[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bu biraz temcit pilavına dönüyor ama madem Nurkan başlatmış tekrar yazayım. Özetle

Adım Mahmut Cemal Öztürk, 21 Mayıs 1961 de İstabul'da doğdum. Sırası ile Kuzguncuk İlkokulu, Beylerbeyi Ortaokulu, Sultantepe Orta Okulu, Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi ve Kartal Endüstri Meslek Lises'inde okudum. 1986 yılında Londra'ya, 1988 de de Glasgow'a yerleştim. 17 yıldır evliyim ve bir oğlum var. 1992 (herhalde) de Strathclyde Üniversitesinde Computer Integrated Manufacturing konusunda master'a başladım. İş hocalara elektronik ve robotik öğretmeye döndüğü anda ittir ettim bıraktım. Kendimi bildim bileli gitar çalar, elektronikle uğraşır, mimari maket yaparım. Birazcıkta mimari fotoğrafçılığım vardır.
 
ahmet aris
12 yaşımda gitar çalarak başladım ozamanlar bursadaydım daha sonra okullardı vs di derken boğaziçi üni bırakıp kendimi ses mühendisliğine adadım okulumu bitirdim (c&g college union) burada bir ses mühendisliği okulunda eğitim vermeye başladım yeditepe,yıldız ve galatasarayitm de hoca olarak işe devam ettim aynı zamanda bir dünya insanı da kaydetme başarısını gösterdim.raks marşandiz,imaj,garo mafyan,iskender paydaş vs..isimlerle ve stüdyolarla çalıştım.
Hatta nurkan ı bile kaydetmişim şimdi hatırladım ama hatırlamayabilir çünkü tüm kayıtlarda uyumuştu (sahene yorgunluğu)
demirin albüm öncesi 3 parça nurkan hatırlarsın(alanis morisette cover i ve albümdeki 2 parçaydı zannedersem).sonra istifamı basıp freelance olarak hayatıma devam ettim

daha sonra piyasamızın içinde bulunduğu durumdan darlanıp işi bırakıp kendimi pilotluğa verdim ve nihayetinde cpl lisansımı alarak pilot oldum.
bu arada distance lerning yapotığım california state üniversitesinden aerospace engineering diplomamı da aldım.Halen mdx üniversitesinde yüksek yapmaktayım.oku oku bitmez
kuzen bülent aris ile çalışmalara devam etmekteyim.
bilimum yabancı insanlar ile çalışmalara devam etmekteyim.

süpriz:fiat engineering team de ses mühendisliği yapmaya başladım ve işimize 3 boyutuda ekledim.bilimsel kısmı.aerodinamikle birlşince iyi işler çıkarıyor.bununla ilgili güzel bir çalışmam var sizinlede paylaşacağım.


saygılar
ahmet aris
 
Benim adım Cem Mustafa Karaalan,12 Kasım 1969 da Isparta'nın Keçiborlu ilçesinde doğdum.Baba(rahmetli)mesleği sayesinde,ilk,orta ve liseyi yurdun değişik bölgelerinde okudum.Profesyonel olmasalarda kendi çaplarında müzikle ilgilenen yakın akrabalarım sayesinde,ilkokuldan beri müziğe yakınlığım vardı.90'lı yılların başından itibaren,müzik işim oldu.İktisat,elektronik ve kamu yönetimi bölümlerinde adım geçsede pek üniversite hayatım olmadı :) Aktif sahne yaşantısı devam ederken tiyatro ile tanıştım,askerden önce hem müzik yaptım hemde tiyatro oyunculuğu,derken hadi bakalım sen baya geç kalmışsın askere dediler...Hayırlısıyla biten askerliğin ardından tekrar devam sahnelere :) Kendi çapımda,Şarkı söylerim,klavye çalarım,percussion çalarım...Tiyatro müzikleri yapıyorum,reklam müzikleri yapıyorum,şahıslara demolar yapıyorum...İdare edip gidiyoruz işte...Son zamanlarda da mütahitlik bulaştı.... :D :D :D
 
Ismim Bulent Biyikoglu, 20.12.74 Polatli dogumluyum. Kendimi bildim bileli bilgisayar programciligi ve muzikle ilgili oldum ve su anda da hayatimi yazilim gelistirmekten kazaniyorum. Muzik ile ilgilenmem takriben orta 2'de kucuk tuslu 3.5 oktav bir Yamaha org ile basladi, ve universiteye gelene kadar da onunla idare ederek 3.5 oktavi asan parcalari kendi kendime ogrenerek calmaya calistim (bkz: Turk Marsi, KV331 ). Ayrica Universitede iken agabeyimin heavy metal'e ilgili sayesinde sayesinde bir elektromuz oldu ve gitar calmayi da kendi kendime ogrendim, amator duzeyde calabiliyorum su anda da.

Bilgisayar ve muzigi birlestirme calismalarim universite 2'ye dek geldi. O sene hayatta ne yapacagimi dusunurken ses sentezi/ses isleme konularinda arastirmalar yapmaya basladim. 2. sifinin bitiminde PC World (TR) dergisinin Altin disket (galiba adi buydu) isimli bir programlama yarismasi actigini ogrendim ve stajimi asma pahasina bu yarismaya katilmaya karar verdim. Tabi ardindan hemen Visual Basic 3.0 yukledim bilgisayara, ve VB ogrenerek SynthMaster'in ilk versiyonunu yazdim 1995 yazinda. 4. sinifta C++ ogrenerek EffectsMaster isimli bir realtime fx processor yazarak devam ettim audio programming'e.

97 yazinda ODTU Elektrik Elektronikten mezun oldum, ve agustos ayinda yazdigim programlari internette freeware/shareware olarak yayinladim, ve hemen ardindan PG Music'den email aldim, bana is teklif ediyordu. Boylece yurt disi maceram baslamis oldu. 98 basinda hayatinda Ankara/Polatli/Side'den baska bir yere adimini atmamis bir Turk genci olarak kendimi dunyanin obur ucunde Victoria'da (British Columbia eyaleti) buluverdim. Orada 6 ay kadar calistim, sonra ABD'deki islere basvurmaya basladim. 98 haziraninda Digidesign diye bir sirkette interview'a cagirildim, ve onu gectikten sonra oradan is teklifi aldim. (Ancak gelin gorun ki ben o zamana kadar Digidesign kimdir bilmiyordum)

Digi'de 1.5 sene kadar calistim 99 Ocagindan itibaren. 2000 yilinda bu isten baydigimi hissederek yeni birseyler aramaya koyuldum, muzik dunyasindan ayrilarak bir dot.com sirketine girdim. Tabi kisa sure sonra o sirket dot.bomb oldu, yani issiz kaldim 2002 yilininin neredeyse tamamini evde oturarak, Ankara Universitesi Fen Bilimleri Enstitusune belesten e-kampus isimli bir yazilim yazarak gecirdim 2003'de Digi'deki arkadaslar sagolsun, tekrar dondum oraya sozlesmeli olarak. Bir sene kadar orada calistim tekrar.

2003 sonbaharinda Boston'a tasindim, orada 2 sene yasadim. 1.5 senesi evde oglum Yunus'u buyuterek ve SynthMaster'i yazarak gecti. Son 4 aydir ise Columbus, Ohio'da yasiyorum, bir yazilim sirketinde danisman olarak calisiyorum.
 
merhaba oncelikle,

benim adim aziz berk erten ve 1980 istanbul dogumluyum.

benim muzikle alakam heralde orta hazirlikta kadikoy anadolu`dan robert kolej`e gecmemle basladi. buradaki en yakina arkdaslarim gitar caliyordu bend e babami kandirip kendime beyaz bir epiphone sg aldirdim. daha o yastan gitar manyagi oldum, resmen aklim fikrim gitar uzerineydi. orta okul & lise boyunca gruplar kurduk, konserler verdik. sonra kendi bestelerimizi yapmaya basladik ve demolar kaydettik (http://www.soundclick.com/bands/9/beatriceretrospectivemusic.htm)

sonra universite okumak icin amerika`ya gittim ama amerikan yasam tarzini begenmedigim icin memlekete geri dondum ve tekrar oss`ye girip bilgi univ. sinema bolumune girdim. bu donemde muzikten biraz uzak kaldigim soylenebilir, bar programlarimiz oldu ama bir yanadan da sinemayla ugrasiyordum. kisa filmlerim yarismalarda gosterildi hatta fitas`in koskoca perdesinde kisa filmimi gosterme firsatim bile oldu :) . ama farketmeye basladim ki benim aklim hep muzikteydi, ne zaman sahnede gitar calan birini gorsem, ya da herhangi bir enstruman gorsen kosup onu calmak geliyordu icimden inanilmaz bir sekilde.

bu ikilemler icerisinde universitede 2 sene sinifta kaldim. arada miam`in sinavina girdim hatta iyi de gecti ve kesin girdik derken alinmadim. neyse seneye girerim diyip universtenin 6. senesine denk dusen noktada tezimi yazmaya basladim. bu arada kiz arkadasim italya`da yasiyordu, ben de istanbul`da zaten hic birsey yapmadigimdan "tezimi orda bitireyim hem de italyanca ogrenirim" deyip milano`ya gittim. bu arada sans eseri milano`da sae oldugunu ogrenince sifir italyancamla oraya da yazildim.

bir yandan italyancayla bogusurken bir yandan tezimi yazdim (ilgilenenler icin: japon animasyon sinemasi uzerine) ve bilgi universitesini 6 senede bolum 2.si olarak bitirdim.

hala milano sae`ye devam ediyorum ve hala iyi italyanca konusamiyorum.
 
Adı : Mahmut
Soyadı : Öztürk
Bu durumda olma nedeni:
Kurulumuzun görüşleri beş maddeyle belirtilmiştir.
1- Süreç Polatlı’da doğması (24.12.1967), ilkokula, ortaokula ve liseye gitmesiyle ilintilidir diyemeyeceğiz. Bu seviyeye nasıl geldiği bir muamma. Yenilenmişti. Yapılan incelemeler sonucunda: böyle bir yenilenme sürecine girebilmiş olmasının altında yatan nedenlerin en başında; yaşadığı süre içinde edindiği bilgi severlik ve farkında olmadan bilinç altına yerleşen “insanın kendini sorgulaması” sorunsalı geldiği belirlenmiştir. Yalnızca değişmek zorunda olduğunu düşündü.
2- İstanbul’a gitmesini, herhangi bir şeyin yokluğu ya da varlığıyla açıklamak yeterli değildir kanımızca. O an yitirmiş ya da bulmuş olduğunu sanmış olabilir diye düşünüyoruz. “İnsan ilişkilerinin bir bütün olarak ele alınması” gerekliliğinden yola çıkacak olursak; önemli olanın artık bir ad, bir sözcük ya da birey değil, içeriğini kendisinin doldurduğu bir “Kavram” olduğu apaçıktır. “Onu artık yapamayacağı” düşüncesi, onun varlığıyla belirlenenler dışındaki olguların da anlamsızlaşmasına yol açmıştır. Bu yüzden 1986-1990 yıllarını küçük bir stüdyoda müzik yapmaya çabalayarak geçirmiş olabilir. Sığ düşüncelerle dolu beyinlerin kolayca atlatabileceği bu tür yanılgılar, onunla örneklenen insanlar için, sonu ölüme değin giden düş kırıklıklarına neden olabilmektedir diye düşünmekteyiz. Yaşam böyledir işte. İçeriğinden biz sorumlu olsak bile, seyri bizim dışımızda gelişebilmekte ve sonucu katlanabileceğimizin çok ötesinde bir yıkıma yol açabilmektedir ne acı ki....
3- 1995 de askerliğini bitirip Ankara’ya döndü. Olayın gerçekleşmesine yol açan nedenlerin belki de ne önemlisi; insanların kendisini anlamamış olmasının yarattığı düş kırıklığıdır. En güçlü olduğu anda, ne düşündüğünün bile sorulmaması, sanırız son darbeydi onun için. Sırtından vurulduğunu sandı ve yaşadığı sürece bu düşüncenin etkilerini ortadan kaldırmayı beceremedi. Diğerleri kendisini anlamak bir yana, onu hiç olmadığı biçimde, cılızlık ve kişiliksizlikle suçlayarak (Bunu açık seçik söylemeseler de konuşmalardan böyle bir sonuç çıkmaktadır.) kendine duyduğu güveni zedelemiş ve gittiği yolun doğruluğuna olan inancını yitirmesine yol açmıştır.
4- Yaptığımız araştırmaların sonucunda edindiğimiz kanıya göre, sözü edilen kişi, görünümüne tam karşıt zeki ve güçlü bir insandır. Bu nedenle, yaşadığı tüm düş kırıklıklarının ve yıkımların üstesinden gelebilmeyi başarmıştır. Yabancı bir kente gitmesinin, orada okuyup mimar olmasının ve o istenmeyen olaya değin ayakta kalıp yaşamını sürdürebilmesinin altındaki gerçek gizin, onun bu kendine duyduğu güven ve bunun sonucunda edindiği güçlü ve sağlam bir ıra olduğunu kim yadsıyabilir. Bir dolu binanın yaratılmasına, yapılmasına tanıklık etmesi ilk bakışta bir başarı gibi görünse de, onun için önemsizliğine şaşırmamak gerek. Bunun altındaki nedenin, kişisel gelişimde sözü edilen olgunun önemini tamamen yitirmesi olduğu da ayrıca belirtmek istediğimiz bir saptamadır.
5- Olay anında yalnız ve dalgın olduğundan, içeri giren eşi Sibel’i ve Ömer Tuna adındaki oğlunu görememiş ve kendini kurtarabilmek adına bir tutum sergileyememiştir. Bu olayın, her gün bir çoğuyla karşılaştığımız “istemeden yapılanlar” dan biri olduğuna karar verilmiş olup böyle bir olayın özgeçmişini yazmasına neden olabileceğinden ötürü büyük bir üzüntü duyduğumuzu belirtmek isteriz.
Kurulumuzun sözü edilen kişinin yaptıklarına getirebileceği en mantıklı açıklama ne yazık ki bunlarla sınırlıdır... Kanımıza göre bu olay tamamen rastlantısal olup, bazı kesimlerin ileri sürmüş oldukları savlarda belirtildiği gibi bilerek tasarlanmış bir kendini yaşamını başkalarıyla paylaşma girişimi değildir.
Mimar değildir, mimarlık yapmaktadır...
 
Murat Demirtaş. 1981-Ankara doğdu. TED Ankara Koleji ve devamında ODTÜ maden mühendisliğinden mezun oldu. Kalite danışmanlık ve teknik emniyet mühendisliği yaptıktan sonra Bilişsel Bilim yükseklisansı yapmak üzere İspanya'ya gitti. 2009 yılı itibariyle Barselona'da Pompeu Fabra üniversitesinde Teorik Neröbilim üzerine doktora yapmaktadır. 2004'ten beri, başlangıçta 'Miner' takma adıyla, müziktek forumlarına katılmaktadır.

Müzikle ilgisi 2000 yılında klasik gitar ile başlamıştır. Kısa bir süre amatör bir metal bandosunda çalmıştır. 2006'dan sonra flamenko ve latin gitar ile devam etmiştir. Amatör çalışmalarını kaydetmek için müzik teknolojisiyle de ilgilenmektedir."
 
Selam, ben Behiç Ayhan 1973 Gelibolu doğumluyum.1975 den 1999 a kadar Ankara'da yaşadım.1991 senesinde part time işlerden biriktirdiğim paramla ilk elektrik gitarımı aldım ve aynı sene bir iki arkadaş bir metal grubu kurduk.İkinci grubumda solo gitaristiyle ve şu an eşim olan Ayşe Gül'le tanıştım.Askerliğe kadar kendi grubumun yanı sıra bazı gruplarla da çalıştım.Manhattan,F 14,Grafitti,A bar vb... gibi Ankara'nın eski mekanlarında ve Antalya'daki otellerde dönem dönem programlar yaptık.Üniversite şenlikleri ve diğer amatör konser etkinliklerine katıldık.TRT de playback grubu olarak uzun bir süre çalıştık.TRT deki çalışmalarımdan bir arkadaşımla 1995 eurovision Türkiye elemelerine katıldık ve elendik. Bu dönemlerimde piyasadaki birçok sanatçı ve müzik yapımcısıyla görüşme imkanlarım oldu.Ankara'nın eskilerinden Labirent grubunun kurucusu Selim Sarıcı ile çalışmalarımız oldu ve kendisinden çok şey öğrendim.Neyse amiga 500 de başladığım kayıt işlerine PC de devam ettim ve 1993 de ilk ses kartımı aldım.8 bitlik bir sound blaster dı.Okul bittikten sonra hayatımın en büyük hatalarından birini yaparak inşaat sektöründe çalışmaya başladım.Artık eskisi kadar müziğe vakit ayıramaz olmuştum derken askere gittim.15 ayım görevimden ötürü dağda hayattan kopuk halde geçti.Dönüşte evlenip Antalya'ya yerleştim.Evlilik iş güç derken müziğe artık çok az zaman kalıyor malesef.Evde amatör bir kayıt düzeneğim var ve midi+audio kayıtlar yapıyorum.Buraya geldiğimden beri üç beş reklam tanıtım müzikleri,seçim şarkıları vs..yaptım onun dışında evde kendi kendime uğraşıyorum.Şartlar ne kadar elvermesede bir şekilde halen uğraşıyorum ve bu teknolojik gelişmeleri,forumları gördükçe dünyaya 10 sene erken geldiğimi düşünüyorum.
 
Herkese merhaba

Adım Berkay Kural. 01.09.1977 İstanbul doğumluyum. İlkokulu Halit Armay ve Lütfi Engin ilkokulunda okuduktan sonra müzik hayatıma Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında ortaokuldan itibaren piyanoyla başladım. Liseye geçiş esnasında ailevi nedenlerden dolayı yurt dışına gittim. Dönüşte kayıt dönemini kaçırdığım için İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nin sınavına girdim ve kazandım.

Her işte bir hayır vardır bana göre hayatta. Burda da öyle oldu ve hayatımın en muhteşem yıllarını geçirdim .
Daha sonra Lisans döneminde tekrar Mimar Sinan Üniversitesine, ancak piyano hocamla olan sürtüşmemden dolayı
Müzikoloji bölümünü seçerek döndüm. Burda da şanslıyım ki çok isabetli bir seçim yaptığımı gördüm. Filiz Ali, Ahmet Yürür, Feza Tansuğ,
İlhan Usmanbaş, Cenan Akın, Metin Ülkü gibi değerli hocalarla çalıştım.

Lisans dönemi ve kısa sonrasında özellikle dünya müzikleri ve popüler kültür ve müzik, sosyal antropoloji ile ilgili sempozyum ve seminlerde yer aldım.Çeşitli gazete ve dergilerde (Boğaziçi Kültür Edebiyat, Toplum Bilim, Radikal, Cumhuriyet) makaleler ve eleştiriler yazdım.

2000 yılında kendime müzikolog bir bilim adamımı yoksa müzisyen mi olmalıyım sorusunu sordum ve hiç düşünmeden müzisyenliği seçtim. Lise sondan itibaren kanıma giren sahne herşeyden ağır basmıştı çünkü. 2001 de askere gittim (TSK Armoni Mızıkası Komutanlığı 281 KD :) ).

Uzun süre bir çok sanatçıya sahnede klavyeci olarak eşlik ettim (ediyorum). 5 yıldır da aranjörlük olayına girdim ve bu işe bayağı sardım. Bir çok jingle, belegesel müziği çalışmaları yaptım. Hala da home stüdyomda bunlara ek olarak amatör-profesyonel demo albüm vs işleri yapiyorum. Bir kaç müzisyen dostumla kendi parcalarımızdan oluşan acid jazz - lounge bir albüm projesi üstünde çalışıyoruz. Aynı zamanda da perşembe ve cumartesi günleri 5th Venue grubuyla Taksim Yaga Bar'da sahne alıyorum beklerim :) ).

Çoğu zaman kendime sordum müzisyen olmasam ne olurdum diye, hiç bir cevap bulamadım. Bazen belki küfrediyorum, sinirleniyorum ama yaptığım seçimden dolayı hiç pişman değilim ve işimi çok seviyorum, bu işi iyi yapan herkesin de bir gün karşılığını mutlaka alacağına inanıyorum ve böyle olmasını tüm kalbimle diliyorum.

Herkese sevgiler

Berkay Kural
Müzisyen, Müzikolog


Müziksiz Bir Hayat Hatadır...
 
Selam Müziktek ahalisi;

Adým Alp Eren. 20 Kasým 1982 Ýstanbul / Kadiköy doðumluyum.Ýlkokulu Yeþilbahar,orta okulu Hasan Tan,liseyi ise Bilfen Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesinde okudum.

Müziðe ilgim çocukluðumdan beri var.Kendimi bildim bileli bir taklit yeteneðim var,politikacýlarýn,okul hocalarýnýn..vs taklidini yaparak geçti okul hayatým.Neyse...
10 yaþýndayken babamýn eve bir org ile gelmesiyle baþladý sanýrým her þey.
Ben o org ile "daha dün annemizin" gibi bir çok advanced besteyi çalmayý baþarabildim. :oops:
Sonra annemin klasik gitarý ilgimi çekmeye baþladý,bak çocuðum bu böyle tutulur dedikten sonra iþin içinden çekildi.
Pek yardýmcý olduðunu söyleyemem. :evil: Uzun süre kendi halimde çalýp söyledim. Sonra yazlýkta sabah 5 'lere kadar silah zoruyla gitar çalýp þarký söylettirilmeye baþladýðým dönemler ortaya çýktý,sonra ben çalarken bana katýlan ve farklý enstrumanlar çalan arkadaþlar oldu,"yazlýk band-ana" oluþturduk diyeyim kýsacasý .
Sonra Üniversite yüzünden Ankaraya gittim.Baþkent Üniversitesinde Turizm okumaya baþladým...Yaklaþýk 5 sene devam etti.
Bu 5 sene içinde bir çok grupta vokalistlik yaptým,þenlikler,bar programlarý...vs 2002 - 2003 arasý çok yoðundu hem 2 grupta vokalistlik yapýyordum,hem haftada 2 gün þan dersim vardý hemde evde bir arkadaþýmla kendi bestelerimiz üzerinde çalýþýyorduk.
Üniversite hayatýmýn son 2 yýlýný REST'e adadým diyebilirim. Kayýtlar,provalar,bar programlarý,konserler...
Üniversite bittikten ve benim Ankara'dan ayrýlacaðým kesinleþtikten sonra arkadaþlarýma geride bir aný býrakmak için bir kaç þarký kaydettim ve Ýstanbul'a dönmeden önce çoðaltýp arkadaþlarýma hediye ettim.
Sonra okul bitti ve Ýstanbul'a geri geldim.Uzun süre boþukta kaldým.
Bir seyahat acentesinde çalýþtým bir süre,verdikleri sözleri tutmayýnca býraktým.
Sonra sýnavlara falan girdim ve Ýstanbul Üniversitesi Turizm Ýþletmeciliði bölümünde master'a baþladým,halen öðrenciyim.
Sonra bir gece camdan bakýp dýþarda yaðan karý buzu izlerken
üþüdüm ve sýcak bir kahve içtim,uykum kaçtý ve bu satýrlarý yazdým.


Hepinize sevgiler...
 
Daha once biryerlere yazdik ama bi kere daha yazalim.

1973 Ekiminde Istanbul'da dogum, Maltepe (Adatepe)'de buyume. Kadikoy Anadolu'da lise olayi. Istanbul Iktisat'ta Universite ayaklari.
Ilk grubu kurma (Ask It Why), kasetler 7"ler cikartma. Ardindan ver elini NYC. Orada audio okuma (Institute of Audio Research), cesitli gruplarda calmalar, studyolarda yalakalikla baslayip albumler demolar yapmalar, buyuk muzisyenlere hizmetler. Ev studyosu yapmaca. TV produksiyon okuma. 9 yil NYC'den sonra Yeni Zelanda'ya yerlesme, Post Produksiyon studyosunda calisma.
.....
 
1982 İstanbul doğumluyum ama kimlikte Adana yazar. 23 yılım Maltepe'de geçti son 5 aydır evlilik nedeni ile Mecidiyeköy de bulunuyorum ve bu durumdan nefret ediyorum:(

Lise yi bitirdikten sonra öss ye olan nefretim den ve sistem değişikliğinden dolayı bir ara hayata küstümüştüm, bunalıma girmiştim. Ticaret lisesi kurbanlarındanım. 2. yıl sistem değişti ve kendimi düz liseye atmak istedim olmadı. Hayalim Dil Tarih fakültesiydi, türkiye 1. olsam gene giremiyordum. İki yıllık fakültelere inadım inat şeklinde girmedim. Kendimi verdim bilgisayar kursuna ve işe:) İlk tecrübem bir ajansla başladı ömrümü aldı ve daha sonra dayanamayıp çıktım. Haa ondan önce 3 aylık yayınevi ve kitaplarla dolu bir iş deneyimimi ve alamdağım paraları unutmamak lazım:D Sonra halkla ilişkiler ve satın alma yaptım ordan da çok haince bir sebepden ötürü ayrıldım. Şimdi ise reklam takibi adı altında birşeyler yapıyorum sanıyorum :roll: iş konusunda şuan mutsuz durumdayım.

5 aylık evilyim :mrgreen: Çok büyük bir aşk ve sevgiyle evlendim şuan herşey çok güzel gidiyor. O kadar güzel ki ulan her an birşey olacak ben bukadar mutluluğa alışkın değilim diyorum:) Zaten evlilikten çok başka birşeye benziyor ama ne çıkartamadım bu oluşumu. Sevgilim evde bekler ben arkadaşın doğumgününden gece 4 de gelirim, o gider buluşur en geç 11 de gelir :roll: tam tersi olması gerekiyor sanıyorum.

Cumartesi günü işbankası sınavına çağırdılar hayırdır dedim bakalım nasıl olucak ne yapıcam girsem mi girmesem mi diye kıvranıyorum şuan kısıtlı bir iş bana göre değil sanıyorum....

:D Bu arada ne müzik aleti çalarım, ne tekniklerinden anlarım. Ammmaaaa çok iyi bir dinleyiciyim. Bana koysunlar müziği ben ritme kaptırım bırakayım kendimi:)))
 
Utana sıkıla ben de beni yazayım.

AyseAbla: Gercekten 3 kişiye abla ve de aynı zamanda 3 kişiye de kardes, bir de tescilli "hala" (genelde yeğenleri 3 - 4 yaşlarında iken arkadaşları yanlışlıkla "teyze" diye hitap etse hemen "teyze değil hala, hala" diye düzeltir). Şu ana kadar yazılanlar arasında tesbit edilen en tarihi doğum tarihine sahip 14.01.1959.
Zeytinburnu ilkokulu, Kuzguncuk ilkokulu, Beylerbeyi Ortaokulu, Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi Makina Ressamlığı Bölümü, Yıldız Üniversitesi Mimarlık Bölümü, Yıldız Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık Yapı Ana Bilim Dalı, Strathclyde Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde mezuniyet dereceleri var. Eğitim tarihi okuduğu okulların tarihi geçmişi ile de çok yönlü çakışır. Şöyle ki: Erkek Sanat Okulu olarak girdiği okul okuduğu süreçte Endüstri Meslek Lisesine, İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi "İDMMA" Yıldız Üniversitesine, Yıldız Üniversitesi Yıldız Teknik Üniversitesine dönüşmüştür.
Müzik ile çok yakından ilgilenir. Tek çalabildiği kaydedilmiş bir müziği çalabilen herhangi bir alettir, radyo, teyp, pikap vb. Ancak, ortaokuldan kalan nota okuyamama kanaatini azmi sayesinde kendi kendine çürütmüş, hatta gitarda birinci pozisyonda do dan si'ye bütün notaların yerini bile öğrenmiştir. Dinlediği müzikte sesleri ayırt edebilmesine rağmen çıkarabildiği tek bir ses olduğu için kendisi hakkında çok ümitler besleyen kardeşlerine bile bu ses ayırt edebilme yeteneğini isbat edememiştir.
İlgilendiği konular mekan ve yaşam tasarımı, insan ve çevre sağlığı, yapı içi hava kirliliği, mimarlık eğitimi.
Tropik ağaçların kesilmesine, kürk giyilmesine, bir çok kez kullanılabilecek bir şeyin hemep çöpe atılmasına karşıdır.
Yaşı itibarıyla hafızasında bazı takılmalar olmaktadır. Bunun sonucu müziktek'e öce Ayşe Abla sonra defalarca şifresi hatırlatılmasına rağmen aklında tutabileceğine inandığı başka bir şifre ile AyseAbla olarak ikinci kez üye olmuştur.
Hepinizi sevgiyle kucaklar. Sahi siz kimdiniz?
 
ben şu anda istanbul - kadıköy'de, bilenler için söyleyeyim, kuyubaşı'nda, ilk endi'nin karşısındaki mahalledeyim, bir yazılım firmasında işe başladım, gelecek göremedim ve bıraktım, şimdi ikincisinin mülakatından cevap bekliyorum. hala tuhaf şeylerle uğraşıyorum. elimin altında şimdilik ancak bir Linux kurulabilen bilgisayar olduğu için müzik yapımı işinden uzağım. bir süre sonra yeni bilgisayarımla müzik işine döneceğim inşallah.
 
adım kale soyadım alpar 1972 ankara doğumluyum ve hacettepe jeoloji bölümünden mezun olarak iş hayatına atıldım, müziğe resime sanata hep ilgi duydum bundan 17 sene önce ilk gitarıma sahip oldum o günden bu yana electrogitar çalarım, birkaç müzik grubumuz ve stüdyo bar pub konser denemelerimiz oldu, daha önceleri saçımı uzatıp metal trash müzik derken sonradan alternative ve electronic müziğe yatay geçiş yaptım sonra bu müzik programlarını keşfettim kafamdakilerini az çok yapıp uygulayabiliyorum. Kendi hayatıma gelince gelgitlerle doldudur, çok şeyin uçlarını denemeyi severim ünversite yıllarında başıma gelen bir olay neticesinde herşeyimi bırakıp bir köye yerleştim 3 sene sonra bir kadına aşık olup eski hayatıma geri döndüm sonrasında normal bir şekilde yaşıyorum herkesin yaşadığı gibi
 
Ben Emre KÜÇÜK(Small:) 1986 yılı Eskişehir doğumluyum evin tek oğlu tek çocuğuyum pek değerliyimdir 8) ilk okulda çok çalışkandım annem hep zorla çalıştırırdı :evil: sonra ilk okul 4 bitince özel okula geçtim Özel Atayurt kolejine sonra hayatım ordaki ortamlar yüzünden dağıldı ve zorzar toparlamaya çalışıyorum hala...Neyse orta okulu orda bitirdim sonra Eskişehir Anadolu Teknik lisesini kazandım nasıl oldu bilmiyorum ama liselere giriş sınavında sınıf birincisinden çok puan aldım :D bu okulda Uçak gövde bakım teknisyenliğine girdim hazırlık okudum sonra müzikle tanışmaya başlamam lise 1 di bigün tv izliyodum ve adamlar sahnede hızlı bişeyler söylüyodu cartel gibi meğersem o müzik tarzının adı rap miş :lol: gaza geldim gittim esnaf sarayına en üst kat müzik dükkanları var ve daldım oraya bi baktım biyerde tv de izlediğim müzikten çalıyo hemen atladım ve ilk kasedimi aldım daha sonra devamı geldi ısındım rap e nasıl oldu bilmiyorum ama şimdiki grup arkadaşım olan ufuk abimle tanıştım onlara takılıyım derken içine girdim müzik yapmayı öğreniyim derken elime yüzüme bulaştırdım çok ezdiler beni olmuyo müzikler diye hatta bakın ibret alınması gereken bişey BİZİM ALBÜMÜMÜZÜ ÇIKARTAN DJ CLUB ESKİŞEHİRDE ONA BİLE GİTTİM 4 sene önce MÜZİK DÜKKANI VARDI TANIŞTIK FALAN MÜZİKLERİ DİNLETTİM İĞRENÇ DEDİ AMA BEN AZMETTİM VE GÜN GELDİ ÇOK ÇALIŞTIM ve gittim adam grubumuza albüm yaptı yasal olarak..evde kayıt için lise öğrencisi halimle yemeyip içmeyip mikrofon ses kartı alırdım hepside iğrenç olurdu ama o zamanlar bu siteyi falan bilmiyodum ki sonra işte güngeldi devran döndü bu günüme geldim şimdi bi albümümüz var ve lisenin son sınıfındayım 5. sınıfdayım hazırlık+3yıl lise+1yıl teknik sınıf derken lise bu sene bitiyo kendimi az çok geliştirdim şimdi seslendirme şirketinde parttime çalışıyorum ses teknisyeniği yapıyorum ve yaza stüdyo kuruyorum inşallah olur ve sonrası allah kerim...
 
Şevket AŞIKUZUN... 22.09.1985 Pazar günü sabah 06.45 sularında İstanbul Eğitim Hastanesi'nde (Samatya) doğmuştur kendisi... Bu Şevket, müzisyen bir aileden geldiği için başka bir iş yapma şansı zaten çok küçüktü... Öncelikle anneannesi ve dedesi tarafından büyütüldü... Anneannesinin büyük katkılarıyla 5 yaşında okuma yazmayı gazete okuyacak ve konuşulan herşeyi dikte edecek kadar öğrendi.. :) Müziğe de başlaması aynı yıllara tekabül etmektedir. İlk müzik deneyimlerine müzisyen ve tonmaster olan dayısının hediye ettiği Yamaha 49 tuş bir klavye ile başladı. 6 yaşlarında(1 yıl sonra), içinde 16'lık notalar barındıran 4 dört ölçü çalınan bir melodiyi aynen çalabilmekteydi. (Valla dayım öyle diyor :)) Ama şöyle bir detayla, bırakın bir şekilde ders almayı, küçükken kendisine herşey yasaktı... İçeride müzik çalışan dayısı kendisini içeri almazdı (bunun için biraz sitemkarım kendisine :twisted: )ve bu şahıs dışarıya gelen sesleri inat edip kendi keyboardında çalışır, dayısı çıktıktan sonra bestesini ona çalardı. 8) Biraz da ukaladır kendisi... :) şaka şaka :) Neyse efenim; bu Şevket gerek tonmaister olan büyük dayısı, gerekse elektronikçi olan küçük dayısı sayesinde teknolojiye de küçük yaşlardan beri çok meraklıydı. 5 yıl süren ve okul korolarında ve müsamerelerinde geçen bir ilkokul döneminin 3 yılında dayısı bu hıyar'a bir Atari1040 verdi ve hayatının geri kalan zamanını zehir edecek bir dönüm noktası yaşandı :D Bu adam zaten asosyal bir tipti okuldan gelir eve kapanır bunlarla kendini yerdi... Bu bilgisayamaz sayesinde bu asosyallik 2 katına çıktı.. Efenim ilkokul sonrasında kendisi İ.T.Ü T.M.D.Konservatuarına girdi ortaokul ve liseyi burada okudu. Özellikle lise yıllarında piyanoda kendini geliştirdi.. Okulda önemli isimlerle çalıştı, yaptığı besteler düzenlemeleri konserlerde çalındı... Bu ortaokul ve lise zaman zarfında birçok gece programları ve sanatçı orkestralarında yer aldı... Lise bittikten sonra Kompozisyon Bölümü sınavına girdi ve dereceyle kazandı... Kazandığı sene konulan ingilizce barajı yüzünden bir süre okula gelmedi. fakat sonra 1 haftalık bir çalışmayla sınavı geçerek okuluna başladı... Ayrıca lise sonundan itibaren duygularıyla çaldığı ve yapmaktan en çok haz aldığı jazz müziğine bilimsel olarak dalmak amacıyla Şevket AKINCI ile jazz armonisi ve teorisi, Emre TUKUR ile piyano çalıştı... Kendilerini de saygıyla anar kendisi... Sonra bölümünde okurken ders ve iş yoğunluğu nedeniyle bu derslere ara vermek zorunda kaldı... İşte tam o sıralar Anadolu Ateşi'nden ayrılan dansçılar ve Murat Uygun liderliğinde kurulan Shaman (Dans Grubu) tarafından getirilen çalışma teklifini kabul ederek grubun aranjörlüğünü yapmaya başladı... Hala kompozisyon bölümünde okumakta, piyasada ve Shamanda çalışmaktadır... :D :D
 
Merhaba.Adım Arslan Arman.24-08-1971 Ankara doğumluyum.İlk orta ve liseyi Ankara Kalaba'da okudum.1988 yılında Yıldız üniversitesi(o zaman adı öyleydi)Makina mühendisliğini kazanarak İstanbul'a geldim.Okulu geçirdiğim depresyon sebebiyle bitiremedim.(7 sene uğraşmama rağmen) Halen eğitimimle alakasız beden gücüne dayalı bir işte çalışmaktayım(outdoor reklamcılık)
Müzik geçmişim 1989 yılında Zeynel Abidin Cümbüş markalı ne idüğü belirsiz bir alete aylarca biriktirdiğim parayı vererek başladı.Bir sene sonra bu hatayı Jolana Iris (çekoslovak malı) gitar alarak iyice pekiştirdim.Neyse...

1994 yılında Parricide adlı death metal grubunda lead gitaristlik yaptım.1995 yılında tanıştığım N-Closer ikilisinden Onur Mercan ile rap vokalli Hardcore tarzı bir çalışmamız oldu fakat maddi imkansızlıklardan ve müzik stilimizin değişmesinden dolayı demoyu piyasaya sürmedik.1996-1998 yılları arasında Kadıköy Stüdyo Yeşilkart'da çalıştım.O sıralarda birkaç bar grubu denemesinden sonra bir arkadaşım ile Tom and Jerry olarak Buddha, Gitar,Rock Cafe,Çeşme The Bar'da de sahne aldım.
Müzik konusunda en son icraatim 1998 senesinde Zeytin grubuyla Hayal Kahvesinde yaptığımız(sonra grup dağıldı acaba neden :D :D :D )birkaç programdır.

2000 askerden döndükten sonra uzun bir süre müzikle uğraşmadım(gitar tıngırdatmaktan başka)

Şu anda amatör olarak elektronik birşeyler yapmaya çalışıyorum.Değişken ruh durumum ve zorlu iş koşullarından dolayı doğru dürüst birşey de yapamıyorum.Müzik zevkim de aynı şekilde değişken olup birgün jazz birgün electropop başka birgün ise nu-metal vs.vs.dinliyorum.Bir çok şeyi yapmaya çalışıp hiçbirşey yapamayanlardanım sanırım.Kendimi bu dünyaya yanlış yüzyılda gelmiş biri olarak görüyorum çoğu zaman.

Herkese sevgiler ve saygılar.

Neyse vazgeçmeden göndereyim.:lol: :oops: :cry: :twisted:

A.A
 
Aslıhan Hilal Uyar-22 Şubat 1984 Beyoğlu doğumluyum.Çok arıza ve tehlikeli bir doğum olmuş o zamandan belliymiş garip bir kişilik olacağım:p
7 yaşıma kadar tek çocuktum,evin tüm ilgisinin benim üzerimde olmasının verdiği özgüvenle biraz fazla şımartılmışım.bebekliğimden 4 yaşıma kadar bronşitten dolayı uzun süren bir tedavi gördüm;iğne olmaktan nefret eder,kliniğin kapısından girmemek için yerlerde tepinirdim.(bacak kadar boyla tabii ki benim dediğim olmuyordu:))
çok yaramaz olduğumu hatırlıyorum,kreşte sol kolumu çok fena kırdım hala da hissettiriyor bu olay kendini bazen.bir kez de yine nasıl becerdiysem göz retinamla ilgili ciddi bir problemim oldu.işim gücüm muzurluktu.
küçüklüğümde sezen aksu dinler tüm şarkılarını söylerdim.saçlarımı onun gibi kestirtmek için çok uğraşsam da başarılı olamadım gerçi.bir mini eteğim vardı,onu giyip dans ede ede "değer mi hiç" söylerdim çok iyi hatırlıyorum:)kreşteki tüm müsamerelerde de mikrofonu kapan ben olurdum.
6 yaşımdan itibaren beste yapmaya başladım,ilkokul boyunca sürekli şarkı söyledim,tüm kutlamalarda solo partlarım olurdu.bu dönemde yine birçok şiir ve kompozisyon yarışmalarında birinciliklerim var,yazmaya da çok meraklıydım hatta en büyük hayallerimden biri de güzel kapaklı kitapları olan bir yazar olmaktı:)
ilkokuldan sonra anadolu lisesini kazanınca birden sesim kesildi,şarkı söylemeyi bıraktım,sadece hazırlıktayken sınıfta yapılan salakça bi ses yarışmasında 1. olmuştum,ardından 4 yıl boyu bir daha hiç şarkı söylemedim.tek yaptığım evdeki mandolini elime alıp arada takılmaktı.nasıl bir psikoloji içindeydim hiç bir fikrim yok.ne büyük bir hata.ama yazmaya devam ettim.
ortaokul sonuna doğru iyice kaybettiğim güvenim beni kendimle alakalı zavallı saptamalarda bulunmaya itti.lisede kimseye dinletmediğim bir sürü beste birikti elimde,çok amatör bir gotik rock grubunda da vokal yaptım bir dönem.ama halen öz güven sıfırdı.biraz sorunlu bir geçiş evresi geçirdim,ailemi de her zamanki gibi çok üzdüm,tedavi gördüm,kendime gelemedim bir türlü.o zamana kadar hep parmakla gösterilen örnek öğrenci de yok oldu.o hengamede lise 3e geldim,ani bi kararla sınava 7 ay kala dersaneyi bıraktım,içime kapandım.herkes şoktaydı,benim ise gelecekle ilgili hiçbir beklentim kaygım yoktu çok rahattım.müzik eğitimi almak istiyorum diye tutturdum,ailemle her gün bu konu üstüne tartıştık,bana saçma sapan sebepler gösterip hayatımın en kötü dönemlerini yaşamama neden oldular;hiç bir şekilde desteklemediklerini,hatta evlatlıktan reddedeceklerini bile söylediler.iğrenç bir baskı.sınava bir hafta kala yapabileceklerimin en iyisinin bu olduğuna karar verip kaderime razı oldum: geçmiş tüm öss sorularını çözmeye başladım,ve sadece edebi yönümün güçlü olması ve matematiği sevmem sayesinde 0 sosyal ve 15 civarı fen netine rağmen Marmara Ekonometriyi kazanabildim(nerden tercih ettim hala o yanlış kararın acısını çekiyorum!)ailem biraz destekleseydi sanırım herşey daha farklı olurdu.
lisede radyoda ethereal travel dinlerken-acaip metalci bir dönemdi underground piyasayı takip ediyordum deli gibi- "ya aslında benim sesim de fena değil ama bu kız bu grupta söylediğine göre mükemmel bir yetenek olmalı" diye düşünür, hiç bi işe yaramadığım kanısıyla kendime kızardım(çok büyük haksızlıkmış cidden),üniversite 1. sınıfta ise London Guitar Institute'ta burs ödüllü olarak eğitim görüp Türkiye'ye dönmüş olan gitaristleri Taylan Cihan'la tanıştım.Birlikte çalışacağımızı önceden hayal bile edemezken,lise dönemlerimde biriktirdiğim besteleri dinleyip çok beğendi ve beni bir süreliğine korumasına aldı:)Birlikte Castaway adı altında bir proje oluşturup 2 şarkı kaydettik,her ne kadar vokalleri tarihimin yüz karası olsa da güzel bir deneyim oldu.O dönemde metal basınından çok iyi tepkiler ve övgüler aldık,olanlara anlam veremiyordum cidden.Sonra Taylan Bilgi Üni'ye girdi,beni çok fazla doğru yola sevk etmeye çalışmasına rağmen "jazz da neymiş" diyerek metalci arayışlarıma devam ettim.Castaway'i sürdürmeye çalıştım,kadroyu bir türlü tamamlayamadık,çok vakit kaybettim,hatta aksel*disonans*la tanışıp çalıştık bir süre,o arada Poker'den Özkanla bir stüdyo açtık ve o Poker'e dahil oldu vs...Yine bu arada Mawera projesi için Erkut'la tanıştım,dahil oldum gruba,ancak halen Castaway için çırpındığımdan gruba ilgisizlikle suçlandım ve yollarımızı ayırdık.Halbuki ben o arada bana verdikleri ilk şarkımız Game'in tüm sözlerini ve vokal linelarını bitirmiştim,çok da emek vermiştim,bu olay beni bunalıma soktu desem yeridir.çaktırmadım tabii.ama çok güveniyordum kendime o şarkı konusunda,ve gelecekte o şarkıyı benim söyleyeceğimi de adım gibi biliyordum.-öyle de oldu;)-
Her taraftan umudu kesince,oturup farklı şeyler dinleyip kendim için üretmeye başladım,yazdım çizdim,arada okula gittim.sonunda geçen sene Mawera'ya geri döndüm ve güçlerimizi birleştirip bir demo kaydedip dağıldık.Ben hem enerjik hem melankolik şeyleri seviyorum,Mawera öyle bir yerde duruyordu,ve çok hissederek yer aldığım bir projeydi.Çok iyi tepkiler aldık,beklemediğimiz yerlerde kritiklerimizi gördük,mutlu olduk.Mawera ile kendimi çok iyi ifade ettiğimi düşünüyorum.
Şu anda Marmara Ekonometri'de 4. yılım olmasına rağmen 3. sınıf sayılırım,kafama göre takılıyorum ama artık okulu bitirmeye de niyetim var:)Uzun süredir yaptığım üretimleri artık insanlarla paylaşmaya karar verdim ve elimdeki Türkçe besteler için çalışmaya başladım.Müzik hayatımın bir parçası değil,çok daha öte,dünyanın kalbi benim için.Hiç bir müzikal eğitimim olmamasına rağmen hissediyorum ve hisssettiğimi yansıtmayı seviyorum.Artık ne istediğimi de biliyorum.
Uzun oldu biraz sanırım :)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst