta ve akor basma ötesinde yardımcı olamamaktadır. Bu yüzden üniversite okumaya Antalya'ya gelindiğinde ve çalanlar görüldüğünde ufak çapta bir şok geçirilmiş ama bu atlatılarak hemen kaynaklar toplanılarak etüd kampına girilmiştir. Bütün bir yıl her gün 6 ili 8 saat etüd yapılmış okuldan atılma derecesine gelinmiş (ee tabi okula gitmeye vakit kalmıyo neyazıkki) ele geçen ise virtüözite diil şahane ve en yağlı-sulu kısmından bir tetik parmak sendromu olmuştur. Bundan sonra abarık süreler kısaltılmış ve bir dolu grup kurulmuştur. Ama grup kurulan kişilerin anlama ve kavrama bakımından ileri derecede down sendromu göstermesi, alet edevat eksiklikleri (bahsi geçen şahsın tek mal varlığı bir akustik gitardır o sıralar ve elektro gitar devamlı başkalarından kısa süreler için dilenilmektedir) bu naçiz bünyeye birde kronik depresyon vede anksiyete bozukluğunu eklemiştir.
Velhasılkelam ertesi sene bütün bir yıl "patatis-ekmek-yumurta" yenilerek bir adet elektro ve prosesör ikilisine kavuşulmuş ve artık genişleyen çevre sayesinde işlere gidilmeye başlanmıştır; the bar ve olimpos gölge bar gibi yerlerde uzun süreler çalınmış, çeşitli konserler ve organizasyonlar da yer alınmış okul iyicene sallanmıştır. Filhakika forumumuzun şahane ve tombul insanı "chief" lakaplı Süha abimizle de bir süre çalışılmış ama gerek kendisinin gerek yanındaki kişilikleri çeşitli sebze türleriyle açıklanabilcek tiplerin sadistliği ve muhabbetinden "bay gelmiş" (tdk türkçe sözlük bay gelmek) ve yolları ayrılmış ama ondan öğrendiği hayat derslerini hiç bir zaman unutmamıştır. Bundan sonrasında okul bitirilmek için kasılmış, müzik toplulukları başkanı da dahil olmak üzere (kendisine çekilen "fuck you" temalı ve özetli mesajın payı büyük) bir dolu kişiyle papaz olunarak okul bitirilmiş ve memlekete dönülmüştür.Hiç bir grupla 6 aydan fazla çalışmamıştır. Bundan sonraki günlerini aralıkta gideceği askerliğe hazırlanarak, tarlada ense kızartarak geçirmektedir. An itibariyle İstanbul'dadır ve tünel tayfasına küfür etmektedir. Babası belinde odun kırmakta, kendisi kedilerini mıncırmaktadır. Teşekkürler. Dağılın....
Bu dönemler çok zor geçmiştir zira etrafta tek gitar olarak geçinen lisenin badi lakaplı beden hocası da olaydan çok çakmamakta ve akor basma ötesinde yardımcı olamamaktadır. Bu yüzden üniversite okumaya Antalya'ya gelindiğinde ve çalanlar görüldüğünde ufak çapta bir şok geçirilmiş ama bu atlatılarak hemen kaynaklar toplanılarak etüd kampına girilmiştir. Bütün bir yıl her gün 6 ili 8 saat etüd yapılmış okuldan atılma derecesine gelinmiş (ee tabi okula gitmeye vakit kalmıyo neyazıkki) ele geçen ise virtüözite diil şahane ve en yağlı-sulu kısmından bir tetik parmak sendromu olmuştur. Bundan sonra abarık süreler kısaltılmış ve bir dolu grup kurulmuştur. Ama grup kurulan kişilerin anlama ve kavrama bakımından ileri derecede down sendromu göstermesi, alet edevat eksiklikleri (bahsi geçen şahsın tek mal varlığı bir akustik gitardır o sıralar ve elektro gitar devamlı başkalarından kısa süreler için dilenilmektedir) bu naçiz bünyeye birde kronik depresyon vede anksiyete bozukluğunu eklemiştir.
Velhasılkelam ertesi sene bütün bir yıl "patatis-ekmek-yumurta" yenilerek bir adet elektro ve prosesör ikilisine kavuşulmuş ve artık genişleyen çevre sayesinde işlere gidilmeye başlanmıştır; the bar ve olimpos gölge bar gibi yerlerde uzun süreler çalınmış, çeşitli konserler ve organizasyonlar da yer alınmış okul iyicene sallanmıştır. Filhakika forumumuzun şahane ve tombul insanı "chief" lakaplı Süha abimizle de bir süre çalışılmış ama gerek kendisinin gerek yanındaki kişilikleri çeşitli sebze türleriyle açıklanabilcek tiplerin sadistliği ve muhabbetinden "bay gelmiş" (tdk türkçe sözlük bay gelmek) ve yolları ayrılmış ama ondan öğrendiği hayat derslerini hiç bir zaman unutmamıştır. Bundan sonrasında okul bitirilmek için kasılmış, müzik toplulukları başkanı da dahil olmak üzere (kendisine çekilen "fuck you" temalı ve özetli mesajın payı büyük) bir dolu kişiyle papaz olunarak okul bitirilmiş ve memlekete dönülmüştür.Hiç bir grupla 6 aydan fazla çalışmamıştır. Bundan sonraki günlerini aralıkta gideceği askerliğe hazırlanarak, tarlada ense kızartarak geçirmektedir. An itibariyle İstanbul'dadır ve tünel tayfasına küfür etmektedir. Babası belinde odun kırmakta, kendisi kedilerini mıncırmaktadır. Teşekkürler. Dağılın....
