[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben daha önce yazmıştım ama herhalde uçan mesajların arasında gitmiş o da.

Kerem Ozan Şahin, Ozan'ı kullanıyorum. 1982 Bakırköy/İstanbul doğumluyum.

Babam yazar ve şairdir, çok da güzel saz çalar. Amcam ise saz virtüözüdür. Batılı anne tarafında da hemen herkes, profesyonel olarak olmasa da müzikle alakalıdır, dedem ve dayım da enstrüman çalarlardı. Ben de küçük yaşta müzikle alakalı olmuş oldum dolayısıyla.

6 yaşında piano dersi almaya başladım ama okul döneminde bıraktım.

İlkokulu Bakırköy'de Çavuşoğlu Koleji'nde okudum. Özel okullar sınavında Alman Lisesi'ni kazandım, ama neden tam olarak bilmiyorum, ailem, anadolu lisesi sınavlarında kazandığım, 2.ci tercihim olan Cağaloğlu Anadolu Lisesi'ne yazdırdı beni. Hayatımın en güzel 7 senesini geçirdim orada.

Ben ilkokul 5'teyken, okulumuzda eğitimci olan Seyhan Kendir isimli hanımefendi, tv için bir çocuk programı hazırlamaya girişti. Uygun çocukları da uzakta aramadı tabi.

Beni ve bir de kız öğrenciyi bu programın sunucuları olarak seçti. Ondan sonra bu program 3,5 sene boyunca önce Star'da, daha sonrasında da Kanal D'de yayınlandı.

İlginç bir tecrübeydi, zira çocukluk yıllarımın büyük kısmında, yaşıtlarım haftasonları sokakta oynarken, ben sabahtan geceyarılarına kadar süren çekimlerdeydim. Ama spot altında olmanın tadını almış oldum bir kere.

Bu zaman zarfında Tarkan'dan tutun Mustafa Sandal'a, zamanın popçularıyla, Safiye Ayla gibi bir zamanın önemli ses sanatçısıyla ve adını kitaplarda görmüş olduğum Atatürk'ün manevi kızı Ülkü gibi aklıma gelmeyecek insanlarla da program yaptım.
O zaman rutindi farkında değildim olan bitenin ama şimdi hatırlayınca tebessüm ediyorum.

Ama beni en çok heyecanlandıran şeyler, Star'da çalıştığım için bana verilen Metallica konseri davetiyesi ve Whiskey'nin program yaptığımız stüdyoya gelmesiydi.

Ben, 7 yaşındayken Ankara'ya teyzemlere gittiğimizden ve büyük kuzenimin odasının her yerinde Metallica, Slayer, Wasp, Iron Maiden, Guns vs. posterlerini, üstünde bu grupların tişörtlerini gördüğümden ve orda bu müziği duyduğumdan beri çok sıkı bir metal fanıydım.

Öyle ki; her haftasonu, harçlığımla 2 kaset almaya başladım.
Önceleri kuzenimin telefondaki tavsiyeleriyle, daha sonrasında her hafta aldığım ve baştan sona her satırını okuduğum Rock Kazanı dergisinde gördüklerim aracılığıyla.
Her haftasonu Bakırköy yeraltı çarşısındaki Pena müzik markete gider ve "Skid Row'un yeni albümü geldi mi?", "Edge of Thorns yine mi yok?" gibi sorular sorardım. Cenk abi de o sırada dükkanda olan uzun saçlı diğer abilere beni gösterir, bana bir sürü soru sorarlardı. Ben de onlara dergilerde okuduklarımı bir güzel satardım, kahkahalara boğulurlardı. :)

Kuzenime her gittiğimde, onun Charvel gitarına öyle bir sevdayla bakardım ki... Resmen gözümü alamazdım. O gider gitmez de, alıp tıngırdatırdım.

Nihayetinde 12 yaşında ben de ilk gitarıma kavuştum. O zamandan lise sona kadar başka hiçbir şeyin gitardan fazla önemi olmadı.

Gerisi çoğunuzun da tanıdık olduğu bir hikaye; gruplar kuruldu, çalınmaya başlandı, başlamışken şarkı söylemek de bana düştü, şarkı söylemek de ayrı bir aşk oldu.

Öss'den iyi bir puan aldım, ama okul başarı puanım düşüktü, İ.Ü. İşletme/Lojistik'e girdim. 6 senede bitirdim.
Bu arada hep barlarda çaldım çeşitli gruplarla.

En son 2005 yazında Zekeriyaköy'de Fincan adlı bir yerde çalıyordum. Bir gece, dinleyiciler arasında Cenk Eroğlu vardı. Onunla konuştuktan sonra Müziktek'i keşfettim, daha sonra Atilla Özdemiroğlu ve Dağhan Baydur'la da orda tanıştım ve okulu bitirip ya Miam'a girmeye ya da Almanya'ya Sae'ye gitmeye karar verdim.

Neticede şimdi Miam'dayım, acaba Sae'ye mi gitseydim diye düşünmüyor da değilim hala. Ama durum bu.

Önce müzisyen olarak kariyerimi belli bir seviyeye taşımak istiyorum. Daha sonra iyi bir miksajcı olmak istiyorum, ki bu ara üstünde çalıştığım şey budur. İlerde de başarılı bir record producer olabilirsem ne mutlu bana.

Son 2 yıldır en çok dinlediğim grup Oceansize. Son zamanlarda da Mute Math'le Jaga Jazzist'e çok sardım. Tavsiye ederim :D
 
Bendeniz Mehmet Şentürk.

24 aralık 1987 tarihinde samsunda doğdum. Hala bazı samsunluların yerini bile bilmediği bir ilköğretim okulunda 8 sene kesintisiz eğitim gördüm. Yaşar Arslan adlı matematik hocam sayesinde matematiği sevdim ve iyi sayılabilecek bir eğitim aldım. Daha sonra aynı muhitte bulunan bir düz lisede okumaya devam ettim. Lise bana hiçbişe katmadı eğitim açısından. Lise 3. sınıftayken öss sınavıma 3 ay kala elektro gitar ile müzik hayatım başladı. Elektronikle ve marangozlukla alakalı bir çocuktum, harabe halinde bir elektro gitar geçti elime ve adam edip benimsedim o gitarı. Tabii ilk senemde kazanamadım üniversiteyi. İkinci senemde hazırlanırken bir yandan gitar çaldım bir yandan da internet alemine daldım. Ve ikiinci senemde öss'de Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 2. Öğretim'i kazandım ve 2. sınıfta okumaktayım. Üniversite kazanma hediyesi olarak ablam bana güzel bir elektro gitar aldı. İşte o zaman müzik konusunda rahat kafayla bişeler yapmaya başladım. Müzik kayıt etme işine üniversite 1. sınıf 1. dönemin sonunda kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonra başladım. Terapi gibi geldi. Daha sonra işi geliştirerek yatırım yapmaya başladım. Hala daha aç kalma tehlikesini göze alarak harçlığımın büyük bir kısmını müzik malzemelerine yatırmaktayım.

Birgün samsunda bir bilgisayarcıya girdim ses kartı sormaya. Cahillik değil mi? Bilgisayarcıya soruyorum ses kayıt için ses kartını. O sırada bir adam girdi içeri. Ses kayıt için ses kartı sorduğumu duydu. Daha sonra o arkadaşla biraz konuştuk ses kayıt üzerine. O sıralarda da 12 dolarlık ses kartlarıyla yaptığım güzel kayıtlardan ötürü mağrur bir şekilde konuşurken www.muziktek.com linkini verdi bana. O zamanlar link uzantısı hala com idi. O günden sonra çeşitli sebeplerden ötürü ses kayıt ile ilgilenemedim. Bu senenin başından itibaren takip ediyorum müziktek'i. Ve anladım ki hiçbirşey bilmiyormuşum. Sağolsun abilerimiz ablalarımız bizleri bilgilendiriyolar.

En büyük arzularımdan birisi çevremdeki gruplara albümlerini hazırlamakta yardımcı olmak. Ve şu sıralar KTÜ Rock Kulübünü kurmakla uğraşıyorum. Ayrıca çeşitli organizasyonlarda tonmaisterlik görevini üstleniyorum. Trabzon deyip geçmeyin, ayda en az 2 kez amatör grupların sahne aldığı konserler düzenleniyor.

Kendi müziğim olarak yapım aşamasında olan iki adet şarkım var. İlerleyen tarihlerde güzel eserlerle karşınızda olmak isterim.
 
Sevgili gençler,

Birkaç gün geç de olsa, sonunda ben de özgeçmişimden biraz(fazla değil! :) ) bahsetmeye karar verdim.
Bu süre zarfında, forumu ve de üyeleri biraz daha tanıma fırsatı buldum.
Forum, çok hoşuma gitti.''Klas'' bir forum.Sizleri de, çok sevdim!. :D
Önceki yazılarımın, bazı yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdiğini gördüm ve de, işte NEWfriend' in kısaca( birazcık! :)) özgeçmişi.:
''Cahiliye devri! :lol: )'ndeki yazılarımda da belirttiğim gibi, evliyim, iki çocuk babasıyım.
1976 doğumlu bir kızım, 1985 doğumlu bir oğlum var.
Üniversite tahsilimi Ankara'da Beşevler-Gazi civarlarında, teknik bir dalda yaptım.
Müzikle, icracı olarak değil de, dinleyici pozisyonunda ilgiliyim.Hiçbir enstrümanı çalamam (ıslık dahil! :lol: ) ama, iyi müzikten anlarım.Tabii ki, kendi çapımda!.Sakın yanlış anlaşılmasın, sizlerin yanında bizim
esamemiz okunmaz.Nota falan bilmem.Bizimki, kulaktan dolma.Doğaçlama.
Müziği bana ilk sevdiren müzisyenler, yanlış hatırlamıyorsam; The Beatles oldu.
Yine yanlış hatırlamıyorsam, 1962 senesiydi ve de radyoda ''Love Me Do''
adlı parçalarını, ilk söyledikleri günlerdi.İşte o gündür, bu gündür iyi müziği severim.Tür ayrımı yapmam.
Ama, kimse darılmasın, John Lennon, Benny Andersson ve benzeri müzisyenleri ve bizim yerlilerden onlar ayarında üretken olanlara saygım, sevgim sonsuzdur.
Kısacası; tabiri caiz ise; ''68 kuşağı'' derler ya, işte ben de tam o kuşağın, göbek kısmındanım! :lol:
O kuşağa ait olmak, bence bir ayrıcalıktır!.Geriye dönüp bakıyorum da;müziğin en iyisi, futbolun en güzeli, yaşanan mekanların en güzel, şirin halleri, bize nasip olmuş! (ama kıymetini bilememişiz!). Şimdi o konserve misali tıkış tıkış yolcu motorlarının kol gezdiği güzelim Boğaziçinde ''yandan çarklı, buharlı''arabalı vapurların şirinliğine şahit olduk biz.
Her neyse, bunları yazıp da, İstanbullu arkadaşların morallerini bozmak veya,bir motorcunun yazımı okuyup da, beni denize atmasını istemem! :cry:
Burcum balık'tır(zaten hassas ifade tarzımdan anlamışsınızdır! :) )
Neyse, fazla uzatmayayım.Şimdilik bunları yazmakla yetineceğim.
Gerekirse, ilavelerim olur.

Hepinizi,sevgiyle selamlıyorum...

NEWfriend.
 
Gerçekten bravo size sakın ama sakın yanlış anlamayın ama sanırım 50küsür doğumlusunuz babamla aynı yaşlardasınız ama gerçekten bu genç ruhunuzla sizi tebrik etmek isterim.
 
Sevgili BeatMaster, içtenlikle yazdığınıza inandığım satırlarınız için çok teşekkür ediyorum.Ne demişler, ''insan kendini hissettiği yaştadır!''.Ben de kendimi 20 li, 30 lu yaşlarda hissetmesem, ne işim var siz gençlerin arasında!? :) Değilmi ama? :D

Ayrıca seni, özgeçmişinde bahsettiğin gayretlerinden, çalışmalarından dolayı kutluyorum. Orada bahsettiğin tüm beklentilerinin, hedeflerinin gönlünce gerçekleşmesi dileklerimle...

Saygılar, sevgiler...
 
Böyle bir başlık varmış, uzunca okudum ve kısaca yazayım.

1977 yılında doğdum, 1995 yılında Bilkent üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne yetenek sınavıyla girdim. Yaklaşık 15 yıldır bas çalıyorum, öğrenciliğimde 10 kadar konserde grubumla yer aldım. Tamamı profesyonel müzisyenlerden (ben hariç) oluşan grubumu yöneticisi olduğum şirketim,pc world yazarlığı,yönettiğim 5 kadar sunucu ve arge çalışmaları nedeniyle bıraktım.
Daha sonra bu siteyi görüp ekipman aldım ve ilk amatör kaydımı yaptım.

Müzik hayatıma hard promosyon olarak kişisel devam etmek niyetindeyim.

Ankara'ya yolu düşen tüm üyeleri ofisimde (Kızılay) kahve içmeye ve gitarımı/davulumu tıngırdatmaya beklerim. Hakeza internet, yazılım, sunucu vb konularında yardım isteyen olursa da esirgemem.
 
Herkese selamlar,

1972'de Ankara'da doğdum.Ben dokuz yaşındayken İstanbul'a taşındık.Babamın da müzisyen olması sebebiyle müziğe ilkokul yıllarında Babam'ın ısrarı üzerine piyano çalarak başladım.Sonra bıraktım.Ortaokul yıllarında bir arkadaşımın beni Beatles'la tanıştırmasıyla müziğe yeniden geri döndüm.Babam'da sevindi.Çünkü tüm tesisatı getirip götürüp,sound check yapıp sahneyi ona hazır bir şekilde bırakan bir rodisi olmuştu :D Yani Babam uzunca bir süre hem sahne tecrübesi,hem müzisyenlik hem de sahne ses sistemleri ile ilgili hocam oldu.Beatles'dan sonraki idollerim ise sırasıyla Rolling Stones,Bon jovi,ve guns 'n' roses dı.

Gitar çalmaya ve söylemeye başladım.Liseden sonra msm(müjdat gezen sanat merkezi) sınavlarını kazanıp gitar bölümünde 1 sene okudum sonra ayrıldım.Grup kurup barlarda çalışmaya başladım.Önceleri sadece yabancı parçalar çalarken sonradan güncel ve nostaljik türkçe pop şarkılarını çalmaya başladık.Bazı pop parçalarını rock versiyonu haline getirerek tabi :D .Çoğu da zaten sonradan bu şekilde tekrar yorumlandı.

Ama ses tesisatlarına olan ilgim gün geçtikçe arttı.Müzisyendim ama "sound" olayıyla kafayı bozmuştum.Bu 24 yaşında askere gidene kadar böyle devam etti.Askerde de müzisyenliğe devam ettim ve sahne ses tesisatlarıyla sorumlu kişi olarak bulundum.

Döndükten sonra bari bu işi ciddi bir şekilde öğreneyim diye bir stüdyoda asistan olarak işe başladım.Sonraları,şimdiki galatasaray ıtm olan o zamanki adıyla akademi istanbul müzik teknolojisi bölümünde iki sene ses mühendisliği eğitimi alarak mezun oldum.Derslerle pratiği birleştirebilmek için çok uzun süre denemelerle çile çektim :) Bu arada asistanlıktan sıyrılıp yavaş yavaş mixlerde yapmaya başladım.Sonraları ünlü,ünsüz bir çok sanatçıyla ve aranjörle,sayısız albüm projesinde pop,arabesk ve halk müziği gibi çeşitli tarzlarda işler yapan stüdyolarda tonmaister olarak gerek mix gerekse kayıt aşamalarında çalıştım.

Stüdyolarda tatil yapmadan,gece gündüz yılllarca çalıştıktan sonra freelance olarak daha verimli olacağım bir şekilde çalışmayı seçtim.

Şimdilerde bir yandan freelance çalışmalarıma devam edip,bir yandan da Türkiye'de stüdyo müzisyeni olup ta "sound" olayına ilgi gösteren nadir insanlardan biri olan Uğur Varol arkadaşımla beraber Kadıköy'de kurduğumuz stüdyomuzda çalışmalarıma devam etmekteyim...

İlk prodüktörlük denemem ise eylül ayında dmc etiketiyle piyasa da olacak...
 
nurkan diye birinin yazılarını okuyorum da acaba renda mı ki bu diye girdim bu başlığa, çok ilginç biyografiler varmış, samimiyet havası çok hoşuma gitti ben de yazmak istiyorum.

adım ozan kökkaya, 18.05.1985 ankara doğumluyum. okumayı erken öğrenenlerdenim (rahmetli dedem sayesinde), bu durumdan ziyade ilkokulu 3 farklı il (hatay, adana ve ankara) ve 5 farklı okulda okumuş olmak benim için dezavantaj olmuş ki yarı antisosyal sayılırım, dertlerimi tasalarımı genelde kimseye anlatmam ki buna 5 senelik sevgilim de dahil, yeni tanıştığım insanlarla kolay muhabbete giremem, tanımadığım/az tanıdığım insanların yanında çok fazla konuşmam, evde yabancı görmekten hoşlanmam falan filan. odam benim için önemlidir, odama mümkün olduğunca az kişi girsin isterim, perdelerimi açmam. ortaokul ve liseyi çankaya anadolu lisesi'nde okudum, 2003'te bilkent üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümüne girdim seneye bitecek kısmetse.

müzisyen bir aileden gelmiyorum ne yazık ki, annem ahşap ve porselen boyama işlerine, babam resim yapmaya, fotoğraf çekmeye vb. gibi aktivitelere meraklı, bir tane de orgu varmış, küçükken ben onursal'ın yaptığı gibi tek el samanyolu gibi parçalarla falan uğraşırdım ama babamı çalarken görmedim hiç. bu orgdan sonra ilkokulda flüt çaldım, nedense evde o dönemin pop şarkılarını falan takır takır çalıp, söyleyip, bir de kayıt tuşu olan teyp vasıtasıyla annemin babamın kasetlerine çekerken (ilk kayıt tecrübesine bakın), okulda "tren gelir hoş gelir" falan çalarken ellerim titrerdi. ilkokuldan sonra annem seni konservatuara tiyatro bölümüne yazdıralım dedi, hadi ordan dedim. iyi etmişim. ortaokulda müzik adına hiçbir şey yapmadım, sanırım hayatım numberone tv'de metallica'nın "fuel" videosunu izlememle değişti. lisede davul çalmayı öğrendim, nasıl öğrendim, metallica videoları izleyip yastıklara vurarak falan öğrendim, ama öğrendim. arkadaşlarla "slush" adında bir grup kurduk okulda birkaç kere törenlere falan çıktık okul grubu olarak liselerarası yarışmalara katıldık ve tabii ki hitchin' a ride, pretty fly, whiskey in the jar, die die my darling gibi parçalardan oluşan playlistimizle hiçbir şey elde edemedik zira öyle gruplar vardı ki solistleri kylie minogue parçasını kylie minogue gibi söylüyordu. neyse.

bu sıralarda annem bana klasik gitar aldı ve bunu da tek başıma öğrendim, halen klasik ve akustik gitarları doğru dürüst çalamam zira klasiğimi de elektro gitar çalar gibi çaldım (ne demekse). ilk elektromu annem doğum günümde almıştı, en güzel sololarımı o gitarla çalmıştım gam/dizi öğrendikten sonra doğaçlamam bir arpa boyu geriledi cengiz'in tersine, ama onun gibi az gitar çalıp çok müzik düşünürüm. üniversiteye girince arkadaşımla grup kuralım dedim 2003 yılında grubumuzu kurup adını "sertsessiz" koyduk. ismi ben buldum türkçe dilbilgisine meraklıyımdır başka bir şey geçmiyordu aklımdan. ("şey" isimdir hele ki sıfatlarla birleşik yazılmaz, "herşey" yanlış bir yazımdır zira bileşik isim değildir, bu hatayı hele ki iktidar partisinin sloganında görmek beni deli eder.) diğer elemanlarla üniversitede tanıştık şu tür yapalım bu tür olsun beste yapalım cover çalalım derken geçen sene bir demo kaydına girdik, kaydedemedik (ettik de hem kayıt hem de performanslarımız kötü oldu, utandık yayınlamaya) ve çıktık, bu sene tekrar giriştik bu işe (http://www.myspace.com/sertsessiz) derken 2007 oldu. lisenin son döneminden bugüne kadar olan zamanım hep sevgilim, müzik ve azıcık da ders ile geçti. henüz 22 yaşındayım ama hayatta çok "keşke"m oldu ufak çaplı da olsa.

kayıt teknikleri/teknolojileri ile de ilgileniyorum. ilk olarak şarkıları guitar pro'ya yazma vesilesiyle başladım bu işe, daha sonra quartz audiomaster freeware diye bir program kullandım (davullar halen guitar pro'dan), bu kadar varoşluktan sonra fruity loops kullanmaya başladım, tabii fl'de çözebildiğim tek nokta davul yazımı ve mikser kullanımı oldu, ama artık davul yazmakta çok iyiyim diyebilirim (sadece ve sadece), biraz nuendo ve wavelab biliyorum, myspace'deki parçaların kayıtlarının çoğunu, mikslerini ve masterlarını ben yaptım, elbette yardım da aldım bolca. dinleyip dikkat ettiğinizde henüz "novice" seviyesinin bir üstünde olduğumu göreceksiniz. ama hızlı geliştiğimi düşünüyorum, zira "hayalperest" adlı parça diğerlerinden daha sonra mikslendi (zaten master bilgim izotope ozone ve çok az multiband compressor ile sınırlı) ve duruşu bana daha olgun gibi geliyor, ama seneye ona da gülüp geçeceğim buna eminim. diğer parçalarla halen uğraşıp tekrar tekrar miksliyorum kendimi geliştirmeye uğraşıyorum, şu anda ankara'da bir stüdyoda kayıt asistanlığı yapıyor olmam gerekirdi ama olmadı.

küçükken birçok kaplumbağa besledim, iskenderun'daki (hatay) evimizin bahçesinde bulunabiliyordu çünkü. birkaç tavşan ve bir köpek besledim ve onlara çok işkence ettim (keşkelerimden biri) zaten köpeğim bir araba kazasında kaçtı. balık falan da besledim, sadece kedi sevmem sanırım.

şu aralar deli gibi "pop-punk" dinliyorum, yaptığımız müzik de bu yönde gidiyor, benim en önemli grubum metallica'dır, en sevdiğim albümleri zaman zaman re-load, load, black album ve kill'em all, en saygı duyduğum albümleri st. anger'dır. başka da metal grubunu albüm albüm dinlemem hele ki yeni çıkanlara "öcüler" diye bakarım. etkilendiğim ve ilham aldığım sanatçı/gruplardan bazıları audioslave, the offspring, linkin park, staind, sum 41, athena, fall out boy, black eyed peas ve abba'dır.

hayatımın özeti bu işte, okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiler saygılar herkese.
 
Selamlar,

1976 Niğde doğumluyum, ilk, orta, liseyi niğde'de zor bela bitirdim. (ha bu arada lise sağlık meslek lisesi 10 yılı aşkındır atama bekliyorum :evil: ) yakalaşık 15 senedir müziğin içindeyim ilk bağlamayla başladım daha sonra ud, klavye, ritim falan derken en son gene bağlamada karar kıldım.

son iki senedir sırf bağlamayı küçük gören bazı müzisyen geçinen kesimlere inat bağlamayla batı müzikleri icra etmeye çalışıyorum (şaka maka jazz, blues, rock falan derken iyi daldım çıkamıyorumda :roll: :p )

babam eskiden cümbüş çaldığını söylerdi ama bir parçaya alkışla eşlik ederken ritmi tutturduğunu görmedim :D


Herneyse müzikle bir tahsilim yok ama çevremde hoca diye tanınırım ve elimden geldiğince müzik adına yardımlarımı esirgemem.....
 
Görmemiştim :) İlk 2004 istanbul albümünde görmüştüm, Berlin'in gitarlarıydı sanırım, yazımı okumana sevindim :) Dağıtıyorum galiba konuyu.
 
baglaman' Alıntı:
babam eskiden cümbüş çaldığını söylerdi ama bir parçaya alkışla eşlik ederken ritmi tutturduğunu görmedim :D
.....

Foruma hoş geldin.

Ümit ederim baban'a çekmemişsindir. :mrgreen:
 
Ben Can Sanıbelli

1975 İzmir doğumluyum.

Müziğe meraklı bir aile sayesinde İlkokulda özel piyano dersleriyle başlayan bir müzik macerası.

Ardından okul grupları ve gitar dersleri. Ve sonra hayatımı değiştiren ve bana henüz hiçbirşey öğrenemediğimi gösteren büyük bir eğitimciyle karşılaşmam.

Ömür GİDEL Ustadan 7 yıl boyunca alınan Jazz piyano , armoni ve düzenleme dersleri. Aldığım eğitime ihanet edip belkide hocamıda utandırarak girilen Pop camiası. :p

O Bar senin bu bar benim koşturmalar. Tual grubuyla Albüm ve sahne çalışmaları.

Ardından kendimi Rafet El Roman'a Beste yaparken bulmam. Sonrası diğer sanatçılar ve besteler , demo düzenlemeler arada sahne.

Mütevazi bir home studio , sağlam iş arkadaşları , iyi dostlar , sağlıklı bir aile ve güzel bir eş. Daha ne olsun. :p

Hayaller ve hedeflerde var tabi Enstrumantal bir albüm.

Sitemde var kendim yaptım : www.cansanibelli.com

Yazları işler düşük oluyor onun için tüm Müziktek üyelerine bestelerde indirimlerimizde var. :lol:

Çalışmalarımı çokca aksatan İnternet belasının bana kazandırdığı en güzel şeylerden biri bu site. Herkese teşekkürler. Umarım düzgün bir yazı olmuştur.

Saygılarımla.

Can Sanıbelli
www.cansanibelli.com
 
Berkant Çelen

1. Geleneksel olmayan dışarı açılma faaliyetlerimin kapsamında kendimi tanıtayım:

Ben Berkant Çelen.

1977 Düsseldorf - Almanya doğumluyum. 1981'de ailemin kesin dönüş kararıyla Gölcük'e (Kocaeli) yerleştik. Müziğe komşumuzun duvar piyanosuyla başladım. Yaklaşık 15 yıldır gitar çalıyorum. İ.Ü. Radyo ve TV Yayıncılığı, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Yunan Dili ve Edebiyatı gibi bölümlerde avare avare gezindikten sonra nihayet gitar çalmaktan başka şeye kafamın basmadığını istekli bir biçimde kabullenip 2002 yılında Y.T.Ü. Müzik Toplulukları Programı jazz gitar bölümü'ne girdim ve 2006 yılında mezun oldum. Halen İ.T.Ü. MİAM'da müzik teorisi yüksek lisans öğrencisiyim.

İstanbul'a geldiğim 1994 yılından 2005 yılı ortalarına kadar çoğu bar grubu olmak üzere çeşitli gruplarda çaldım. İlk grubum Yabani ile (resmi adı bu değildi ama sayemde eş-dostun aklında bu şekilde kaldı :D) halk müziği yorumladık. Olmayan armoni bilgimle deneysel aranjeler yapmıştım, ilginç de olmuştu. Daha sonra Anadolu Express ile Anadolu Rock eksenli bir bar programı, The Joker ile blues ve rock, Mayday adlı kısa soluklu bir pop-rock projesi, Anima ile Mojo'da yardırmaca, Saydam ile Hayal Kahvesi'nde funk-soul, arada nadir de olsa ekstra durumlar vs. vs.

2005 yazında Turgut Berkes'in grubu Karakutu'ya dahil oldum. O tarihten bu yana kendisiyle sahne ve stüdyo çalışmalarına devam ediyorum. Yeni şarkılar kaydedip internet'ten ücretsiz olarak yayınlıyoruz. Barışarock 2006, Jazz Cafe, Taxi'de çeşitli konserlerimiz oldu, olmaya devam edecek, en son Masstival'de sahne aldık. Turgut Berkes'in manifestosunu okumak, eski ve yeni şarkılarını ücretsiz olarak indirmek için www.karakutu.info adresine uğrayabilirsiniz. Gitaristlerinin askere gidiyor olması sebebiyle yakın gelecekte Efsun'a eşlik edeceğim. Halen provalar sürüyor.

Bunlar haricinde henüz tam hızını alamamış olsa da, jazz ve benzer tarzlarda tasarladığım orjinal müziklere yoğunlaşan bir trio'nun üyesiyim. Bu trio'da davulu Emre Günaydın (Comma), bası ise Sertaç Tunguç (Atmosfer) çalıyor. Bu trio'nun bir önceki versiyonuyla (basta Özgür Salıcı) 2006 haziran ayında Nardis'te bir konser verdik. Biraz aceleye geldiği için beste çalmayıp jazz standartlarına yer vermiştik.

Müzik beğenimin özünü gitarlı müzikler oluşturur. Gitarın solist ya da soliste eşdeğer olduğu tüm müzikler öncelikli ilgi alanıma girer. Bir de doğaçlama varsa daha da güzel olur. Kronolojik olarak Heavy Metal, Rock, Blues ve Jazz ile ilgilendim, ilgilenmeye devam ediyorum. (İlkokul yıllarımda Küçük Emrah, Michael Jackson, Samantha Fox falan da dinlemişliğim vardır ama onlar sayılmaz :lol: ). Avrupa Sanat Müziği de en erken dönemlerinden en çağdaş örneklerine kadar ilgili olduğum bir alandır. Bunu yanısıra Hindistan, Balkan, Latin Amerika gibi ülke müziklerini de severek dinlerim. Ama "zorlanmış gitar amfisi" sesinden vazgeçemediğim için bu sesin kullanıldığı tüm stiller her zaman en önce gelir :).

Ses ve müzik teknolojileriyle ilgili teorik bilgim iyidir. Ancak uygulamada sadece ihtiyacım olduğu kadarını kullanıyorum. Şimdilik üretmeyi istediğim müzikte interaktif grup performansını hedeflediğim için makina başına geçip demo hazırlama sürecine giremiyorum. Bilgisayarla ilk haşır-neşir olduğum zamanlarda bir heves girişmiştim, ama baktım gitar çalmıyorum, hemen dozajı azalttım. Ama gelişmeleri sürekli takip ediyorum.

Çok yapamasam da bisiklete binmeyi ve kitap okumayı çok severim, arada isteyen olursa müzik ve gitar dersleri veririm, bira bağımlısıyım, omlet uzmanıyım. 8)

İlgili linkler:

www.karakutu.info
www.myspace.com/berkantcelen
www.myspace.com/turgutberkes
www.efsun.info
www.myspace.com/efsunmusic

Bu faydalı ve düzeyli sitede kendimi tanıtmayı neredeyse borç bildim, emeği geçen herkese teşekkür ederim.
 
Merhaba,
Sanirim kabugu kirip yazmamin vakti geldi. Gercek adim Okan, nickim "kodomo" da japonca "cocuk" anlamina geliyor :)
1980 yilinda Ankara da dogdum ve ilk-orta ve lise egitimimi T.E.D. Ankara Kolejinde tamamladim. Liseyi bitirme ve universite sinavi arasinda, liseyi yarim donemde erken bitirmenin rahatligiyla olsa gerek uzun zamandir aklimda olan davul calma fikrini hayata gecirdim. 17 yasinda Bilkent Universitesi Ic Mimarlik ve Cevre Tasarimi bolumune girdim. Aklimi basimdan alan Bilkent Kutuphanesi ve icerdigi kitaplar yuzunden pek derse girmedim, okuyup, dusunerek gecirdigim ilk seneden devamsizlik nedeni ile okulumu 1 yil uzattim. Bu esnada cocukluk arkadasim ve komsum olan arkadasimin yillardir caldigi gruptan ayrilmasi ve benimde davulu ilerletmem sebebi ile bir grup kurmaya karar verdik. Orada 5 kisilik bir classic rock / prog-rock / psychedelic rock amacli bir grup kurduk. Bu sayede en sevdigim insanlardan olan forumda Synfox nick li arkadasimla tanistim. Klavyecimiz oldu. Boyle ciddi bir anlatimla ilginc geliyor, cunku butun bu olaylar cok acaip sekillerde tezahur ettiler aslinda :) Her neyse grup bir yil icinde sekillendi, cuma ve cumartesi gunleri barlarda calmaya basladik. Ankaralilar bilir iste, Golge bar ve benzerlerinde caldik. O donemki neredeyse tum universite senliklerinde caldik. Pesi sira beste icin kivranmalar basladi ve beste periyoduna girildi. Prog-rock tarzinda diyebilecegim besteler cikti. Once battle of bands de ucuncu olduk ve sonradan jurinin cover caldigimizi zannettigini ogrenip, kendimizi yeterince tanitamadigimiz icin hayiflandik. Daha sonra Roxy de ucuncu olduk ve parcalarimizin Turkce sozle yeniden yazilmasi teklifi aldik... Bu esnada ben bir yandan tum hayatim boyunca oldugu gibi psychedelic rock dinlemeye devam ediyordum. Bir anda yepyeni psychedelic bir kultur ve muzik ile karsilastim. Psychedelia nin gunumuzde elktronik muzikte oldugunu gordum. Hem muzikal olarak hem sosyal olarak. Bu esnada grubumuz dagildi, arkadasliklarimiz baki kaldi. Kisa bir sure Turkiyede ic mimar olarak calistiktan sonra Ingiltereye master'a gittim. Burada muzik/mekan/ego iliskilerini anlamaya calisan ve transandantal muzik deneyimi sirasindaki ego nun eridigi anlari yucelten enstellasyonlar yaptim (hirvatistan, ingiltere ve almanya da) Daha sonra tekrar Turkiyeye dondum, daha once tasariminda calistigim otel ve aquapark a isletmeci olarak girdim ve hala oradayim. Eski grubumun gitaristi de burada aquapark muduru bende genel mudur yardimcisiyim. Birlikte elektronik/akustik psychedelic muzik yapiyoruz. Buradaki lojman/bungalow umun odasini studyo haline getirdim. Gelecege yonelik tum planlarim muzikten geciyor ve maddi/manevi muzige katki yapabilecegimi dusundugum projeler gelistiriyorum. Bu esnada Turkiyeye dondukten sonra ozaellikle dj lik yapmayi artirdim, ilginc yerlerde, ilginc muzikler caldigimi dusunuyorum. Beni her zaman her yerde muzik ayakta tuttu. Buralarda bu ayirdigim zamanlarda elde ettigim maddiyatda yine gelecege yonelik muzikle ilgili planlarimda kullanilacak :) Asagi yukari boyle iste, gecmis, simdi ve gelecek hepsini koydum elimden geldigince. Kissadan hisse "dunyadaki en iyi sey muziktir"
 
Bende bir kaç birşey yazayım,

Öncelikle Merhaba ,

1989 - Bursa doğumluyum ve Bursa'da yaşıyorum.Daha çocuklugumda elektroniğe merak sararak evde ki bütün elektronik cihazları parçalamaya başlayarak bu işe giriş yaptım. ( Genetik birşey olsa gerek :) babam elektronikçide... )

Daha sonra ise babamın bana hediye olarak aldığı oyuncak bir org ile müzik hayatıma başlamış oldum.Kendi kendime çalıyordum ve gittiğim düğünlerde çalanları hayranlıkla izliyordum.Tabi sonra ne oldu , babamın bana aldığı org yine benim sayemde paramparça oldu. :)

Daha sonra ilkokul a başladığımda 3.sınıfta iken ailemin beni org kursuna yazdırmasıyla birşeyleri yapmaya başlamanın sevincine vardım ve elimdeki orgun bana yetersiz geldiğini düşünüp babama güç bela Roland E-16 diye bir org aldırdım. :)

Org kursu bitmişti ve ben artık birşeyler çalabiliyordum...

Ortaokul yıllarında evde kendi kendime baya bir ilerleme kaydettim ve daha sonra 3.klavyemi aldım.Liseyi bitirene kadar klavye çaldım.

Ortaokuldan sonra Anadolu teknik lisesi Otomatik kumanda bölümünü kazanmıştım.Elektroniğe bir hayli meraklı olan ben lise yıllarında elektroniğe devam demiştim...

Lise yıllarında müzik konusunda ise bir kaç grupta çaldım ve artık birşeyleri ögrenmeye başladım.

Daha sonra bu kayıt ve müzik teknolojilerine merak sarınca artık tek hedefim bu oldu ve daha sonra ne oldu ?

Üniversite tercihlerinde Sahne ve Gösteri Sanatları Ses Teknisyenliğini görünce hemen ilk sıradaki tercihimi bundan yana kullandım ve şu an onun sonucunu bekliyorum.(Bir aksilik olmassa olucak diyebiliyorum.)

Ve kendi imkanlarımla ekipman sahibi olmaya başladım.Artık işlerim yavaş yavaş büyüyor olması beni gerçekten mutlu ediyor.

Evet bu iş içinde yeniyim ve öğrenmeye birşeyler yapmaya bir hayli hevesliyim....

Saygılarımla...

Sedat Suat YILMAZ
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst