[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
22.04.1982 tarihinde Balıkesir'in Edremit ilçesinde doğan Ural M. Sönmez çocukluğunu aynı ilin Gömeç kazasında geçirmiştir. Annesinin görevi gereği ucundan bir Kars-Ardahan görmüşse de tam bir Egeli olarak yetişmiştir. gene annenin mesleğinden ötürü (cia için çalışıyor ama öğretmen kimliğini kullanıyor, yemek, pasta börek ve duygu sömürüsü uzmanı) köy okullarında çürüyen çocukluğunun tek merhemi iğrenç TRT cumartesi sabahı programları, Clementine, Yunan kanalları olmuştur. Orta okulu ve liseyi Burhaniye'de okumuş ve pek çok teenagerın müziğe merak salıp, grup kurup coştuğu zamanları (tam cuk diye oturan sıfatıyla) mal gibi geçirmiş, babasının zoruyla başladığı org, bağlama ve mandolin hayatının bir türlü gerisini getirememiştir. 90'ların sonu, Haluk Levent, Akdeniz Akşamları, gitarı kıçına çarpa çarpa yürüyenler yılları olduğu için ve her inç kare başına düşen plaj gitaristi sayısı meşhur sahra benzeri ören plajında populasyonu tehtid edecek boyutlara ulaştığından "dur ülen neymiş bu manitaların aklını başından alan şey" denilerek gitara başlanmış ve bi daha da bırakılamamıştır. Babanın diğer tüm aletlerde gösterdiği hoşgörü ve destek gitara pek yansımamıştır. Bunda bu satırları yazan adem oğlunun tiksinç derecede bir metalciye dönüşmesinin de büyük payı vardır zira baba denilen adamcağızın aklına gitar deyince "matalika"; elektro gitar isteyen oğul denilince de "matalika çalan hayırsız velet" gelmektedir.
Bu dönemler çok zor geçmiştir zira etrafta tek gitar olarak geçinen lisenin badi lakaplı beden hocası da olaydan çok çakmamakta ve akor basma ötesinde yardımcı olamamaktadır. Bu yüzden üniversite okumaya Antalya'ya gelindiğinde ve çalanlar görüldüğünde ufak çapta bir şok geçirilmiş ama bu atlatılarak hemen kaynaklar toplanılarak etüd kampına girilmiştir. Bütün bir yıl her gün 6 ili 8 saat etüd yapılmış okuldan atılma derecesine gelinmiş (ee tabi okula gitmeye vakit kalmıyo neyazıkki) ele geçen ise virtüözite diil şahane ve en yağlı-sulu kısmından bir tetik parmak sendromu olmuştur. Bundan sonra abarık süreler kısaltılmış ve bir dolu grup kurulmuştur. Ama grup kurulan kişilerin anlama ve kavrama bakımından ileri derecede down sendromu göstermesi, alet edevat eksiklikleri (bahsi geçen şahsın tek mal varlığı bir akustik gitardır o sıralar ve elektro gitar devamlı başkalarından kısa süreler için dilenilmektedir) bu naçiz bünyeye birde kronik depresyon vede anksiyete bozukluğunu eklemiştir.
Velhasılkelam ertesi sene bütün bir yıl "patatis-ekmek-yumurta" yenilerek bir adet elektro ve prosesör ikilisine kavuşulmuş ve artık genişleyen çevre sayesinde işlere gidilmeye başlanmıştır; the bar ve olimpos gölge bar gibi yerlerde uzun süreler çalınmış, çeşitli konserler ve organizasyonlar da yer alınmış okul iyicene sallanmıştır. Filhakika forumumuzun şahane ve tombul insanı "chief" lakaplı Süha abimizle de bir süre çalışılmış ama gerek kendisinin gerek yanındaki kişilikleri çeşitli sebze türleriyle açıklanabilcek tiplerin sadistliği ve muhabbetinden "bay gelmiş" (tdk türkçe sözlük bay gelmek) ve yolları ayrılmış ama ondan öğrendiği hayat derslerini hiç bir zaman unutmamıştır. Bundan sonrasında okul bitirilmek için kasılmış, müzik toplulukları başkanı da dahil olmak üzere (kendisine çekilen "fuck you" temalı ve özetli mesajın payı büyük) bir dolu kişiyle papaz olunarak okul bitirilmiş ve memlekete dönülmüştür.Hiç bir grupla 6 aydan fazla çalışmamıştır. Bundan sonraki günlerini aralıkta gideceği askerliğe hazırlanarak, tarlada ense kızartarak geçirmektedir. An itibariyle İstanbul'dadır ve tünel tayfasına küfür etmektedir. Babası belinde odun kırmakta, kendisi kedilerini mıncırmaktadır. Teşekkürler. Dağılın....
 
:D :D notepad de yazılı şeyi aynen yapıştırdım. şimdi bakıyorum da şahane olmuş. resim için saol; duvar kağıdı yaptım masaüstüm şenlendi... :D

vay be... epey dolmuşum ben...
 
Adı ve soyadı:Aykan Köksal

Doğum Tarihi:16/03/1989

Doğum Yeri:İzmir/9 Eylül Üniversitesi

Tipi:Siyah-Beyaz(bu yaşta mı? oha)dalgalı saç, siyah gözlü, azcık kumral tenli, kafasında 2 tane dikiş yarası bulunan biri.

Eğitim:Anasınıfı ve ilköğretim5. sınıfa kadar Asil Nadir İlköğretim Okulu,6,7 ve 8. sınıflarda Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu,Lise Hazırlık ve 1 Özel İzmir Bilge Ata Lisesi,Gene Lise 1 olarak Özel İzmir Fatih Kolejinde devam etmekte(son 3 yıllıklardanız birdaha kalırsam açık öğretim bile almıyor.).

1989 yılının mart ayında saat 11 civarlarında dünyaya gelmişim.Rahatıma düşkün olduğum annemin karnından 9 ay 12 günde çıktığım gün belli olmuş.Annem Eskişehirin Yerlisi babam ise ne olduu belirsiz bir aileden gelmekteyim.8 yaşıma kadar bazı nedenlerden dolayı uyuduktan sonra rahatlıktan dolayı işemeye kalkmazdım öyle tabi fıydırıverip gidermiş.Neyse orta okula kadar ilk okul öğretmenimden bolca dayak yemekle beraber org kursuna gidip hiçbirşey öğrenmemiş sadece gidip gelmekle yetindiğim için peder bey tarafından bu konularda hep ezilmiş hor görülmüşümdür. orta okul son seneye kadar hiç bir müzik ağleti çalmamış ve sadece çalanlara iç geçirerek hatun götürmelerini izlemiştim.Müzik zevki olarak metallica iron maiden gibi gruplarla başlanılmış ve lise sıralarında genişlemiştir.8.sınıfın başında ailemin baskıları üzerine istemeyerek ve "nede osa bir ayda bırakıcam sevemeyecem işte olmucak ama bunu bile bile gitara başlatacakmısınız" diyerek gitara başlamış ve hiç beklenmedik bir şekilde gitara bağlanılmıştır.Gitar onun yeni ufku olmuş ve Lgs döneminde onu lgs ile alakasız olaylara götürmüştür sonuç olarak lgs de pek de iç açıcı olmayan bir puan alınarak aile ve eşe dosta rezil rüsvan olunarak boyunun ölçüsü alınmıştır.Özel okula gidilerek Hazırlık Okunmasına ramen Kerem Hocasından(ebenezer) da bol miktarda azar ve dayak yiyerekde olsa adam olmamış ve hazırlıkta da kalınıp sorumluluk sınawlarında 2 ile kılı kılına geçilmiştir.Lise 1e gelindiğinde kerem Hocası onu terketmiş yaban ellerde yanlız başına bırakıp gitmiştir.tam bir elektro gitar düşüncesi içindeyken ilk kazığını okulda yiyip kırık saplı bi elektro gitara 75 milyon wermiş ve 2 defa toplamda kullanamadan gitar harab olmuştur. bundan sonra alt kattaki gitar satan dallama diye nitelendireceğim adam 375 milyona bktan bi stagg elektro gitar satıp çocuğu kazıklamanın zevkiyle parasını saymaktaydı çocuk gitarın bukadar kötü olduğunu çook uzun zaman sonra öğrenebildi. bu sürede ders mers hakgetire bir modla okula gittiği için lise 1 de direk sınıfta kaldı ve 3 yıllık lise birlerin son versiyonu olarak kaldı öss ye gireceği seneki olan%50 lik şans dilimini kaçıran adam keçileri kçırdı ve okulunu değiştirdi ailesinin yüzüne bakamaz halde delirirken araba parçası alıp satmaya mod ve benzeri işler yapmaya başlayıp biraz para kazanmaya başladı ilk dönem kimya harici bütün ilk sınawları 2 3 4 5 arası gezinmekle beraber kendisine artık bir elektro yaptırmayı düşünmüş ve kerem hocasından bu forumun methini duyup gelmiştir.Burda Yeterli bilgiyi almaya çalışırken yeni insanlarla tanışmış fikir sormuş ve karar wermiştir bunun ilk adımlarını da atmaya başlamıştır.Son günlerde yeni bir kız arkadaş yapıp paranın dibine vurmaya çalışan arkadaşı en son msnde görülmüş ve bu yazıyı yazarken harcadığı eforu yeniden kazanmak için yatağına doğru gitmiştir. :D
 
76 İstanbul doğumluyum. Müzikle ilgili hiçbir eğitimim yok. Uluslararası ilişkiler okudum hatta. Ama şan dersi aldım, 6 ay kadar. Üniyi kazanınca bir ay gidip dedim ki aileme "ben müzik yapmak istiyorum, bana hörmet edin". Tamamm dediler. Sonra denedim iki konservatuvarı da, son aşamada olmadı (sonra okul bitti bu arada). Tabi bu arada alınan kısa süreli piyano dersleri falan. Pek bir işe yaramadı desem, yalan olur. Org aldım. Aşık olunca insan bir sürü şarkı yapıyor. Dolup taşıyor. Sonra Ümit Kuzer ve Martin Cru Spencer ile bir süre çalıştık. Olmadı, ayrıldık. Tam kendi halimde yaşamaya ve müziğimi kendim için yapmaya alışmışken, bir anda bu siteye üye olan Cem Tuncer adlı muhterem şahıs beni Berkay Kural adlı diğer bir muhterem şahısla tanıştırdı :) Ve ben kendimi demo yaparken buldum. Demomuz bitti şimdi. Bakalım neler olacak hayatımızda. İyi ki üye olmuşum bu siteye. İyi var herkes.

Eda
 
Haldun' Alıntı:
Alakasız bölüm bitirip müzisyen olanlara fena halde sempati duyuyorum. :)

Herkes hayatında en iyi becerebildiği ya da yapmaktan zevk aldığı şeyi yapmalı bence. Ha, bu kararı verdikten sonra zengin mi olursun, fakir mi o ayrı... Ama böylesi daha mı güzel ne.
 
Ilk mesajima ekleme yapmam mumkun olmadigi icin yeni bir tanesini yaziyorum.

Uzun zamandir neyi nereye oteleyecegimi sasiriyordum. Bugun itibariyle kosturmacam sona erdi ya da daha acisi geliyor da ben kendimi kandiriyorum.

Bugun itibariyle ECAA basvurumun kabul edildigini ogrendim; pasaportum elime ulasti zira. Bircok basvuru sahibi, avukat ve muhasebeci araciligiyla basvurup bir bucuk ila iki yil beklerken, bizim kendi basvurumuzla bir ayda (Tam rakamiyla 23 gunmus, simdi baktim) sonuc alabilmis olmamiz da moralimi duzeltti dogrusu. Oturma ve calisma izni sahibiyim su an itibariyle. Hayatimda boyle bir degisiklik oldu. Bir de dogumgunu basliginda aktardigim gibi kurdugumuz bir sirket var, isler biraz oturunca Vitrin'e bir baslik acayim. Hayat gumbur gumbur gidiyor obur yandan; konserler, okul vesaire. Guzel. Mutluyum ben bu aralar sanirim. Evet yahu. Guzel duyguymus.

Sevgiler.

Onur

Eklenti: (13.01.2006) Okulu dondurdum, caz piyano dersi almaya basladim Federico Reuben'den.
 
Aykan' Alıntı:
artık bir elektro yaptırmayı düşünmüş ve kerem hocasından bu forumun methini duyup gelmiştir

Aha o ben oluyorum, ne zamandır yazacağım unuttum kısmet bugüneymiş.

İsim: Kerem Oktay BİLGİCİ
Doğum: 1979/İZMİT
Eğitim Öğrenim Durumu Şeysi: 2 ilkokul, 2 orta okul, 2 lise (ki bir tanesi Kuleli Askerli Lisesi, 2 üniversite değiştirdim. Uludağ Üniversitesinde 6 yılımı ingilizce öğretmeni olacağım diye heba ederken bir şimşek çakması sonucu sınavlara girdim ve 9 Eylül GSF de müzik bilimlerine girdim 3. sınıfta da teknoloji bölümünü seçtim. Arada bir grup kurar dağıtırım, barlarda falan çalarım, ders veririm. 7 telli gitar hastasıyım. RPG olsun Star Wars olsun, bilim kurgu olsun ,kitap oyun film ne varsa yer yutarım. Şu sıralar bir grup daha kurmak, tüm dünyayı ele geçirmek, Türk-Roma İmparatorluğunu kurmak gibi projeler üstünde çalışıyorum.
 
Ece Dorsay

03.01.1979 tarihinde İstanbul’da doğdu. Özel Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’ni bitirdi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay’ın kızı .

Müzik tarzını alternatif ve türkçe rock olarak adlandırıyor. Akustik gitar, elektro gitar ve bas gitar çalıyor. Karikatür çizmek, yazı yazmak gibi farklı uğraşları var. 1997 yılında Blue Jean dergisine U2′nun Selanik konserini yazdı. Superonline’ın müzik sayfalarına müzik yazısı yazdı.

1996 yılında stüdyoda kendi imkanları ilk gerçek anlamdaki demosunu kaydetti.Manhattan Ice Dream En İyi Şarkı Yarışması’nda ilk ona girdi. 2000 yılında düzenlenen Roxy Müzik Günleri’nde finale kaldı. Fransız Müzik Kanalı MCM’in düzenlediği “Fete de la Musique” günlerinde çaldı. H2000 festivalinde hem 2000 hem 2002 yılında Muse ile aynı gün main stage’de, Hayal Kahvesi, Bronx gibi birçok barda, üniversite şenliklerinde sahne aldı.

Mp3.com adlı international bir müzik sitesine demo parçalarını koydu ve mp3.com un listelerinde demo parçaları, en tepeye yerleşti. Bu başarısı sayesinde basında yer aldı. 2000 yılında Universal ile anlaşıp, Tutkuların Peşinde ve Umut ve Korku Yolu adlı 2 parça kaydetti. Solo gitarları Yavuz Çetin çaldı. Tutkuların Peşinde adlı demo, Alternatif adlı karma bir albümde yer aldı. (Diger yer alan sanatcılar :Duman, Sebnem Ferah, Teoman gibi isimlerdi.)

Avrupa’nın ünlü müzik dergisi “Guitarist” te şarkılarıyla ilgili görüşler yer aldı. Amerika ve Avrupa’dan birçok sanatçı kendisiyle çalışması için teklifte bulundu. Canada’lı trip hop grubu Soma Sonic de bunlardan biri.

2002 yılının Mayıs başında, Kum Saati adlı ilk albümünü Universal’den çıkardı. Albümde gitar da çaldı, sözlerin ve bestelerin tümü kendisine ait. Ilk klip Umut ve Korku Yolu adlı parçaya çekildi. Albumun prodüktörlüğünü Nezih Ünen, aranjörlüğünü Artun Sürmeli yaptı. Albüm 2001 yılında kaydedildi ama ekonomik kriz yüzünden bir sene geç piyasaya çıktı. Albümde, Kenan Doğulu’nun davulcusu Aydın Karabulut, Bulutsuzluk Özlemi’nin basçısı Demirhan Baylan, Mercury’den tanıdığımız gitarist Murat Çekem çaldı. Londra M.I.’de bas gitar egitimi aldı. Randy Esen'den kısa bir süre şan dersleri aldı. Aynı sene Kral TV 2003 ödüllerinde En Iyi Kadın Çıkış dalında aday gösterildi.

Eylulist bar (Arnavutköy) ‘da ve Beatles Kafe’de (Taksim-Aga Cami yanı) sağlam bir dinleyici kitlesi kazandı. Radyo Kozmos (92.3) da her cuma 21:00 - 22:00 arası Dağınık Oda adlı programda, canlı yayında kendi seçtiği parçaları çaldı. 2004 yazında, Zülfü Livaneli’ye Hisar konserlerinde geri vokal yaptı.

Jeff Buckley, U2, Skin, PJ Harvey, Frank Sinatra,Morrissey, Victor Wooten, Mazhar Alanson, Nick Drake gibi farklı isimlerden etkilendi. Tarzını Elliot Smith, Damien Rice, Alanis Morissette, Ani Difranco, Mazhar Alanson gibi müziğinde akustik gitarı ağırlıklı olarak kullanan, tavırlı sözler yazan isimlere yakın buluyor.

Web Adres : http://eced.wordpress.com
PowerTurk Sitesinde Ece : http://www.powerturk.com/2004/biyo_detay.asp?code=252
Cazci.com Sitesinde Ece ‘nin Marcus Miller album yorumunu okumak için :
http://www.cazci.com/album.php?id=40&ke ... ece+dorsay
Basında yer almıs roportajları : http://eced.wordpress.com/basin/
 
Onur_Erbas' Alıntı:
Ilk mesajima ekleme yapmam mumkun olmadigi icin yeni bir tanesini yaziyorum.

Uzun zamandir neyi nereye oteleyecegimi sasiriyordum. Bugun itibariyle kosturmacam sona erdi ya da daha acisi geliyor da ben kendimi kandiriyorum.

Bugun itibariyle ECAA basvurumun kabul edildigini ogrendim; pasaportum elime ulasti zira. Bircok basvuru sahibi, avukat ve muhasebeci araciligiyla basvurup bir bucuk ila iki yil beklerken, bizim kendi basvurumuzla bir ayda (Tam rakamiyla 23 gunmus, simdi baktim) sonuc alabilmis olmamiz da moralimi duzeltti dogrusu. Oturma ve calisma izni sahibiyim su an itibariyle. Hayatimda boyle bir degisiklik oldu. Bir de dogumgunu basliginda aktardigim gibi kurdugumuz bir sirket var, isler biraz oturunca Vitrin'e bir baslik acayim. Hayat gumbur gumbur gidiyor obur yandan; konserler, okul vesaire. Guzel. Mutluyum ben bu aralar sanirim. Evet yahu. Guzel duyguymus.

Sevgiler.

Onur

Eklenti: (13.01.2006) Okulu dondurdum, caz piyano dersi almaya basladim Federico Reuben'den.

hayýrlý uðurlu olsun onur, senin için çok sevindim...

bakalým benimde ispanya ya gitme durumum var 3-4 sene hanýmlar birlikte...
 
Tesekkur ederim. Umarim olur sizinki de abi.

Bir eklenti daha yapayim bu arada. Oojami'yi de biraktim. Kendi projeme basliyorum. Okula da seneye devam edecegim.

Sevgiler.

Onur
 
Oojami'yle olan iliskim kayit, sarki ve produksiyon mantiginda devam eder de yok sahnede istemiyorum.

Vallahi de cok zor kivirmak. Esek olusu Jazz Bass'la. :D
 
Tum hepsini okumus bulunmaktayim ve gaza geldim ben de yaziyorum :D

Tuncay Cavus

1985 Bulgaristan dogumlu, ailesi Turklere karsi sertlesen Bulgar baskilarindan dolayi elinde ne var ne yok birakip(babam tek luks olarak gitarini almis-tabi o gitar'da Turkiye'ye gelince maddi sikintidan dolayi satilir-babamin giden gitarin arkasindan bakisini hala unutamam)1989 yilinda anavatan Turkiye'ye gocer.Neyseki anne-baba saglam
mesleklerinden dolayi kaseyi dogrulturlar.

Ilkokul'u ve liseyi Istanbul/Kucukcekmece'de bitirir.

Rock muzige ilgilisi babasindan gelir.Cocuklugundan beri Deep Purple-The Eagles-CCR baskisi altinda birakilmistir.Baba yumusamaya baslayinca(ah baba ah nasil dinliyorsun o TSM'yi) isi oglu devralir.

Gitar'a babasinin kuzenin gitarini calarken ozenmesiyle baslar.1999'da gazla adi bir klasik gitar alinir.
Babadan hernekadar kostek yese de bikmaz, gunde 16 saat gitar calistigi zamanlar olur.
Hatta annesini kandirip 3 ay ders bile alir.
4 sene boyunca o gitarla (?) Metallica,Iron Maiden sololarini atmaya calisirken dershanede tanistigi bir arkasindan ucuz bir fiyata ilk elektro gitarini alir(Usa yapimi Slammer by Hamer).

Tabi her elektro gitari eline ilk alan insan gibi grup kurma islerine atilir 8)
Birkac yil boyunca tam gaz onlarca heavy metal-hard rock grubunda
calar.

Oss yuzunden muzigi hayatindan cikarmak zorunda kalir kisa bir sureligine...

Sonuc olarak cok sevdigi Istanbul'dan kendi istegiyle ayrilarak Makine Muhendisligi okumak icin Eskisehir'e yerlesir.

Eskisehir'e gelir gelmez Blues'la tanisir ve tum muzik ve gitar zevki aniden degisir.
Gitar uzerinde, kendini sadece hiz uzerine gelistirmeye calisirken ''bend'' isimli bir teknik de ogrenir tesadufen...

Su an ne mi yapar bu adam?
Belki;
Onlarca basarisiz grup kurma girisiminden sonra yilmayip yeniden bir grup kurmaya calisiyordur...
Yemek yiyordur...
Piyasa calmamak icin direniyordur...
Ikinci defa aldigi Calculus 2 calisiyordur...
Hangi pedali alsam diye dusunuyordur...
Kitap okuyordur...
Ev arkadasiyla muzik hakkinda bagira-cagira tartisiyordur...
Bulasik yikiyordur...
Alkol...
 
TunnyC' Alıntı:
...Ikinci defa aldigi Calculus 2 calisiyordur...
Calculus dedin, gönlümü yaraladın.
(Okuldaki kod'u ile) 151 beni mahvetti.

Aman çalış, ne olur. Bitir okulunu. Müziği yakalamışsın zaten. Dert etme. Çalış.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst