nurkan' Alıntı:
Yaş kaç, nerede yaşıyorsun?
O zaman yetineceğim.
Bu tip mekanlarda insanlar neden kendilerini saklamak isterler bilemiyorum.
Yazın abi işte.
Sana taa forumun gümlemesinden evvel sözüm vardı
1980 yılında, İstanbulda doğdum. 86'dan beridir Eskişehir'de yaşıyorum. Müzikle, ilk kez 80lerin ortalarında ufacık sabiyken tanıştım. Europe (final countdown) , Top Gun film müzikleri ve Michael Jackson("
bad" albümü özellikle) 80 ortalarında başımı yese de, genel anlamda müziğin 90ların başında kadar hayatıma yön verir cinsinden bir etkisi ol(a)madı. Yine aynı süreçte, 1984'te sinemada
Star Wars:Ep:6'yı izleyerek ilk fanatizmimi edindim. 90başlarında ilk kez
Iron Maiden ve
Antonio Vivaldi ile ("Hallowed be Thy Name" ve "Mevsimler Konçertosu" ile) feci bir giriş yaptım ve hala etkisi azalmış değil. Yıllar içinde, bir açlık şeklinde, Allah ne verdiyse giriştim müziğe

Tüm imkansızlıkları bir şekilde atlattık. Ancak o yıllarda çok istediğim elektro gitarım ile kavuşmam çok çok daha sonraki yıllara tekabül edecekti...Lisenin sonlarına doğru 2.büyük fanatizmam olan "
Yüzüklerin Efendisi" kitapları Türkçeye çevrilip, yayımlanmaya başladı. Bir o eksikmiş gibi ona da taktık

İlk ciddi konserim 7 Eylül 1998'deki Iron Maiden İstanbul konseriydi. O konserle, bu aktivitenin aslında ne kadar muhteşem bir duygu/tecrübe olduğunu keşfettim. Arada lisans eğitime başladım. Tam üniversitenin başında, 99'da gitarı elime almaya başladım. Bir tanıdın gitarı idi. Hayatımda daha kötü 2 gitar gördüm. Adını "
Avsım Jem" koydum

Akort burguları kırıldığı için ingiliz anahtarı ile akort ediliyordu, teller arasında değil parmak, bacak geçecek boşluk vardı, uzun süre telleri tam olamadı filan... Ama üzerinde 3 tel varken bile onda birşeylere ulaşmaya gayret ettim... 2002 yılında ise o kadar para biriktirme ve sabrın sonunda ilk gitarıma kavuştum. Bu bir VIC idi. Ama hem 6 tane tali vardı, ki elimi sallasam tele çarpıyordu, hem de akort bile tutuyordu, akor basılabiliyordu vs...

Zamanı geldi
Seramik Mühendisi sıfatıyla mezun oldum. Ancak aynı zamanda, kafamda şu da vardı; kafandaki gitarı alamıyorsan, elindekini ona ulaştır. Bu felsefe ile gitarım şuan ilk hali ile alakasız bir halde ve yarı custom diyebileceğim bir durumda. Neyse, ardından yüksek lisans eğitimime başladım. Çok geçmeden üniversitede "ileri teknolojiler araştırma birimi" diye bir birimde çalışır buldum kendimi. Çalışırken turk rock'da yazıyordum, teklif geldi, yöneticiliğe başladım orada. 5-6 ay sonra
gitarturk için de böyle bir işe kalkıştık. Yine aşağı yukarı aynı zaman periyodunda YUXEXES'de yazılar yayımlamaya başladık. Askere gidişimden 4-5 gün önce, ne yazık ki tatsız bir şekilde, trkrck olayını bitirdik.Askere gittik, orduyu bir yönettik, hal yoluna koyduk geldik

Ve buradayız işte
Müzik olarak Progressive Rock, Progressive Metal, Gitar eksenli müzikler, Caz Füzyon, Blues başta olmak ve
Marillion bir tutku olmak üzere...
Marillion, Dream Theater, Steve Vai, Satriani, Rush, Alex Skolnick, Fates Warning, Yes, King Crimson,Chick Corea, Iron Maiden, Rick Wakeman, Rob Balducci, Fish, Eric Johnson, Rush, Camel, Al DiMeola, Ayreon, Opeth, Pain of Salvation, Riverside, Keb'Mo', Savatage, Mike Stern, Danny Elfman, Shawn Lane, Frank Gambale, Attention Deficit, Steve Morse, Antonin Dvorak, Robben Ford, Racer X, Testament, Tony Macalpine, Zero Hour, Frank Zappa, Deep Purple, Whitesnake, Stu Hamm, John Williams, Billy Sheehan, Jonny Lang, Blind Guardian, J.S.Bach, Dede Efendi, Paul Gilbert, Buddy Guy, Antonio Vivaldi, Kansas, IQ, Arena, Aylin Aslim, Kenny Wayne Shepherd, Tori Amos, Primus, Akin Eldes, Shawn Lane, Bruce Dickinson, Cenk Eroglu, Itzhak Perlman, Michael Schenker ,Mogollar, Pentagram, Murat Ilkan, Van Halen, Niccolo Paganini, Queen, Robert Tepper, Yavuz Cetin, Skid Raw, Stevie Ray Vaughn, White Lion, Vito Bratta, Mark Zonder, Neil Zaza, Tori Amos gibi sanatçı ve grupları severim
