[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
status' Alıntı:
Ardından kendimi Rafet El Roman'a Beste yaparken bulmam. Sonrası diğer sanatçılar ve besteler , demo düzenlemeler arada sahne.


Abi o senmiydin ya eski kız arkadaşım biraz psikopattı zor kurtulmuştum .
İki de birde arayıp '' Bana sen lazımsın'' ı dinletirdi telefondan :D :D

Baya bir kulaklarını çınlattım o zamanlar . :lol: :lol:
 
Merhabalar,

Ben Ejder Çankayalı 25 Ocak 1979 da Ankara'da, Ağabeyimden 5 yıl sonra dünyaya geldim.

İlkokula başlamadan önce evimizde bir adet duvar piyanosu vardı, Babam, Ağabeyimi ve Annemi zorla piyano kurslarına yolluyordu, annem piyanoyu koyacak düzgün bir yer bulamadığı için, piyano benim odamda duruyordu, benimse kimsenin bilmediği 3 notadan oluşan bir bestem vardı. Bütün tuşlar bana aynı geldiğinden, bestemin hangi notayla başladığını karıştırmamam için, pembe asetat kalemiyle bir tuşa işaretler koymuştum, tabi sonunda babam piyanoyu sattı.

ilkokul da müzik hocam bir veli toplantısında bizimkilere "Oğlunuzun karga gibi bir sesi var demiş". O zamanlarda müzikle pek bir yakınlığım yokmuş.

İlk defa gitarla bizim evde 13 yaşımda tanıştım, Eko akustik gitar, bir dolabın tepesinden çıktı, 2 kulakçığı ve 4 teli yoktu. Gitarı tamir ettirdikten sonra ilk çaldığım parça Beethoven'nın 9. senfonisinin meşhur temasıydı.

Birgün Queen'in İnnuendo sunu dinlerken, "Bunu çalabildiğim gün, süper bir gitarist olduğum gündür" diye, yıllar sonrasını hayel ederken, iki hafta sonra innuendo'yu çalabilmeyi başarmıştım, çok şaşırmıştım.

Kemal Eroğlu'nda gitar kurslarına başladım. Cenk Eroğlu'ndan ve daha ağırlıklı olarak Bülent Ağabey'den gitar dersleri aldım. (Soyadını hatırlayamadım)

Lisede müzik dersinde şansımı ve ses tellerimi zorlayarak İstiklal Marşı'nı kötü bir şekilde, fakat güzel söylemeye istekli ve arzulu bir şekilde okuyarak koroya girdim.
Lise yıllarının sonunda ilk grubumu kurmuştum "Naked". Kız vokalli bir alternatif rock grubu, bahar şenliklerinde çalıyorduk.

Daha sonra "Juice" isimli ikinci grubum oldu. İlk defa para kazanmaya başlamıştım, Sinema bar, İnka, Kapı yedi, ve Gölge Barlarında çalmaya başladık. Bir süre sonra grup dağıldı. Grubun vokalisti Serhat Bedük meşhur olmak için istanbula taşındı ve iki albüm çıkardı.

Aynı dönemlerde, iki yıl üniversiteyi kazanamadıktan sonra, 1999 yılında Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümüne girdim. Bu sıralarda 3 arkadaş "A.yarr.k" isimli deneysel müzik yapan bir grup kurduk ve evde kaydettiğimiz parçalarımızı cd ye basıp, kartondan kapak yapıp, sokaklarda dağıtmaya başladık, video klipler çekip üstüne bir de internet sitesi kurduk.

2001 yılında Gordion Caz akademisinde caz gitar kursuna başladım, Kamil Erdem'den caz armonisi dersleri, Durul Gence'den caz tarihi dersleri aldım.

Bir yandan okurken bir yandan G.E.C.E isimli bir grubta gitar çalmaya başladım, kendi bestelerimizi ve sevdiğimiz coverlar çalıyorduk, Limon'da çalmaya başladık, çeşitli stüdyolarda demolar kaydettik, "On air (şimdiki Mars)ve Detayda". Ardından Manhattan'da çalmaya başladık.

Ankarada Konseri olan Kargo grubu konserlerinden sonra bizi dinlemeye Manhattan'a geldikleri bir gün, sahneye davet edip beraber çalma ve tanışma fırsatımız oldu, o zamanki menejerleri Simla Vuran bizi beğenip bize de menejerlik yapmaya başladı. Aynı zamanlarda Roxy müzik yarışmasında finale kaldık.

Çeşitli şehirlerde konserler verirken biryandan da Manhattan'da çalmaya devam ediyoruduk, bu durumdan olumsuz etkilnen derslerim yüzünden 2003 senesinde Ankara Üniversitesi'nden ayrılma kararı aldım.

2004 senesinde G.E.C.E grubundan ayrıldım.

2005 yılında Piyanoyla tekrar haşırneşir olup özel yetenek sınavlarına hazırlandım. Başkent Üniversitesi Konservatuarı Kompozisyon ve Müzik Teorisi Bölümünü kazandım. Ev stüdyomu kurup kendi başıma çalışmalar yaptım, amatör olarak arkadaşlarımın projelerine yardım ettim, ev stüdyomda onları kaydettim. Başkent Üniversitesinden hocam; Mehmet Can Özer ile birlikte Poem stüdyosunda kayıt teknisyenliği üzerine çalışırken, Can Atilla ile tanıştım ve 2007 Aşk-ı Hürrem albümünde akustik, 12 telli akustik ve elektro gitarları çaldım, albüm kayıtlarında bulundum, klibinde playback gitar çaldım :)

Şu an kendi ev stüdyomda kayıtlarıma devam etmekteyim. Okuldan arkadaşlarla gruplar kurup eylencesine olsun, bahar şenliklerinde olsun, önemli günlerde olsun değişik kadrolarla gitar çalmaktayım. Arkadaşlarımın çaldığı organizasyonlarda ses sistemiyle ve ayarlarıyla uğraşmaktayım. Gitarımı, kayıt teknik tecrübemi ve piyanomu ilerletmek arzusundayım. Okulumu okurken beraberinde, Ankarada güzel bir kayıt stüdyosu açmak için ilk adımlara başladım, okul bittiği zaman stüdyoyu da tamamlamış olmayı ümit ediyorum.

Müziktek ailesiyle tanıştığım için çok mutluyum, herkese sevgi ve saygılarımı buradan birkez daha iletmek istiyorum.
 
Selamlar,

Emre Özkan 25 Ocak 1985 doğumluyum ( jdr-harmoney :roll: ), 6 kardeş içinde en küçüğü, en büyük abim 43, benden bir sonraki kardeşim 37 yaşında evet biraz geç doğmuşum. 4 aylıkken babamı 4 yaşımdayken annemi kaybetmişim. Toprakları bol olsun, çok şükür 5 tane kardeşim var. 22 yaşımda olmama rağmen bakkala markete beni göndermelerine kızsam da severim hepsini. (en küçük olmak zor)

İlk orta ve liseli hep deniz kenarındaki okullarda okudum ( sarıyer), yine deniz kenarında bir üniversite kazanmak istedim, olmadı, yıldıza girdim neyse beşiktaş da denize yakın sayılır diye sevindim, topkapıda kampüs açtılar kamyoncularla beraber okuyorum.

Gitarla nasıl tanıştığıma gelince biraz enteresan oldu, ilk olarak kuzenin klasik gitarı çaldım (hacılamak anlamında) üzerinden tel geçen ahşap enstrümanla ilk tanışmam o şekilde oldu. Kendi kendime nasıl çalınıyor acaba bu alet diye uğraşırken 4 sene geçti hala bulamayıp kenara kaldırdım, kuzen evlendi. 2 sene önce yılbaşında evde parti düzenleyip millet eve topladım, harala gürele takılırken kuzen "beni niye çağırmadın hayırsız" diye çıkıştı. Enişteye pek kanım ısınmadığından "ee şey unutmuşum" diye geçiştirdim, ama gelmelerini engelleyemedim. Enişte geldi "aa bu senin gitar değil mi hanım alalım bir bunu ben çalarım evde" diyip o da benden çaldı.

Enişteye duyduğum kin sebebiyle bunun altında kalmamalı daha iyi bir hareket yapmalıyım diyip internetten elektro gitar aldım. Sırf rengine hasta olduğum bir gitar kaptım (kırmızı).

Aradan 2 sene geçti, açgözlülüğümün getirisiyle bir sürü ekipman değiştirdim. Eniştem parayı kırdı, benim ona hazırladığım cevabı pek sallamadı, kredi kartı ekstrelerine bakıp enişteye küfür ederek rahatlama yolunu seçtim. Ama öyle ya da böyle artık bir hobim olmuştu. Kendimi iyi hissediyorum öyle büyük beklentilerim yok, mutluyum huzurluyum.

Şimdilerde ytü-matematik bölümünü bitirmekle uğraşıyorum 5. senem ve artık sinirimi bozmaya, şevkimi kırmaya başladı. Derslerden bunalınca enişteme saydırıyorum-toparlanıyorum. Geçimimi burslar ve özel dersler ile sağlıyorum. 3-5 tane öğrencim var birisi matematikten kaldı, diğeri evden kaçtı, beriki derece yaptı. Onları bıraktım başka öğrenciler buldum.
 
1990 eylül ayı doğumluyum. Adım Baran ama net ortamı derken, geyik konusu derken Barni'ye çıktı adımız. (ama ben seviyorum şahsen)

Müzik işine 5,5 yaşında babamın aldığı bağlama ile başladım. 1 ay sonra çalamıyordum. Sıkılmıştım ve bahçeyi kazmak için kırmıştım.(çocukluk böyle bişey işte)

Daha sonralarda gitara geçtim. 6.sınıf falandı. Senelerce çaldım. Arada 3 ay elime almağım zamanlar oldu. İnternette stüdyo işleri ile tanışınca, bir gün ben de yapacağım dedim. 2003'te Rap'le tanıştım ve işte o zaman müzik hayatım değişti ve Hiphop'un parçası olmaya başladım. Böylece hayatım değişti.

2006 - 2007 (yılbaşı gecesi) arasında bir zamanda 3 kişi stüdyo kuracağız dedik ve Allah ne verdi ise kurduk. 1 yıl falan oldu, 3-4 ayda bir alet alarak şu anki vasat durumda bir home studio'ya sahip olduk.

Daha sonra arkadaşların okulu derken herşey bana kaldı ve mix işine sardım. Son 5 ayımı bu işe ayırdım. Donanım konusunda baya araştırma yaptım. Eniştemlerde satış dahi yaptım. Hala arada isteyen olursa temin ediyorum. Bu dönemde onlarca aleti denedim, yeni birşey gelince eniştemlerde soluk alıyorum ve deniyorum.

Rap adına söz yazıyorum. Zamanla kalemim de gelişti. Alt yapı hazırlıyorum, mixleri ben yapıyorum. Kısaca ben her işi yapıyorum bir şarkı söylemiyorum. Onu da ben yaparsam ayıp olur diye yapmıyorum.

Bu arada en önemlisi, bol bol forumlarda takılıyorum. Çünkü günümün yarısı ÖSS'ye yarısı müzik işlerine ait. Müzik işleri de forumlarda dönüyor.

Üretmeye gelince, cuma geceleri cumartesi sabahına kadar çalışıyorum o ara ne çıkarsa :D

Gitar işine de bas gitar ile devam etmek istiyorum. Hayırlısı ile kısa zamanda alacağım.

İşte bu arada bir arkadaş vasıtası ile müziktek ile tanıştım. Bu güne kadar çok bilgi okudum ama kimse buradakiler gibi profesyonel yaklaşmıyordu. Bu sebepten sitede hem geyik hemde bilgi olduğundan, siteye resmen aşık oldum. İşte burdayım ve başınızı ağrıtmaya dilim döndüğünce, elim yazdığınca devam edeceğim. Soru soracağım, bildiklerimi yazacağım.

Saygılar.
 
O zaman ilk olarak "Türkçe kullanımı ve imla kuralları" hakkında bilgi alsan iyi olur :) Hoşgeldin bu arada. Forumumuzda olcam, etcem, yapam, edem, way bea, hadi yaw gibi anlatımlardan pek haz etmeyiz ;)
 
Pek çok kez kontrol ettim ama hem sohbet edip hemde yazarsam böle olur. Hemen bir kontrol edeyim .

Edit: Şimdi anladım hatalarımı :oops:
 
Ben düzelteyim şimdi, sen de bundan sonra daha dikkatli ol Baran, tamam mı?

not: Ben şimdi düzelttim, daha güzel oldu şimdi.
 
Biraz geç oluyor ama ben de kendimi tanıtayım.

Adım Rahmi, Rami derler (Rammy-Roo takma adı, Jeff Buckley'den Kanga-roo adlı parçayı dinlerken, bir taraflarımdan uydurmam akabinde peyda olmuştur). 1987 doğumluyum. Müziğe ilk, bağlamayla başladım dersem yanlış olur :) Keza, ilk enstrümanım olan bu bağlamayı 6 - 7 yaşlarındayken, kendi kendime çalmayı bir türlü öğrenememem akabinde kırmıştım.

Daha sonra lisede gitarla tanıştım.

Neyse efenim, Eskişehir'de ikâmet etmekteyim. Şarkı söyleyip, bir iki de gitar tıngırdatıyorum. Beatmaster bilir, 2007'de WooHoo Band adlı grubumla bar programları yapıyorduk. Hayırlısıyla dağıttık. Şimdilerde kağıt üstünde Rest diye bir grubum var. Bunun dışında sürekli beste çalışmalarımla ve sistemim olanak tanıdıkça da kayıt yapmakla vakit geçiriyorum.

Öğrenim derecem, geçen günki Öss başvurum akabinde idrak ettiğim üzere 8 no'lu seçenek yani "disiplin suçu dışındaki bir nedenden dolayı yüksek öğrenimi terk etmek" ya da bunun gibi birşey. İşin aslı, açıköğretim harcımla gitar pedalı almamdan başka bir şey değil. Çevremdekilerin aksine, hiç de geç olmadığına inanarak, önümüzdeki yıllarda Müzik Teknolojileri adına lisans eğitimi alma arzusundayım. Bunun ihtiyacını hissediyorum. Müziktek sayesinde bu arzumun iyice perçinlendiğinin farkındayım. Bu yüzden, forumdaki herkese sonsuz teşekkür ediyorum.
 
"Çalamıyorum, öyleyse kırılması vacip, haayytt!"

Ne bu yahu, forum "çalamama sonunda bağlama kıran" çocuklarla doldu... hehe :mrgreen:

Ulen biz de gitar çalamadık bir süre, ama aleti kırmak aklımıza gelmedi. :)
 
Benden baya büyük abla ve abime alınan saz baya bir harap durumdaydı. Bende bulduğum tek bir saz telini üstüne takıp onda melodiler çıkarmıştım. Orta okul yıllarıydı. Onla baya idare ettiğimi hatılıyorum. Orası burası kırık tek telli bir saz.

Daha sonra düz kalın bir çıtanın üstüne koli kartonunu monte edip onun da arasına tel gererek ilk ve son kendi gitarımı yaptım. Ve gitarı "V" şeklinde yapmıştım. Gitarı almam lise mezuniyetinden sonra olmuştu. Ondan öncesinde gitarı olan arkadasların evinden çıkmıyordum. Ne çektirdim çocuklara :) Şimdi de evde 4 gitar var :)

Ah mazi...
 
ilterocktive' Alıntı:
"Çalamıyorum, öyleyse kırılması vacip, haayytt!"

Ne bu yahu, forum "çalamama sonunda bağlama kıran" çocuklarla doldu... hehe :mrgreen:

Ulen biz de gitar çalamadık bir süre, ama aleti kırmak aklımıza gelmedi. :)

6 - 7 yaşlarındaki çocuk psikolojisini irdelemek için bilmem ne bilimci olmak gerekir sanırım. Eleştirmek sizin için de benim için de pek akıl kârı bir yol olmasa gerek, değil mi?

Ayrıca eminim farkındasınızdır yeryüzündeki bütün insanların dış görünümleri birbirine benzemediği gibi, karakter yapıları da birbirinin aynısı olamazdır. Bu bağlamda, sanırım sabırsız birisi olduğumu varsaymak zor olmasa gerek.

Ve emin olun, "Çalamıyorum, o zaman kırayım, haayt!" şeklinde gelişmemiştir olaylar. Net olarak hatırlayamasam da, ağlamalar, zırlamalar bu olayın ön planında yer almıştır.

Teşekkürler.

Teşekkürler.
 
rammy,

Sende bol miktarda sinir de var herhalde bu gün. Adam espri yapmış işte. Ben de güldüm şahsen. Biri kırar, biri bahçe kazar filan. :)

Hezeyanlarımızı da uzak tutmaya gayret edelim buradan. Bu başlığın amacı bambaşka. Ha dersen ki, "kırarım dökerim", "aha sebebi budur" vs. , aç bir başlık orada anlat.
 
Yok be Nurkan Abi, sinir değil, inan ben de güldüm bi an ama "anlaşılma kaygısı" kavramı ile başım dertte bir süredir. İlterocktive gibi değerli bir abime saygısızlık olarak addedilebiliyorsa yazdıklarım, benim üslûp hatamdandır muhakkak :) E bir de yazı ile duygularımı ifade etme beceriksizliğim diyelim :)

Saygılar.
 
Şimdi bir de barni'den tokat ya da fırça bekliyorum. O da gelirse ikinize birden yanıt vereceğim...
hahhahhhehah... (Şaka diyorum).

rammyroo, ben çocukları çok severim. Ardı ardına gelen bu "kırma" hikayeleri çok hoşuma gitti, takıldım.

Ayrıca burada isimler, yaşlar ve "değer"ler çok önemli değil. Yani sen yine de düşüncelerini yazarken mesajları kimin yolladığına önem verme pek. Ben önemsemiyorum. Tabii sen özgürsün.
Yani:
Biri ayılık ettiyse, ona her şartta "hoops, yuh" denebilmeli.
Sözüm meclisten dışarı.

Şimdi... rahat! Hazrol! Dağılabilirsin asker! Dağılın ulen. :p
(Ben yine de barni'den gelecek bir atağa karşılık, yere yatıyorum... ki hedef küçülsün) (iyeiye)

Nurkan, sen bir ara buradaki gereksiz muhabbetleri uçurursun. İyi ve temiz bir tanışma/tanıtma başlığı olarak kalmalı bence. Ben de gereksiz muhabbetleri keseyim... ah, bir kesebilsem tam olarak... ne iyi olacak... çen çen çen... kocakarı gibiyim vallahi...
 
merhabalar! değerli bir arkadaş (belki de abi henüz bilmiyorum:D) müzik kayıt teknikleri ve teknolojileri bölümünde "lütfedip bi kendini tanıt" sitemine binayen mevzu bahis alana intikal etmiş bulunmaktayım.

efenim sebebi ziyaretimiz belli.biz müzikle birbirimizi gördük beğendik size de yardımcı olmak tecrübeleri paylaşmak düşüyo :lol:

1986 istanbul Beyoğlu'nda doğdum ve 8 sene burada oturduktan sonra babamın üni.yi bitirmesine paralel olarak çıkan iş teklifleri nedeniyle kastamonu'ya taşındık.(babamı bu yüzden hep takdir etmiş ve örnek almışımdır.adam gitarist,ressam,fotoğrafçı,jeodezi ve fotogrametri mühendisi.üni.yi bitirdiğinde ben 6 yaşındaydım ve kimseden yardım almadan gündüz çalıştı gece okula gitti.ben onun yaptığını yapmaya kalktım 2 ayda tökezledim adam 6 sene yaptı aynı şeyi ) :shock: bu süre zarfında ben evde bulduğum gitarı oyuncak sanıp her gün onla oynamak gibi garip davranışlar sergilemeye başladım (yaş:5 ve babam da artık müziği bırakmış olduğu için 1960 yapım gitarının o şekilde muamele görmesi kendisi için pek sorun arz etmedi. gitar,eski türk filmlerinde arkada ispanyol paça gömlek ve pantolonlu adamların omzunda asılı olan gitarlardandır bu arada :D ) bu olayın akabinde yük gemisi kaptanı olan dayım yurt dışından yamaha marka bi org getirdi. tatmin oldum mu ? hayır.çünkü digital orgları kilise orglarını vs. hep kendine alır bana böle döküntü şeyleri verirdi:D
neyse kastamonu'ya taşınmamızla beraber artık ben henüz 4.sınıfta olmama rağmen, okul müsamerelerinin klavyecisi oldum.anadolu lisesinin orta okul kısmını kazandığımdaysa çoktan tüm milli bayramlarda beni sahnede görmek mümkün olmuştu bile.daha sonra babam bağlama da çaldığı için musiki derneğinin Türk halk müziği bölümünden yapılan ısrarlar sonucu Türk halk müziği bölümüne katıldı.bu esnada ben de ısrarların kurbanı oldum ve henüz orta 1 deyken kelli felli göbekli yaşlı amcalarla beni sahneye klavyeci olarak çıkarıldım çok kez.ve o yıla kadar hep okul birincilikleri yarışma ödülleri olan, karnesinde 4 görmeye alışkın olmayan ben, 2 zayıfla karşılaştım. hem de en iyi olduğum dersler:ingilizce ve almanca.ve müziği bırakmaya zorlandım

müzik serüvenim budur.ama rock müzik serüveni bambaşka bir olay.o başlı başına bir zincir.Türk halk müziği bölümünden tanıdığım Gökmen Bahçesular ve rock müzik yaptıkları grubuna hep imrenerek bakmaya başladım. artık provalara gitmiyodum ama detay grbunun provalarını seyretmeye gidiyodum. ve o an anladım ki benim küçükken oyuncak sanıp oynadığım şey aslında çok möhim bi aletimiş:D hemen gitar metodu kitapları aldım gitarın sağlam kalan tellerini de çıkarıp tamamen değiştirdim.ve 3-4 gün içinde bir sahil gitaristi ayarına geldim.akorları biliyor ve şarkı çalıyodum.daha sonra detay grubunda kopmaların başlamasıyla kendime bi fırsat buldum onlarla çalabileceğimi söyledim.ama bass gitara ihtiyaçları vardı.bas gitar bulamazdım.kastamonunun tosya diye lanet bi ilçesinden.gitarı gören "o ne biçim saz lan" diye sorarken bas gitar bulmama olanak yoktu.yapıcak tek bişey vardı.elektro gitarı bas gitara çevirmek :idea:

o gitarların eşik sistemi bizim şimdi kullandığımız gitarlarla çok daha farklı.her telin eşik yuvasını sökme imkanı var.söktüm :lol: evet yaptım ve çok pişmanım 8)
ama kimse bana dur demedi ki ne yapabilirim:D eşikleri söktüm elime eye aldım.eşiklerin arkasını ankaradan getirttiğim bas gitar tellerinin kalınlıklarına göre OYLUM OYLUM OYDUM :evil: daha sonra bulduğum bağlama imalatçısına da kemikten sap eşiği yaptırdım.ve montaja geçtim.evet dünyada ilk kez belki de bi elektro gitar evrim sonucu bas gitar olmuştu.ancak teori de atladığım bi nokta vardı.o tellerin gerilimine dayanamayıp atacak saptan ve boşalacak burgulardan henüz habersizdim :x bir şekilde çaldım ama o gruba:D ve sonra herkes askerlik tayin vb. nedenlerle dağıldı.ben de Kastamonu merkez de anadolu öğretmen lisesi kazandım yatılı olarak ama bu müzikle arama giremezdi.ders çalışmayacağımdan haklı bi endişe duyan ebeveynlerim gitarımı saklamışlardı.babamın 40 yıllık gitarı ve onla yaşıt lambalı amfisi artık yoktu.kabinler artık yoktu.lisede hayata küstüm bu yüzden.kimseyle konuşmadım kimseye müzikle uğraşan yanımdan bahsetmedim.ailemden intikam almalıydım.üni.yi kazanıp doya doya müzik yapmalıydım onlara inat.kendimi derslere vermeye niyetlenmiştim.ancak bu sırada müzisyen yanımdan (ağzımdan kaçırmak suretiyle bahsettiğim bi arkadaş,şuan üni.deyim ve hali hazırda ev arkadaşımdır kendisi:D )bahsettiğim bir şahıs,gitar ve klavye çalan birilerini aradığını söyleyen müzik öğretmenine ismimi verir.artık deşifre olmuşumdur.yeni sıkıntılar beni beklemektedir.

hoca baskısıyla isteğini yerine getirdim ve düzenlediği konsere çıktım.daha sonra elimdeki blue jeans dergisiyle bindiğim otobüste "bakabilir miyim" diye dergiyi elimden almasıyla tanıştığımız şahsın gitarist çıkması ve gitarist arıyor olmasıyla hayatın darbesine birkez daha maruz kaldım.ancak gitarım yoktu?bu, tez elden halledilmesi gereken bir problemdi.okuldan tanıdığım elektro gitar sahibi kızla derhal yakınlık kurmam gerekiyodu ve yaptım.herşey müzik içindi.haticeye değil neticeye bakma taraftarıydım.ve neticede amacıma ulaşmış gitarına el koymuştum:D
bu sırada Tosyadaki grubumla da sık sık buluşup müziğe devam etmeye çalışıyoduk.ancak bi gün prova yaptığımız musiki derneğine ait mekanda elinde iskambil kağıtlarıyla içeri dalan bi arkadaşın,bizim mola verdiğimiz bir esnada eksik mi değil mi diye kağıtları kontrol ettiği esnada mekanı basan cemiyet başkanının"kahvehaneye çevirmişsiniz burayı" demesi ve bizi kapı dışarı etmesi artık yeni sıkıntılara gebe olduğumuzun göstergesiydi.yapacak hiç birşey yoktu.mekansız kaldık Tosya'daki grubumla.
Bu sırada Kastamonudaki üni.li arkadaşların grubunda çalmaya devam ediyordum.son sınıfta herkes üni.ye hazırlanırken ben yurdun mescdinin camından kaçarak anatolian bar da gitar çalıyodum.ve bu davranışım bana ilk yıl öss yi kazanamamak olarak geri döndü.feedback!ikinci yıl çalışmaya karar verdim. lise 2 ve son da dersaneye para ödeyip sadece 2-3 kez gitmeme inat bu sefer vaktimin çoğunu dersanede ders çalışarak geçiriyodum. fakat bu sefer de kızlar çomak soktu olaya. malum ergenliğin doruk noktasında böle şeylere karşı koymak pek mümkün olmuyo:D
ikinci yıl yine karavanaydı.

3. yıl İstanbula döndüm.orda hazırlanmaya karar verdim.hazırlandım ve gayet güzel bi puan da aldım sayısal 1 puanım odtü kimya öğretmenliğinden yüksekti.orayı yazmasını söyledim az önce beni deşifre etmesinden bahsettiğim arkadaşa.çünkü o sırada Ankarada kurduğum reklam şirketinin işleriyle uğraşıyodum ve tercihlerimi bile yapmaya vaktim yoktu. ancak o bana olan sevgisinden midir yoksa içten içe bi gıcıklık mu duyuyor nedenini bilmiyorum onun yanında olmam için 1. sıraya (çok istediğimi de bildiği için) Samsun OMÜ jeodezi ve fotogrametri müh. yazar.ve orayı kazanmamla Ankaradaki grubum şirketim herşeyim yerle bir olur.Samsunda 4 aylık eleman arama sürecinden sonra kurduğum Hologram grubunun progressive metal yapma baskısına maruz kalması nedeniyle ve azınlık olarak karşı çıkamadığım için kabul ettim.ancak progressive metal Türkiye'de ne değer görmüş ki Samsunda görsün.sonuçta insan verdiği emeğin karşılığını sahneye çıktığında görmek ister.ancak burda öyle bir durum olmayacağını bildiğim için kendi kurduğum gruptan yine kendim ayrıldım.onlar bahar şenliklerine çıktılar.ve önlerinde 50 kişilik bir kitle vardı:D:D


ertesi yıl kendi bestelerimi yapmaya ve kendi şarkılarımı çalmaya karar verdim. başkalarının duygularını dile getirmek çok saçma gelmeye başlamıştı çünkü. çok isteyen ama cesareti olmadığından kimseye bahsini bile edemeyen bir kıza sen vokallik yaptın mı hiç diye sormam şaşırmasına ve ağzının açık kalmasına neden oldu.kendisinin de hep bunu istediği ancak hayatta hep hayallerinin kırıldığını, tek hayalinin bu kaldığını ve bunun da yok olmasını istemediğini söledi. yılmadım ısrar ettim baskı politikası uyguladım ve 6 ay sonra sonuç verdi. karşımda muhteşem sesli bir kız duruyodu.bu arada eski grup elemanlarım"tekin sen haklıymışsın,biz boş yere gaza geldik.tekrar senle çalışalım proje senin projen olsun sen iste karar ver biz sadece senin dediğini yapalım"dediler. kabul ettim. 8 tane beste yaptım. dinleyenlerin hepsinin ağzı açık kaldı. "tekin sen yazmış olamassın bunları" dediler.(dışa karşı duygusuz katı taşlaşmış bir insan görünümü veririm de:D ) herşey çok iyiydi kayıtlara girmek için fırsat kolluyoduk. ama karşı çıkmama, bu grupta kaldığı sürece vokalle hiç bir ilişki yaşayamayacağınıı söylememe rağmen diğer gitarist karakter özelliklerini ortaya çıkararak gruptan ayrılır. onunla beraber gruba gelen ve onun sığıntısı olan davulcu da ayrılır.sebep olarak istedikleri tarzı yapamamalarıdır.oysa ki "sen ne istersen onu yapıcaz karar mekanizması sensin"demelerine rağmen, bir grup olabilelim diye ben herşeyde onların fikirlerini aldım.gösterdikleri sebebin aslında bir paravan olduğunu öğrendim.kızla çıkmak için yapmışlar.sonra Samsundaki müzisyenlerin yarısına yakınının karaktersiz olduğu kanısına vardım ve Samsunda bişeyler yapmaktan ümidimi kestim.

Tosyadaki grubumdan Ankaraya yerleşen bir arkadaşla yeniden çalışmaya karar verdik.bu konuda bazı üni.lerin "uzaktan eğitim" yöntemi bana ilham kaynağı olmuştur.çok zor biliyorum ama ben burdan, grubun geri kalanı Ankaradan, kayıtlar üzerinde çalışıcaz.sık sık bi araya gelip stüdyoda gerçek performansı görmeye çalışıcaz.evet düz duvardan yukarı kayak yapmaya çalışıyorum farkındayım ama hiç değilse amaç müzik
8) benim hikayem de budur.destan gibi durduğuna bakmayın:D
 
matrockguitarist' Alıntı:
merhabalar! değerli arkadaşın (belki de abi henüz bilmiyorum:D) müzik kayıt teknikleri ve teknolojileri bölümünde "lütfedip bi kendini tanıt" sitemine binayen mevzu bahis alana intikal etmiş bulunmaktayım.

efenim sebebi ziyaretimiz belli.biz müzikle birbirimizi gördük beğendik size de yardımcı olmak tecrübeleri paylaşmak düşüyo :lol:

........

Mesajınızı paragraflara ayırın ve cümle başlarını büyük harfe çevirin Doruk Denkel görmeden ve ardınızdan başka biri yazmadan.
Sabi-R

Sabi-R'nin uyarılarına ek olarak,
* cümle sonundaki noktadan sonra iki, cümle arasındaki virgülden sonra da bir boşluk bırakın,
* cümle içinde ya da sonundaki -yor ile biten kelimeleri -yor ile bitirin, -yo deyip bırakmayın,
* 'bir' kelimesini 'bir' olarak yazın, 'bi' şeklinde yazmayın
* Beyoğlu, Kastamonu ve bilumum özel isimleri büyük harfle başlayarak yazın,
* lütfen yazım kurallarına dikkat edin,
* yazdıklarınızın okunmasını ve itibar görmesini istiyorsanız önce siz yazdıklarınıza itibar gösterin.
 
Suphi Bahadırlı

15 Haziran 1984 Antakya doğumluyum. Gitarla 12 yaşında iken, abime alınan gitar vasıtası ile tanıştım. Şu anda Gaziantep'te Tıp fakültesi son sınıfta öğrenciyim. 6 yıldır burada birtakım çalma, söyleme (piyasa) işleri ile uğraştım, halen de uğraşmaktayım. Ayrıca burada "Serbest bölge" isimli grubumuz ile birtakım hayaller peşinde koşmaktayız ve bundan çok memnun durumdayız aynı zamanda :)
Uzun bir süredir müzik dışında beni mutlu eden birşeyin olmadığına, kendini ifade etmenin en iyi yolunun bu olduğuna kanaat getirmiş ve okul durumumdan feci soğumuş durumdayım. Dayatmaların olmadığı tek yer çaldığım yer sanırım. Neyse bu aptal bunalımı daha fazla yansıtmayayım:)
Bir süredir kayıt işleri ile ilgilenmeye çalışmaktayım ve forumdan çok yararlanmaktayım. Yeni kayıt olduğum dönemde hep Mahcem Abiye özel mesaj atıyordum :) Yine de beni hiçbir zaman terslemedi sağolsun. Şimdi biraz daha öğrenmiş bir şekilde, dikkatli dikkatli faydalanmaya devam ediyorum.

Yolu bu tarafa dÜşen olursa bir çiğköftte,lahmacun, yok efendim kebap ve en önemlisi baklava üzerinden gezilere çıkabiliriz. :D

Saygılar, sevgiler..

Not : Son yarım saatte yazdığım bütün mesajlar yemek içerikli, birşeyler yiyip öyle devam etmeliyim sanırım.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst